si-murg

Roman Uyarlamaları (Kitaptan Filme...)

Tavsiye Edilen İletiler

benteksizhepin

ZEQO20.jpg

 

Baraka (The Shack) basılır basılmaz çok popüler oldu. William P. Young tarafından yazılan bu kitap 13 milyondan fazla satıldı ve otuzdan fazla dile çevrildi. Ergenliğinde babasıyla sorunlar yaşayan MacKenzie Phillips yetişkinliğinde üç çocuklu mutlu bir aile kurar. En küçük çocuğu ile ilgili yaşadığı dram onu bir bunalımın içine sürükler. Ta ki "papa" onu çağırana kadar. Tanrı konusunda oldukça basit ve daha çok hristiyan teolojisine yakın örnekler var romanda. Tanrı’nın bu kadar acı ve sıkıntı dolu dünyada nerede olduğu sorusuna cevaplar aranır.

 

The Shack
  6.3/10
  4.6/10
  • Ülke
    Amerika
  • Tür
    Dram, Fantastik
  • Dil
    İngilizce
  • Süre
    132 dk
  • Vizyon Trh
    2017

IMDb ID tt2872518

The Shack (2017)

Mackenzie Allen Phillips, küçük kızı Missy'nin kaçırılması ve ardından öldüğünün tahmin edilmesinden sonra inzivaya çekilmiş, kalbi kırık bir adamdır. Mack günün birinde bir mektup alır ve gönderenin Tanrı olduğundan şüphelenir. Mektupta Missy'nin öldürüldüğü yer olan barakaya dönmesi istenmektedir. Bir süre düşünen Mack eşyalarını toplayarak Missy'nin kaçırılmasından sonra ilk kez barakaya geri dönmek için yola çıkar. Orada bulacağı şey hayatını tamamen değiştirecektir...

 

 

 

Film iyi bir roman uyarlaması sayılabilir. Ancak ben yine de anlatımı biraz yavaş buldum. Buna rağmen kitap okumaktansa film seyretmeyi sevenler için mutlaka izlenmesi gereken bir yapım.

tarihinde elbais tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
benteksizhepin

Emmanuel Carrère'nin Kar Tatili olarak Türkçe'ye çevrilen romanı, küçük Nicholas'nın öyküsü. Ürkek ve korkak ama içinde bastırılmış arzuları besleyecek kadar da cesur. Sanki hep bir tehdit altında gibi yaşıyor. Bu tehdidin gerçekleşeceğini biliyormuş gibi sanki. Çok etkileyici ve sade anlatımı olan bir roman. Özellikle Gönül Akgerman'ın çevirisi mükemmel ötesi.

 

r2Z2J7.jpg

 

Film bence roman kadar derin değil gibi ama yine de başarılı. Belki kitaba sadık kalabilmek çok güç birşey filmlerde. Ya da o dili yakalayabilmek. Bazen onu geçiyor bazen kısa kalıyor. Bu da seyredenin kararı bence.

 

La classe de neige
  7.0/10
  8.0/10
  • Ülke
    Fransa
  • Tür
    Dram, Gizem
  • Dil
    Fransızca
  • Süre
    96 dk
  • Vizyon Trh
    23 Eylül 1998

IMDb ID tt0156408

La classe de neige (1998)

Çekingen, ürkek, içekapanık ve korkularla yaşayan bir çocuk olan küçük Nicholas'nın öyküsü. Babasının anlattığı garip hikayeler ve baskılamaları nedeniyle gerçeklikten fantezi dünyasına geçer sanki. Kar tatili sırasında çocukluk korkuları kabusa dönüşecek. Tehlikenin nereden ve kimden geleceğini bilmesek de, bir şeylerin, gizemli bir şeyler bir olacağını hissediyoruz. Asla önüne geçilemeyecek korkunç şeylerin…

 

 

 

tarihinde elbais tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
benteksizhepin

dGl9Zr.jpg

 

