Jump to content
  • Duyurular

    • Mickey

      Tarih Kulübü Hakkında   16-11-2017

      Tarih Kulübü, bir süre için tüm üyelerimizin katılımına açıktır. "Kulüpler" sekmesi üzerinden Tarih Kulübü'ne ulaşabilirsiniz.    
Ryu Hayabusa

Cyclops: Bir Mutant Devrimci

Tavsiye Edilen İletiler

Ryu Hayabusa    74
Ryu Hayabusa

Hatırlayanlar olacaktır bu yazıyı daha önce eski forumda yayınlamıştım. Forum gidince yazıda uçup gitmişti. Ancak @CnBkrtl  bir şekilde bulup bana iletti sağ olsun. Bende @ferio nun katkılarıyla yeni eklemeler yapıp yazıyı biraz daha güncelledim. Neyse bu kadar bilgilendirme yeter. Keyifli okumalar...

 

Bu yazımda Cyclops'un X-Men ekibinin temiz aile çocuğundan nasıl mutant devrimci rolüne dönüştüğünden bahsedeceğim.

YAZI AĞIR SPOILER İÇERİR!!

gqjvj5.jpg

Size sorsam desem ki X-Men Evrenin’de en sevdiğiniz karakter kimdir diye. Oyların büyük çoğunluğu Wolverine toplar ve tek başına iktidar olur. Sonrasında Magneto, Storm, Archangel, Iceman, Nightcrawler, Magik, Collosus, Emma, Hank Mccoy falan gelir.  Cyclops ismi çok nadir telafuz edilir/di. Çünkü itici, sıkıcı gelirdi herkese. Kaldı ki benim gözümde de öyleydi açık söylemek gerekirse. Wolverine’in ağır abi bitirim tavırları yanında temiz aile çocuğuydu  Cyclops . Büyüklerine saygılı, küçüklerin gözlerinden öpen, evden işe işten eve giden ideal eş imajıydı. Etik kurallar ve kanunlara sıkı sıkıya bağlı, Xavier’ın ütopyasına yürekten inanan bir adam profiliydi. Ancak her şey Apocalypse: Twelve hikâyesiyle değişmeye başladı. Nate Grey’i (X-Man) kurtarayım derken Apocalypse’le birleşen Scott’ı, Jean güç bela birbirinden ayırdı. Ancak bu ayrılmadan sonra Scott artık eski Scott değildi. Zira karakterinde belirgin değişikliler gözlenmeye başlamıştı. Özellikle karakter değişimi Grant Morrison’un yazdığı New X-Men serisiyle doruğa ulaştı. Morrison’la birlikte Scott daha sert, daha soğuk, daha ciddi birine dönüşmeye başladı. Jean’den uzaklaşıp Emma’yla takılmaya başladı. Jean’in yine Grant Morrison tarafından yazılan Planet-X hikâyesinde ölmesiyle birlikte artık hepten Emma’yla takılır oldu. Morrison’la birlikte şekillenen karakteri Morrison’dan sonrada gayet güzel devam ettirildi ve mutant âlemini derinden sarsan M-Günü’nden sonra ise karakterindeki değişimler daha gözle görülür bir hal almaya başladı. Zira M-Günü’nde Scarlet Witch’in “no more mutants” düsturundan sonra dünyada mutant nüfusu yok olmanın eşiğine geldi. Bu durum karşısında bir şeyler yapması gerektiğinin farkında olan  Cyclops  kalan bir avuç mutantı tek çatı altında topladı. Artık o X-Men’in doğal lideri değil tüm mutant ırkının lideri pozisyonuna terfi etmişti. Artık omuzlarındaki sorumluluk daha da artmıştı. Zira ırkı yok olmanın eşiğindeydi. Hâlihazırda zaten toplumda hep var olan mutant nefretine karşı ve diğer dış tehditlere karşı ırkını koruması gerekiyordu. Bunun için de gözünü budaktan sakınmamaya karar verdi ve sert kararlar almaya başladı. Örneğin adam öldürmekten çekinmeyen kişilerden oluşan (Wolverine, Warpath, Archangel gibi…) gizli operasyonlar birimi X-Force’u kurdu. Zira artık Xavier’ın hayal ettiği “insanların ve mutantların barış içinde bir arada yaşadığı dünya” çok uzaktaydı. Irkı yok olmak üzereyken Scott boş hayaller peşinde koşamazdı. M Günü’nün sancıları sürerken mutant nüfusunu bir nebze umutlandıran bir gelişme oldu. M Günü’nden sonra doğan ilk mutant bebek. (Hope) Mutant ırkının mesihi... Ancak mutant bebeği bulmak isteyen sadece  Cyclops ve X-Men'i değildi. Purifiers (Arındırıcılar; William Stryker tarafından kurulan, kendilerini mutant ırkını ortadan kaldırmaya adamış aşırı radikal dinci bir grup) ve Marauders (Çapulcular; Mr. Sinister’ın önderliğini yaptığı grup) adlı iki grup da mutant bebeğin peşindeydi. Durum böyleyken  Cyclops , Mesih bebeğin hayatta kalması için radikal önlemler almak zorunda kaldı. Zira Mesih bebek ne pahasına olursun olsun hayatta kalmalıydı. Bunlar olurken Prof. X neredeydi peki diyebilirsiniz. Prof. X hâlihazırda yine X-Men ekibinin yanındadır ancak pek etkili olduğunu söyleyemeyiz. X-Men üzerindeki etkisi ve inandırıcılığı oldukça azalmıştır. Cyclops'un vakti gelmiş ve o da sazı eline almıştır artık. Xavier’ın fikirleri Cyclops için pek de önem arz etmemektedir artık.  Zira kendisi Xavier tarafından kandırıldığını düşünmektedir. 3 Summers’tan (Vulcan , Havoc, Cyclops) biri olan Vulcan’ın başına gelenler (Xavier’ın hatasından dolayı) Xavier tarafından Cyclops’un zihninden silinmiştir. Ancak bu durumu öğrenen Cyclops’la Xavier arasındaki bağlar zaten pamuk ipliğine bağlıyken hepten koptu. Kendisine ihanet eden, aldığı kararları  ve  ideolojisini sorgulayan Xavier’ı yani kendisini yetiştiren adamı, baba figürünü bir nevi  X-Men’den  aforoz etti. Hatta Avengers vs X-Men eventinde ırkının geleceği için Xavier öldürmek zorunda kaldı.Zira dışarıda bir hayatta kalma savaşı sürüyordu ve bu savaşta duygusallığa yer yoktu. Önemli tek şey vrdı o da ırkının geleceğiydi. Tavırları, aldığı kararlar, ideolojisi size de birini hatırlatmıyor mu? Tabii ki de Magneto. Mutant ırkını tek çatı altında toplamak, özgür ve bağımsız mutant topraklarına sahip olmak ve mutant ırkının huzur ve refahı için ne gerekiyorsa, altını iyice çiziyorum, ne gerekiyorsa yapmak gibi olgular göz önüne alındığında Cyclops bildiğiniz Magneto gibi hareket etmeye başlamıştı. 

