Jump to content
  • Duyurular

    • kocakafa

      Yeni Üyelik   11-02-2017

      Merhaba, herkes foruma yeniden üye olmalı. Üye olduktan sonra lütfen posta kutunuzun spam - gereksiz klasörünü kontrol ediniz. Hala sorun yaşıyorsanız mail adresinizi veya kullanıcı adınızı: infoplanetdp@gmail.com'a mail atınız.
alihsans

Ufak Tefek Çeviri Yardımlaşma Başlığı

Recommended Posts

bepanthol    2
bepanthol

Merhaba arkadaşlar, ufak bir soru soracağım.

1) I'm sorry but I'm not curious about you all.

Bu cümlede "you all" baştaki "not" ile birleşince şöyle mi demek oluyor? => Kusura bakmayın ama  hiçbirinizi merak etmiyorum. ???

 

Cümle yapısı olumsuz olduğu ve cümle sonunda "you all" kullanıldığı için bu şekilde anladım. 

 

2) Bir de geçen bir Kore dizisi izlerken bir ifade gözüme takıldı.

 

Bir kafede garson kız, kahvesini içtikten sonra direkt kafeden çıkan yaşlı bir kadının ardından şöyle sesleniyor;

 

- Ma'am, this is self-serve cafe! ( Kadın hiç duymamış gibi yürümeye devam edip giderken garson kız homurdanarak ) "What an old mule." diyor.
- (Yaşlı kadın da kendi kendine ) "Consider this old mule is deaf." diyor.

 

"Old mule" bir başka çeviride ise "freaking old lady" olarak çevrilmiş. =>  Çatlak kocakarı ya da ihtiyar bunak  ??? gibi düşündüm ama tam da emin olamadım. "mule" katır demek, ya da (katır gibi) inatçı (kimse), ama yaşlı bir kadına öyle demiş olamaz gibime geldi. Kafama takıldı bir danışmak istedim.

 

, hasangdr düzenlendi

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
pitiko    309
pitiko
bepanthol, 1 saat önce tarihinde yazdı:

Merhaba arkadaşlar, ufak bir soru soracağım.

1) I'm sorry but I'm not curious about you all.

Bu cümlede "you all" baştaki "not" ile birleşince şöyle mi demek oluyor? => Kusura bakmayın ama  hiçbirinizi merak etmiyorum. ???

 

Cümle yapısı olumsuz olduğu ve cümle sonunda "you all" kullanıldığı için bu şekilde anladım. 

 

2) Bir de geçen bir Kore dizisi izlerken bir ifade gözüme takıldı.

 

Bir kafede garson kız, kahvesini içtikten sonra direkt kafeden çıkan yaşlı bir kadının ardından şöyle sesleniyor;

 

- Ma'am, this is self-serve cafe! ( Kadın hiç duymamış gibi yürümeye devam edip giderken garson kız homurdanarak ) "What an old mule." diyor.
- (Yaşlı kadın da kendi kendine ) "Consider this old mule is deaf." diyor.

 

"Old mule" bir başka çeviride ise "freaking old lady" olarak çevrilmiş. =>  Çatlak kocakarı ya da ihtiyar bunak  ??? gibi düşündüm ama tam da emin olamadım. "mule" katır demek, ya da (katır gibi) inatçı (kimse), ama yaşlı bir kadına öyle demiş olamaz gibime geldi. Kafama takıldı bir danışmak istedim.

 

Devamını göster  

 

Seninki de doğru ama ben olsam "Kusura bakmayın ama sizi hiç merak etmiyorum derim.

İnatçı ihtiyar, kocakarı, bunak... hepsi olur ama inatçıyı mutlaka olmalı bence. Bildiğini okuduğu için garson kız öyle diyor. Kadın da şahane cevap vermiş :good:

  • Like 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
bepanthol    2
bepanthol
pitiko, Bir saat önce tarihinde yazdı:

 

Seninki de doğru ama ben olsam "Kusura bakmayın ama sizi hiç merak etmiyorum derim.

İnatçı ihtiyar, kocakarı, bunak... hepsi olur ama inatçıyı mutlaka olmalı bence. Bildiğini okuduğu için garson kız öyle diyor. Kadın da şahane cevap vermiş :good:

Çok teşekkürler. :fl:

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
bepanthol    2
bepanthol

- Are you laughing at me, right?