“ Kendi küçücük, yüreği kocaman bir velet Nemecsek Ernõ. Büyülü Budapeşte şehrinin pal sokağı çocuklarının en küçüğü. Hayatı oyun olarak göremeyecek kadar en büyüğü. Arkadaşları ile oyun oynadıkları boş arsayı ellerinden almak isteyen kızıl gömleklilerle savaşan. Düşman ordunun komutanının bile saygısını kazanan. Vatan bildiği yer uğruna ölen bir kahraman. En güçlüyü yenen en güçsüz. Ferenc Molnar'ın unutulmaz çocuk klasiği romanı Pal Sokağı Çocukları’nın da en kahramanı. Çocuklar kadar büyüklere de yazılmış bir kitaptır. Her okuyuşta saygıyla sayfalarının altını çizmişimdir gözyaşlarımla. Bu kitabı okuyup da ağlamayana da insan denemez. İşin esas trajik yanı uğruna ölse bile boş arsaya büyük bir apartmanın dikilmesine engel olamaz Nemeçek. Bu bana yiğitlik, korkaklık, kalleşlik, özveri ve onur gibi kavramların somut bir kazanımla ilgili olmadığı gerçeğini acı bir şekilde öğretti. Bu nedenle, dünyada azıcık da olsa adalet varsa, bu cesur çocuklar yüzündendir. Çünkü gerçek adalet vicdanlardadır…"

 

gWvQnN.jpg

 

jWrd4D.jpg

 

Bu kitap Macar yönetmen Zoltán Fábri tarafından filme çekildi. A Pál utcai fiúk (1968) teknik, sanatsal ve cast tüm yönlerden başarılı bir film. Zaten Macarlar az ama öz iş yapan bir millet gerçekten.

 

vpA3Em.jpg

 

A Pál utcai fiúk
  8.0/10
  8.0/10
  • Ülke
    Macaristan, Amerika
  • Tür
    Dram
  • Dil
    Macarca
  • Süre
    110 dk
  • Vizyon Trh
    3 Nisan 1969

IMDb ID tt0062164

A Pál utcai fiúk (1968)

Ferenc Molnar'ın romanına sadık kalınarak uyarlanan film, oyun alanları uğruna iki çocuk çetesinin sokak savaşını anlatır * Başına oturduğunuz zaman yaklaşık 2 saatlik sürenin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Beni çocukluğuma götüren bu filmin uyarlandığı Ferenc Molnar'ın o müthiş kitabı da öyle değil miydi zaten? Çocukluğumda bu kitabı kaç kere okuduğumu hatırlamıyorum. Her seferinde de son sayfalarında ağlardım. Kitap çok akıcı bir dille yazılmıştı, bizi (çocukları) anlatıyordu ve çok çabuk okunduğundan dolayı çoğumuza okuma zevki aşılamıştı * Pal Sokağı Çocukları'nın uğruna kavgalar verdikleri oyun arsası, tıpkı bizim çocukluğumuzdaki oyun arsaları gibi * İyi ki bu kitabı yazmışsın Ferenc Molnar ve iyi ki bu filmi çekmişsin Fabri. Ve iyi ki hayal dünyama girip, çocukluktan ergenliğe geçişimde kişiliğimin gelişmesine yardımcı oldunuz Nemecek, Boka, Feri Ats, Kolnay ve diğer sevgili Pal Sokağı Çocukları ile Kızıl Gömlekliler

 

 

İletideki metinler Wattpadd'de hikayeciGay tarafından yayınlanan Liseden Üniversiteye isimli hikayenin 102. bölümünden yazarın izniyle alıntıdır.

https://www.wattpad.com/440494529-liseden-üniversiteye-gay-lu_102-~-babasız-kalmak

 

tarihinde elbais tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
benteksizhepin

pWpQzn.jpg29V09N.jpg

 

Çocukluktan yetişkinliğe giden yolun tarifsiz tadı. Umursamazlığın getirdiği korkusuzluk. Bu kitabın/filmin ana fikri gibi. Bunun sonucunda istenmeden işlenen büyük bir suç. Ve bu suçun cezaevindeki büyük “cezası”. Çocuklara karşı işlenen bu büyük suçun, çocukların yetişkinliklerinde hayatlarına intikamın yön vermesine yol açması. 