O0J8ND.jpg

Çok geçmeden Magneto, idealleri ve mutant ırkının geleceği için gözünü budaktan sakınmayan, hayallerini kendi rüyasının ötesine taşıyan bu genç adama biat etti. Ancak Cyclops tüm bunları yaparken kimilerine göre terörist, kimilerine göre ise insanlar tarafından sürekli ezilmiş, ayrımcılığa uğraşmış, katledilmiş mutant ırkının anarşist devrimci lideriydi.

5gpE6d.jpg

Buraya kadar olan kısmı Marvel / X-Men evrenini az çok takip eden herkes 3 aşağı 5 yukarı benzer bir kronoloji ile benzer cümlelerle size bu şekilde özetleyecektir. Benim olayım bundan sonra başlıyor. 

Cyclops bu noktaya gelmesine biraz irdeleyelim. Mutantlar ortaya çıktıkları günden bugüne kadar insanlık tarafından sürekli nefret suçuna ve diğer ırkçı eylemlere maruz kaldı ve kalmaya devam ediyor. Irkçı politikacıların kışkırtmaları, kullandıkları nefret dili, kolluk kuvvetleri tarafından uygulanan orantısız güç, radikal dinci grupların saldırıları… Tüm bunlar mutantları toplumdan itip, ötekileştirdi.

dP4lAn.jpgvbYAvr.jpg

Mutantların haklarını arayacakları, dertlerini söyleyecekleri bir mecra yoktu. Zira yasalar insanlar içindi, mutantlar için değil. Hâl böyle olunca beklenen oldu ve bir grup mutant karşılık verdi yapılan bu zulme. 