+ Of course not! How could I?  I crawl at your feet. Don't you know? 

 

 

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
hashus    40
hashus
bepanthol, 40 dakika önce tarihinde yazdı:

- Are you laughing at me, right?

+ Of course not! How could I?  I crawl at your feet. Don't you know? 

 

 

 

Tam olarak muhabbetin geçtiği ortamı bilmiyorum ama "" içindeki cümle için şöyle iki seçenek sunabilirim;

Eğer ikinci cümlede cevap veren kişi soruyu soran şahsı ciddi olarak ona gülmediğine ikna etmeye çalışıyorsa:

"ayaklarına kapanmak" gibi bir anlam çıkabilir.

Ama eğer cevap veren şahıs soruyu soran şahısla inceden dalga geçer bir tavırla söylüyorsa:

"yağ çekmek" "bir yerini yalamak" gibi bir anlamda da kullanılmış olabilir.

Ayrıca "ayağına kapanmak" tabiri de ortamına göre dalga geçmek için kullanılmış olabilir. Örneğin soruyu soran karşı cins ise bu anlamda kullanılabilir. Patronu ya da normalde saygı göstermesi gereken bir şahıssa "dalkavukluk" anlamındaki mizah daha yerinde olacaktır kanımca.

Not: Çok karşılaştığım bir tabir değil, o yüzden yanlış yorum da yapıyor olabilirim.

 

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
bepanthol    2
bepanthol
hashus, 21 saat önce tarihinde yazdı:

 

Tam olarak muhabbetin geçtiği ortamı bilmiyorum ama "" içindeki cümle için şöyle iki seçenek sunabilirim;

Eğer ikinci cümlede cevap veren kişi soruyu soran şahsı ciddi olarak ona gülmediğine ikna etmeye çalışıyorsa:

"ayaklarına kapanmak" gibi bir anlam çıkabilir.

Ama eğer cevap veren şahıs soruyu soran şahısla inceden dalga geçer bir tavırla söylüyorsa:

"yağ çekmek" "bir yerini yalamak" gibi bir anlamda da kullanılmış olabilir.

Ayrıca "ayağına kapanmak" tabiri de ortamına göre dalga geçmek için kullanılmış olabilir. Örneğin soruyu soran karşı cins ise bu anlamda kullanılabilir. Patronu ya da normalde saygı göstermesi gereken bir şahıssa "dalkavukluk" anlamındaki mizah daha yerinde olacaktır kanımca.

Not: Çok karşılaştığım bir tabir değil, o yüzden yanlış yorum da yapıyor olabilirim.

 

Teşekkür ederim. :fl:

  • Like 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
bepanthol    2
bepanthol

 

Arkadaşlar aşağıdaki cümleyi bir türlü toparlayamadım. Yardımcı olabilir misiniz? 

 

At that time, Aunt Emily and Aunt Anna would never have guessed then that a few days later they'll be in the same shoes as Thelma and Louise who have been thrown away by the world like garbage.

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
ozgun14    321
ozgun14
bepanthol, 23 dakika önce tarihinde yazdı:

 

Arkadaşlar aşağıdaki cümleyi bir türlü toparlayamadım. Yardımcı olabilir misiniz? 

 

At that time, Aunt Emily and Aunt Anna would never have guessed then that a few days later they'll be in the same shoes as Thelma and Louise who have been thrown away by the world like garbage.

 

emily ve anna teyze o sırada, birkaç güne kalmadan feleğin sillesini yemiş olan Thelma ve Louis'in yerinde kendilerini bulacaklarını tahmin bile edemezdi.

, ozgun14 düzenlendi
  • Like 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
bepanthol    2
bepanthol
ozgun14, 2 saat önce tarihinde yazdı:

 

emily ve anna teyze o sırada, birkaç güne kalmadan feleğin sillesini yemiş olan Thelma ve Louis'in yerinde kendilerini bulacaklarını tahmin bile edemezdi.