 

Oyuncuların hepsi mükemmel. Özellikle çocuk oyuncuların performansı Once Upon a Time in America (1984)'yı anımsatıyor. Robert De Niro rölüne yine çok oturmuş. Kevin Bacon bu bebek yüzüyle nasıl olup da sapık rollerini bu kadar başarılı oynuyor şaşırtıcı.Brad Pitt ve Dustin Hoffman'da var filmde. Yıldız yağmuru gibi. Kitap zaten film gibi. Doğru ve harika oyunculuklar ve yönetmenlikle doruğa ulaşmış bir film olmuş. Kıymeti pek bilinmemiş bir film de denebilir. iMDB notu çok düşük bence.

 

VM1J9q.png

 

Sleepers
  7.6/10
  6.2/10
  • Ülke
    Amerika
  • Tür
    Suç, Dram, Gerilim
  • Dil
    İngilizce
  • Süre
    147 dk
  • Vizyon Trh
    14 Kasım 1996

IMDb ID tt0117665

Sleepers (1996)

1960'larda Hell's Kitchen'da büyüyen Shakes, Michael, John ve Tommy adındaki 4 çocuk, eşek şakası yaparken yaşlı bir adamın yaralanmasına neden olurlar. New York'taki Wilkenson Center'da 1 yıla yakın hapsolan 4 arkadaş, buradaki gardiyanların kötü muamelesine maruz kalır. Burada dayak yiyen, onurları zedelenen ve cinsel istismara uğrayan bu 4 arkadaş 13 yıl aradan sonra, Wilkenson Center ve gardiyanlarından intikam alma fırsatını yakalar
Son güncelleme:

 

 

 

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
benteksizhepin

dGmYYL.jpgOLmG34.jpgJlm0XJ.jpg

 

İnsanlarla ilişki kurmayı, arkadaşlık etmeyi sevmeyen, hep yalnız kalmak isteyen on dört yaşında bir gencin arkadaşlarımla kayak yapmaya tatile gideceğim deyip oturdukları apartmanın bodrumuna gizlenmesi ile gelişen olayları anlatıyor Niccolo Ammaniti Sen ve Ben’de (Nisan 2012, Şemsa Gezgin, Can yay.). ...devamı. okudugumkitaplar.blogspot Metin Celal'in Cumhuriyet yazıları

 

Kitabın bir yerinde taklitçilik; duygusal, zeki, düş gücü kuvvetli ama içedönük ve yalnızlığı seven kitabın “kahramanı” Lorenzo’nun anlatımıyla, aşağıdaki gibi… Kitaptan küçük bir alıntı.

 

“ Bir sabah baş ağrısı numarasıyla evde kalmıştım ve televizyonda taklitçi böceklerle ilgili bir belgesel izledim.

 

Tropikal kuşakta bir yerlerde yabanarılarına öykünen bir sinek anlatılıyordu. Kendi türünde sinekler gibi dört kanadı vardı ama üst üste tuttuğu için iki kanatlı gibi görünüyordu. Karnı sarı siyah çizgiliydi, duyargaları ve gözleri fırlaktı, yalancı bir iğnesi de vardı. Hiçbir şey yapmıyordu, zararsızdı. Ama yabanarısı gibi olduğundan kuşlar, kertenkeleler, hatta insanlar bile korkuyordu ondan. Dünyanın en tehlikeli ve en çok gözlenen yabanarısı kovanlarına rahatça girebiliyordu ve kimse onu fark etmiyordu.

 

Tümüyle yanılmıştım.

 

Ne yapmam gerektiğini o anda anladım.

 

En tehlikeli olanlara öykünmeliydim.

 

Öbürleri gibi giyinmeye başladım. Adidas jimnastik ayakkabıları, yırtık blucin pantalon, kapüşonlu siyah kazak. Saçlarımı ayırmamaya ve uzatmaya başladım. Küpe de takmak istiyordum ama annem yasakladı.

Onlar gibi yürüyordum artık. Bacaklarımı aça aça. Sırt çantamı yere atıyor ve tekmeliyordum.

 

Onlara abartmadan öykünüyordum. Birisine öyküneyim derken gülünç duruma düşmek anlık bir olaydır.