GBbWjN.jpgojnq1Q.jpg

O mutantın adı Erik Lehnsherr’dı; nam-ı diğer Magneto. Bir grup tarafından evi ateşe verildiğinde Erik çocuklarını yangından kurtarmaya çalışırken mutant güçleri açığa çıktı. Bu öfke ve güç patlamasıyla birlikte saldırganları öldürdü. Magneto'nun yerine kendimizi koyup empati yapmaya çalışalım. Daha küçücük yaşta soykırımın soğuk yüzüyle yüzleşmek zorunda kalıyorsunuz. Çocukluğunuzu Auschwitz gibi bir ölüm kampında geçiriyorsunuz. Burada nefreti, korkuyu, ölümü tadıyorsunuz. Sürekli inancınız yüzünden, ırkınız yüzünden aşağılanmalara, işkencelere, itilip kakılmaya maruz kalıyorsunuz. Magneto işte böyle bir toplum genetiği ile büyüdü. Daha geçmişin izleri üzerinden silinmemişken ırkçı söylemler ve soykırım Magneto’nun yakasını bir türlü bırakmıyordu. Bu sefer de mutant olduğu gerekçesiyle o ve onun gibiler toplum tarafından ötekileştiriyor, hakarete uğruyor, sebepsiz yere tutuklanıyor, hatta ve hatta öldürülüyorlardı. Tarih Magneto için tekerrürden ibaretti. Ancak Magneto bu sefer bu yazgıyı kırmaya karar vermişti. Ve bunun üzerine mutantlardan oluşan Brotherhood (Kardeşlik) adlı bir ekip kurdu ve kendilerine yapılanlara karşılık verdi. Size göre bu karşılık verme olayını abartmış olabilir, bana göre yapılmasını gerekeni yapmıştır, orası tartışmanın farklı bir boyutu. Peki, Magneto “terörist” faaliyetler sergilerken ona kim karşı koydu? Tabii ki de X-Men. Ne Avengers ne de bir başkası. Sadece mutantları değil… tüm insanlığı korudular. Peki karşılığında ne aldılar? Tabii ki de hiçbir şey. İnsanların onlara yaklaşımı değişmedi. Kaptan Amerika, X-Men tarafından etkisiz hale getirilen iki Brotherhood üyesi olan Scarlet Witch’le Quicksilver’ı insan-mutant ilişkilerini geliştirmek adına yapılan bir çeşit halkla ilişkiler çalışmasıyla Avengers’a dâhil etti. Tabii bunun, bekleneceği üzere mutant-insan ilişkilerine hiçbir faydası olmadı. Zira bu tip hakaretler bizim siyasi geçmişimizde çokça gördüğümüz (nasıl ki iki muhafazakâr bayana rozet takarak muhafazakâr kesimin oylarını toplayamayacaksanız, tabanı muhafazakâr olan bir partiye 2 solcu kattınız diye tüm solcuların oyunu alamazsanız) ucuz, basit, içi boş manevralardır bunlar. Zira Avengers’a 2 tane mutant katıldığında “mutantlar ne kadar da harika kişilermiş biz onlara hep haksızlık etmişiz bunca zaman.” demez kimse. Tam tersi durum mutantlar için de geçerli. Steve Rogers gibi önemli bir figürden devlet adına PR çalışması yürütmesi değil, bayrak ve ismiyle temsil ettiği devlet tarafından yapılan, mutantları tutuklamak/öldürmek için tasarlanmış, mutant avlayan dev robotlar olan Sentinellerin hesabını sorması beklenir. Ancak ben Steve Rogers’ı bu durumu protesto ederken ben hiç görmedim. Ya da aşırı dinci gruplar sokak ortasında çoluk çocuk demeden mutantlara karşı soykırıma girişmişken “Hop birader kendinizde misiniz siz? Zamanında siz değil miydiniz Nazilerden nefret eden? Yapılanları insanlık suçu olarak nitelendirenler siz değil miydiniz?'' dediğini aranızda gören, duyan var mı?