Çok teşekkür ederim. :fl:

  • Like 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
pckolog    440
pckolog

Ozark dizisinin 4. bölümünden geldim. :) Sahnede bir redneck ile hillbilly arasında geçen bir fıkra anlatılıyor. Çevirmen redneck için "çomar", hillbilly içinse "köylü" çevirisini tercih etmiş. Çomar kelimesi öyle anlamsız ve boş ki karşılaştırma yaparak fıkrayı anlamak mümkün değil. Buradaki çevirmen arkadaşlar bu iki ifade için hangi Türkçe karşılığı seçerdiniz, merak ediyorum.

 

 

, pckolog düzenlendi

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
aap    15
aap

Çevirmen değilim. Ancak merak edip redneck ifadesinin kullanımıyla ilgili bir biraz okuma yaptım. Her ne kadar genel anlamı farklı olsa da, Amerika'da bir kesim tarafından, hakaret amacıyla güneyli, yoksul, cahil, ırkçı ve Trump destekçisi (Cumhuriyetçi) insanları aşağılamak için kullanılıyormuş. Çomar ifadesi de Türkiye'de genel anlamının dışında, yukarıdakine oldukça benzer şekilde bir kesimi aşağılamak amacıyla kullanılıyor. Bu yönüyle çeviri uygun gibi duruyor.

Okumak isteyenler için Amerika Bülteni sitesinde Redneck'ler hakkında oldukça bilgilendirici bir yazı var.

 

 

 

 

 

  • Like 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
pckolog    440
pckolog

@aap

Dizide sadece aşağılama amaçlı bir hakaret olarak falan kullanılsaydı "çomar" çevirisine hiçbir şey demezdim. O anlamı var, biliyorum. Yanlış değil. Ama bu dizideki kullanıma göre yetersiz ve eksik bir çeviri. Niye derseniz Ozark'ın 4. bölümünde bir redneck ile bir hillbilly'nin hikayesi (fıkrası) anlatılıyor. Bu ifadelere çomar ile köylü çevirileri yapılmış ama biz sahneyi izlerken hiçbir karşılaştırma yapamıyoruz bu iki karakter arasında. Zira çomar herhangi bir insanın doğum yeri (yani kökeni) ya da yaşadığı yer üzerine hiçbir şey ifade etmiyor Türkçe'de. Redneck ve Hillbily öyle mi peki?.. Çomar şöyle dedi, köylü böyle cevap verdi... falan deniyor atıyorum. Bir karşılaştırma yapabiliyor musunuz siz buradan? Çomar kim? Nerelidir? Necidir bu insan? Köylüden daha üstün ya da daha düşük bir sınıf mıdır? Nerede yaşar? Ne yer, ne içer? Altyazı sebebiyle resmen Fransız kalıyoruz o sahneye. Bir ara TDK'yı açıp baktım resmen, bu çomar kelimesinin bilmediğim bir anlamı mı var diye. Yokmuş. Çomar kelimesinin ilk anlamı iri köpek, çoban köpeği; diğer anlamıysa terbiyesiz, kaba, saldırgan kimse. Redneck'e taşralı veya köylü; Hillbilly'ye, çiftçi veya dağlı denebilirdi gibime geliyor. Böyle bir çeviriyle en azından iki karakter hakkında karşılaştırma yapacak bir fikrimiz olurdu.

 

 

  • Like 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
dmc3    15
dmc3

I told him I'm an all-rounder a bunch of times.

Maybe he thought I said "all-binder."

A binder closes, the way I'm a closer of races.

 

All-rounder: Bisiklet yarışlarında tırmanış, sprint gibi farklı alanlarda başarı gösterebilen çok yönlü yarışçı, rulör.

 

İkinci ve üçüncü cümle için içine sinen bir çeviri bulamadım. Aklıma gelenler ise "Hesapçı olduğumu söylediğimi sanmış olabilir. Yarışları zafere taşıdığım gibi hesabı kaparım falan."

  • Like 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Kobalamin    43
Kobalamin

"May Christ, the Son of the living God, set you in the evergreen loveliness of his paradise, and may He, the true shepherd, recognize you..."

İdama giden mahkum için peder tarafından okunuyor. 

Anlıyorum fakat doğru dürüst bir cümle çıkartamadım. Adabına uyduramadım.