 

Derslerde sıramda oturup dinliyor numarası yapıyordum, gerçekte kendi dünyamda yaşıyor, kurgubilimsel öyküler uyduruyordum. Jimnastiğe bile gidiyor, başkalarının esprilerine gülüyor, kızlara aptalca şakalar yapıyordum. Birkaç kez de öğretmenlerle saygısızca konuştum. Sınavda boş kâğıt da verdim.

 

Sinek herkesi aldatmayı başarmış, yabanarısı toplumuna kusursuzca ayak uydurmuştu. Onlardan biri olduğumu sanıyorlardı. Doğru biri.

 

Eve döndüğümde annemle babama arkadaşlarımın beni sevimli bulduklarını söylüyor, gerçekten başıma gelmiş gibi eğlenceli öyküler anlatıyordum.

 

Ama bu güldürüyü sahneledikçe kendimi daha da farklı hissediyordum. Beni başkalarından ayıran uçurum daha da derinleşiyordu. Tek başıma olduğumda mutluydum, başkalarının yanında rol yapmak zorundaydım.

Sanki içimdeki sinek bana doğru şeyleri söylüyordu. Arkadaşlarının seni bir anda unutabileceğini, kızların kötü yürekli olduklarını ve seninle alay ettiklerini, evin dışındaki dünyada sadece yarışma, baskı ve şiddet olduğunu anlatıyordu."

 

Kitap kısa öz anlatmak istediğini vurucu bir şekilde ve akıcı diliyle anlatıyor. Zevkle okunan ve öğretici bir kitap.

 

Io e te
  6.6/10
  6.0/10
  • Ülke
    İtalya
  • Tür
    Dram
  • Dil
    Endonezce
  • Süre
    103 dk
  • Vizyon Trh
    7 Şubat 2013

IMDb ID tt1801061

Io e te (2012)

Yeni Dalga'nın ruhu, büyük usta Bertolucci'nin Düşler, Tutkular ve Suçlar'dan yedi yıl sonra çektiği son filminde yeniden hayat buluyor. Filmin anti-kahramanı, okuldan nefret eden, dünyanın sonuna dair tuhaf fikirleri olan, ailesiyle arası bozuk 14 yaşındaki Lorenzo. Bir hafta boyunca her şeyden uzak, kafa dinleyeceğini düşünerek kendi evlerinin bodrum katına gizlenen Lorenzo'nun planları kendinden hayli büyük yaştaki üvey kız kardeşinin yanına gelişiyle bozulur. Olivia güzeldir, dengesizdir, keştir, Lorenzo'dan bile tuhaftır. O bir hafta boyunca Lorenzo ve Olivia arkadaştan, kardeşten daha öte bağlar kurar, keder saçan bir dünyaya karşı yan yana durmayı öğrenirler...
Son güncelleme:

 

 

Kitap ünlü yönetmen Bernardo Bertolucci tarafından filme de çekildi ama ben filmi pek beğenmedim. Bir defa, baş kişi Lorenzo’yu oynayan Jacopo Olmo Antinori, hiç uymamış role. Ondan daha önemlisi kitabın ruhu ile filmin ki bana uyumsuz geldi. KIsaca seyredilir ama film benim açımdan kitap kadar başarılı değil. 

 
 

 

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
benteksizhepin

Pr8Qzv.jpgpWyEVN.jpg

 

Christos Tsiolkas, Yunan asıllı Avustralyalı roman yazarı. Loaded isimli romanına Ana Kokkinos tarafından Head On ismiyle film çekildi. Son romanı Ölü Avrupa Türkçede yayımlandı. 1998'den beri oyun yazarlığı da yapmaktadır. (Vikipedi)

 