X028Vo.jpgvbYA0R.jpg

R0ENE6.jpg

''Kaptan'a neden bu kadar yükleniyorsun bir ton Avengers üyesi varken?'' diye aklınıza bir soru gelebilir. Çünkü ortada bir tutarsızlık var. Konuyu açacak olursak;  malumunuz üzere Süper İnsan Kayıt Yasası olayı yaşandı Marvel evreninde. Avengers üyeleri arasında anlaşmazlık çıktı; bir grup yasayı haklı buldu ve Tony tarafında saf tuttu. Bir grup ise Kaptan’ı haklı bulup, onunla birlikte yeraltına çekildi. (Bu savaşta X-Men tarafsız kalmayı tercih etti. Çünkü başlarından M-Günü geçmişti ve zaten sayıları çok azdı. Ancak bazı mutantlar (Storm, Cable, Wolverine, Wolfbane, Caliban gibi) yasayı kabul etmeyen tarafta yer almışlardır.) Ki ben İç Savaş hikâyesinde Steve’in haklı olduğunu düşünenlerdenim. Zira bu yasa temel hak ve hürriyetleri kısıtlayıp kişileri fişleyen, adaletsiz anti demokratik bir yasaydı. Yani olayın Bucky ile bir ilgisi yoktu :oleyo: Kaptan ve çevresindekiler bu yasaya karşı direndi, karşı koydular. Hatta bu uğurda kaybettikleri kişiler de oldu. Buraya kadar her şey normal, peki kendilerine karşı bu tutum sergilenirken direnen Kaptan geçmişte Mutant Kayıt Yasası sorunu çıktığında neredeydi? Bu bir tür tutarsızlık oluşturmuyor mu? Tüm mutantları etkileyen, birçok mutantın ölümüne neden olan Legacy Virüsü olayında kendi oğluda bir mutant olan Reed Richards'ı, Marvel evrenin en zeki bilim adamını, gözler aramadı değil. Wanda olayı...Wanda, Avengers’la takıldığı süreçte  güçlerini kontrol edemiyor aynı zamanda psikolojik çöküntüler yaşıyordu. Artık asıl gerçeklikle, yarattığı kendi gerçekliğini ayırt edemez hâle gelmişti. Bu durumun ön görülememesi sonucu Hawkeye ve Vision hayatını kaybetmişti. Bunun üstüne tehlikenin farkına varan Avengers ''bir şey yapmalı'' dedi ama onun içinde çok geç kalmıştı. Hawkeye ve Vision'nın ölümünün üstüne bir de M Günü hadisesi yaşandı. Peki M Günü’nde insanlara bir şey oldu mu? Hayır. 

1LjBYj.jpg

Ne olduysa Wanda’nın “no more mutants” lafından sonra mutantlara oldu. Mutantların sayısı bir anda birkaç yüz kişiye indi dünya üzerinde. Peki bu kimin suçuydu? Sırf halka şirin mesajlar vermek adına ruhsal olarak dengesiz birini Avengers’a dâhil eden Kaptan ve olayı ön göremeyen diğer Avengers üyelerinin tabii ki. Peki bunun diyeti olarak ne yaptılar sizce? Sözde mutant neslini koruma altına aldılar. Nasıl mı? İnsanlı dev Sentineller tarafından Xavier’ın okulunda gözetim altına alındılar. Tıpkı nesli tükenen bir hayvanı doğal ortamından alıp etrafı tel örgülerle çevrili bir milli parka yerleştirmek gibi… Tüm bunlar dahilinde Cyclops'un Kaptan'a verdiği bir ayarı sizlerle paylaşayım. Yukarıda anlattıklarımı kendisi özetleyen bir konuşma yapıyor zira kendisi.

nRYpgV.jpgV02NLv.jpg

Tüm bunları göz önünde bulundurarak böyle yaklaşımlarla karşılaştığınızda siz ne yapardınız? Sizin tepkiniz ne olurdu? Otokrasiye boyun mu eğerdiniz? Yoksa bu yapılanlara karşı baş kaldırıp direnir miydiniz? Ben tüm bunlara baktığımda Cyclops’un tutum ve davranışlarının değişmesini normal karşılıyorum. Ve aldığı kararlarda haklı olduğunu düşünüyorum. 

BroN6M.jpg

Cyclops’un şu anki  mutant  toplumu üzerindeki etkisini göstermek adına Magneto’nun S.H.I.E.L.D direktörü Maria Hill ile sohbetinden bir kısımla yazımı tamamlamak istiyorum. 