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
zapp brannigan    107
zapp brannigan

Arkadaşlar "handiyse" kelimesinin İngilizce bir karşılığı var mı? Can yayınlarından çıkan 1984 kitabını okuyorum şu sıralar. Çevirmen Celal Üster "neredeyse" yerine ilk defa duyduğum "handiyse" kelimesini kullanmış. Her denk geldiğimde o kelimeye, kitabı yırtmamak için zor tutuyorum. Resmen google da araştırdım bu yaşımda. Kitabın içeriğinde ki dili kısaltma mevzusuna uygun bir şey mi diye düşünmüştüm ama bildiğin tedavülden kalkmış bir sözcük. Ve gerçekten itici, insanı okuduğundan uzaklaştırıyor. Fikrinizi merak ediyorum, kitabı okuyanlar ve çevirmen arkadaşların.

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
mzfalcon    4
mzfalcon
zapp brannigan, 30.07.2017 - 20:58 tarihinde yazdı:

Arkadaşlar "handiyse" kelimesinin İngilizce bir karşılığı var mı? Can yayınlarından çıkan 1984 kitabını okuyorum şu sıralar. Çevirmen Celal Üster "neredeyse" yerine ilk defa duyduğum "handiyse" kelimesini kullanmış. Her denk geldiğimde o kelimeye, kitabı yırtmamak için zor tutuyorum. Resmen google da araştırdım bu yaşımda. Kitabın içeriğinde ki dili kısaltma mevzusuna uygun bir şey mi diye düşünmüştüm ama bildiğin tedavülden kalkmış bir sözcük. Ve gerçekten itici, insanı okuduğundan uzaklaştırıyor. Fikrinizi merak ediyorum, kitabı okuyanlar ve çevirmen arkadaşların.

 

1984de tarihi daha kolay maniple edebilmek için eski kelimelerin yerine yeni keleimelerin uydurulması olayı vardı. Eğer o kelime resmi kaynaklarda veya gazetelerde geçen bir kelimeyse o uyduruk kelimelerden birisi olabilir

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
zapp brannigan    107
zapp brannigan
mzfalcon, 2 dk önce tarihinde yazdı:

 

1984de tarihi daha kolay maniple edebilmek için eski kelimelerin yerine yeni keleimelerin uydurulması olayı vardı. Eğer o kelime resmi kaynaklarda veya gazetelerde geçen bir kelimeyse o uyduruk kelimelerden birisi olabilir

Yok ondan değil. Gerçek Türkçe kelime. 

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
mzfalcon    4
mzfalcon
zapp brannigan, 2 dk önce tarihinde yazdı:

Yok ondan değil. Gerçek Türkçe kelime. 


TDK kelimeyi şu şekilde tanımlamış.

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&kelime=HANDİYSE

"Hani neredeyse" ifadesinin halk dilin de kısaltılmış hali sanırım

  • Like 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
mzfalcon    4
mzfalcon
Kobalamin, 30.07.2017 - 19:38 tarihinde yazdı:

"May Christ, the Son of the living God, set you in the evergreen loveliness of his paradise, and may He, the true shepherd, recognize you..."

İdama giden mahkum için peder tarafından okunuyor. 

Anlıyorum fakat doğru dürüst bir cümle çıkartamadım. Adabına uyduramadım.

 

Yüce Tanrının Oğlu; Yüce İsa sonsuz lütfüyle sana cennetini bahşetsin ve o asıl hükümdar senden razı olsun

  • Thanks 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
LuftWaffe    108
LuftWaffe

Temel olarak doğru olsa da yetersiz bir çeviri, şahsen...

Oradaki o "living god" da çok cins bir terim aslında, çok uzun açıklaması var. http://rosicrucianzine.tripod.com/the_living_god.htm

O bağlamda "Yüce Tanrı, Sonsuz güç ve kudret sahibi Tanrı" vs şeklinde çevirip geçmek gerek. 

Komple "motamot" çeviri ise şöyle olurdu, ben yapsaydım: 

 

"Sonsuz güç sahibi Yüce Tanrı'nın oğlu, Yüce İsa, seni cennetin yemyeşil, güzel çayırlarına kabul etsin ve O, gerçek çoban,  sana rahmetini bahşetsin."

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap


  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×