Karl Marx, bir zamanlar, "ölü nesillerin gelenekleri yaşayanların akıllarına kâbus gibi çöker," diye yazmıştı. Melbourne’lu yazar Christos Tsiolkas’ın romanı Ölü Avrupa, sadece Avrupa tarihinin yükünü "özellikle anti-Semitizm ve Soykırım dehşetini" değil, daha huzur kaçırıcı biçimde, ırkçılık ve anti-Semitizmin günümüzdeki inatçı devamlılığını sorguluyor. Tsiolkas, çürüyen 21. Yüzyıl Avrupası’nın soğuk, bitik, ekonomik rasyonalizm ve milliyetçilik ile şiddetin yeni hayaletinin sınıf farklarını derinleştirdiğinin, ırk temelli nefreti şiddetlendirdiğinin resmini, Yunan asıllı Avustralyalı eşcinsel genç fotoğrafçı Isaac’in gözü ve objektifinden çiziyor. (Versus Kitap)

 

Kitap biraz uzun olsa da anlattığı şeylerin deruniliği ile okunmayı hakediyor. Kadim konulara yeni bakışlar denebilir. Tek dişi kalmış canavara bakışlar da denebilir yani.

 

Dead Europe
  5.4/10
  0.0/10
  • Ülke
    Avustralya, İngiltere, Greece
  • Tür
    Dram
  • Dil
    İngilizce, Yunanca, Fransızca, Macarca
  • Süre
    84 dk
  • Vizyon Trh
    14 Aralık 2012

IMDb ID tt2091880

Dead Europe (2012)

Son güncelleme:

 

 

 

Filme gelecek olursak. Akıcılık konusunda biraz sorunlu geldi bana. Belki iMDb notu bu nedenle düşük olabilir. Oyunculuklar da Kodi Smit-McPhee dışında vasat sayılır. Ama bence ilginç konusu nedeniyle kesinlikle izlenmeyi hakediyor.

 

7/10

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
benteksizhepin

By9DVL.jpgRO6o77.jpg

 

Aşk birden çıkar insanın karşısına; yakalamak ya da ıskalamak size kalmış. Bazen “aşk” olduğunu anlamazsınız, bazen de anlasanız bile onu tutmak, kendinize saklamak zordur. 
Adınla Çağır Beni, delikanlılık çağındaki bir gençle, ailesinin yazlığında kısa süreliğine kalmaya gelen bir konuğun arasında gelişen beklenmedik, bir o kadar da güçlü aşkın öyküsü. Sevdiği kişiyi sadece bedeninin değil ruhunun da bir parçası yapmanın etkileyici bir tasviri. 
Saf tutkunun dönüştürücü etkisini olağanüstü bir üslupla kaleme alan André Aciman, iki erkeğin gözlerinden damarlarına akan bir aşkı okuyucuya yaşatıyor.
Adınla Çağır Beni, ince detaylarıyla insanı saran bir roman. Sel Yayıncılık

 

... elime aldığım ilk anda tüm dikkatim bu başlığa yönelmişti: Adınla çağır beni. Bir başkasının adıyla çağrılmayı istemek, bir başkası olmayı istemek miydi? Bir başkası olma isteği nereden doğabilirdi? Kıskançlıktan mı? Başarısızlıktan mı? Aşktan mı? gazetebilkent-seten kaya

 

Call Me by Your Name
  8.0/10
  6.2/10
  • Ülke
    İtalya, Fransa, Brezilya, Amerika
  • Tür
    Dram, Romantik
  • Dil
    İngilizce, Endonezce, Fransızca, Almanca, İbranice
  • Süre
    132 dk
  • Vizyon Trh
    11 Ocak 2018

IMDb ID tt5726616

Call Me by Your Name (2017)

Yıl 1983, yer Kuzey İtalya... Tatilini ailesiyle birlikte geçiren 17 yaşında bir erkek çocuğu, güneş, yaz ve yazlık havası... Bu tatlı yaz kasabasında her yarın, bir düne benzemektedir. Ta ki ailenin arasına her şeyi değiştirecek bir yabancı karışıncaya kadar. İnsan ruhuna hem büyük bir yara hem de şifalı bir merhem olan ilk aşkın tohumları bu yabancının bohçasındadır. İtalyan yönetmen Luca Guadagnino, James Ivory ile birlikte Andre Aciman’ın çok sevilen romanını beyazperdeye uyarlarken bütün maharetlerini benzersiz bir sinema duygusuyla bir araya getiriyor.
Son güncelleme:

 

 

filmekimi 2017

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş

Yorum yazmak için hesap oluşturun veya oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.