Maria Hill: X-Men’den endişe etmeme gerek var mı?
Magneto : X-Men. Endişe etmen gereken bir tek X-Man var...
Scott Summers. Nam-ı diğer; Cyclops. Nam-ı diğer; yeni mutant devriminin görevi kendi üstlenmiş yüzü.
Maria Hill: Ama--  ama -- insanlar ondan nefret ediyor.
Magneto: Hayır. Ondan siz nefret ediyorsunuz. Sokaktakiler onu seviyor.
Summers, dünyanın her yerinde mutantları kurtarıyor. Hayatını buna adadı.
Ve görünen o ki her yerde. Her fırsatta otoriteye karşı gelmekten zevk alıyor.
Hiç umutları ve güçleri olmadığını düşünen çok sayıda kişinin umudunun ve 
gücünün sesi o. Ne pahasına olursa olsun devrimden ve özgürlükten bahsediyor. 
Ve insanlar onu dinliyor.

Not: Kardeşim yazarlar öyle anlatıyor Kaptan'ın ne suçu var? diyenler olabilir. Kaptan'a ve Avengers üzerinden sallamalarım aslında evreni kurgulayan yazarlara birazda. Eğer bilinçli olarak böyle kurgulandıysa yukarıda diyeceğimizi dedik zaten. Yok gelişi güzel dizayn edildiyse aynı evrende gerçekleşen önemli olaylara karakterlerin verdiği farklı tepkiler tutarsızlık yaratıyor karakterler üzerinde.

  • Beğeni 7

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
heroson    452
heroson

Öncelikle, eski forumda gözümden kaçmış, okumamışım. Çok güzel bir yazı olmuş, ellerine sağlık @Ryu Hayabusa :fl:.

Kaptan konusunda içim cız etse de haklısın. Süper İnsan Kayıt Yasasına karşı çıkıyorsan, aynı mantıkla Mutant Kayıt Yasasına da karşı çıkmalısın. Ne olursa olsun doğrunun yanında, yanlışın karşısında ki o yanlışı yapan Amerikan Hükümeti olsa bile karşısında duruyor diye sevmiştik (sevmiştim ben) Kaptan Amerika'yı. Ama başkasına gelince sesini çıkarmıyorsan, Cyclops'un da dediği gibi ''en kötüler kadar suçlu olursun''.

gqjvj5.jpg

tarihinde heroson tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
zarat    708
zarat

Eline sağlık Ryu Hayabusa. Güzel inceleme yazısı olmuş :good:

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
bıdık    0
bıdık

Bir marvel sever ve planet dp nin yeni üyesi olarak zaten bildiğim ve çok zevk alarak okuduğum olayları bu şekilde güzel bir özet olarak tekrardan okumak beni memnun etti, emeğe saygı, teşekkürler  Ryu Hayabusa

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
RyK    349
RyK

SOn filmlerde maymun edilen Cyclops benim en sevdiğim karakterlerin başında gelir. Eline sağlık Cyclops'a hakkını veren çok güzel bir yazı olmuş @Ryu Hayabusa .:fl:

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş

Yorum yazmak için hesap oluşturun veya oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap


  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

Hakkımızda

2004 yılında Divxplanet domain adıyla başlayan gelenek, daha sonra altyazi.org ve şimdi de planetdp.org olarak devam ediyor. Türkiye'de popülizm tuzağına düşmeden, tüm sinemaseverlerin uğrak noktası, kaliteli çeviri geleneğinin adresi planetdp.org

 

Yenilenen Site ve forum yapısı, her gün geliştirilen portal ve altyazı veritabanı, kullanıcıların katılımı ve yönetimin desteği ile kısa sürede sinemaseverlerin beğenisini kazandı. Siz üyelerimizden gelen görüş ve eleştirilerle sistemi maksimum fayda sağlayacak şekilde dizayn etmeye devam ediyoruz.

    Yöneticilerimiz

  • mnfc
    mnfc *Admin
  • awalanche
    awalanche Admin
  • SABRE
    SABRE Admin
  • Putte
    Putte *Admin
  • Emre
    Emre Admin
  • yoruk
    yoruk Admin
  • Tuğrul Akça
    Tuğrul Akça Admin

Bizi takip Edin

FACEBOOK

TWITTER

×