Jump to content
Coilbone

Seven Pounds (2008)

Tavsiye Edilen İletiler

Coilbone    450
Coilbone

Tanrı, dünyayı yedi günde yarattı. Bense, benimkini yedi saniyede mahvettim.

 

GBa6yZ.jpg

 

Seven Pounds
  7.7/10
  7,1/10
  • Ülke
    ABD
  • Tür
    Dram, Romantik
  • Dil
    İngilizce, İspanyolca
  • Süre
    123 dk
  • Vizyon Trh
    19 Aralık 2008

IMDb ID tt0814314

Seven Pounds (2008)

Ben Thomas(Will Smith), geçmişindeki bazı hatalardan dolayı suçluluk duyan, intiharı düşünecek kadar depresif bir insandır. Kafasında devamlı intihar düşüncesinin dolaştığı Ben, hayatına giren tamamen yabancı 7 kişi vesilesiyle kefaretini ödeme şansını yakalayacak; bu sırada kalp hastalığı olan Emily'de (Rosario Dawson) aşkı bulacaktır.
Son güncelleme

 

Kahramanımız Ben Thomas, yedi saniyelik zaman diliminde yaptığı büyük bir hatadan dolayı suçlulukla yaşamaya mahkum olmuş birisidir. Yaşadığı acıyı kafasından bir türlü atamayan Ben, yaptığı vicdan muhasebesiyle olanlara kendince bir çözüm yolu bulmuştur. Bir diyetin içerisinde, yedi insana hayat verme yolunda ilerlerken seçtiği insanları sınama şekilleri ile yer yer seyircinin sabrını zorlamakta. Film aynı zamanda tüm kalıplarından sıyrılarak farklı bir aşk hikâyesine de bürünüyor ve yeniden "Acaba diyet, aşkın karşısında gardını düşürecek mi?" sorularını da beraberinde getiriyor. Yaptığı seçimler vesilesiyle kefaretini ödeyeceğine inanan Ben Thomas, Devlet Gelirleri Dairesi yetkilisi olduğunu öne sürerek seçtiği insanların hayatlarına kolaylıkla adım atabiliyor. Bizler de bu sayede seçtiği insanları tanıma fırsatı yakalıyoruz. Film Benin çırpınışları, garip halet-i ruhiyesi ve bir takım flashbacklerle geçiyor. Sonlara doğru hikâye iyice şekillenip son saniyesinde de en büyük hamlesini yapınca akıllardaki tüm soru işaretlerinin cevapları bir şekilde verilmiş oluyor.

911, Acil Servis.
-Bir ambulans istiyorum.
Olay nedir?
- Bir intihar vakası.
Maktul kim?
- Benim.

 

Henüz başında böylesi telefon konuşması ile izleyiciyi farklı bir merakın içerisine sokan filmde, kahramanımız Ben Thomas'ın operatör Ezra ile gerçekleştirdiği konuşma unutulmayacak dram sahnelerinden birisi olmaya aday. Ezra'nın yaşadığı acının yüz ifadelerindeki derinliğini görebilmek, sahneyi hissetmek öylesine üzücü ve şoke edici ki filme buz gibi bir halde ve nasıl çözeceğinizi bilmediğiniz bir bulmaca içerisinde giriş yapmanıza sebep oluyor.

 

tumblr_inline_ndke2qf0Cp1qz65iu.png

Eğer biri bana gelip bu filmi izlemem yada beğenmem için bir iki kısa şey söyle dese, derdim ki; Bu film sadece başındaki Woody Harrelsonun (Ezra) rolü için bile izlenebilir. Benin Ezraya hakaret ettiği anlardaki yüz ifadelerini kim tanımlayabilir ki? [Léo]

 

Yönetmen Gabriele Muccino ile Pursuit of Happyness filminden sonra ikinci çalışmasını yapan Will Smith beğenilen tarzını sergilemeye devam ediyor. İkilinin bir başka orjinal fikirli Seven Pounds filmi alışılagelmemiş sahneleri ve Gabriele Muccino'nun da deyimi ile içerisinde kendi başına bir aşk öyküsü olan yolcuğu anlatması son zamanların en farklı filmlerinden birini oluşturuyor. Gabriele Muccino, sinema dünyasında yavaş yavaş saygınlığı kazanmaya başlarken filmin çekim teknikleri, vurgu yaptığı duygu anlarının işlenişi ve yine filmde kullanılan tema ile çevresel etkileşimin de oldukça başarılı ve güzel bir bütünlük sağladığı gözlerden kaçmıyor.

Her ne kadar iyi bir film olsa da aldığı olumlu tepki kadar olumsuz eleştiri ve soruları da beraberinde getiriyor. GUT yorumcularının en çok üzerinde durduğu olumsuz eleştirilerden biri de filmin nefes kesen girişinin ardından bir anda hızının ve heyecanının ciddi bir şekilde düşmesi, durgunluğun filmin uzunca bir süresine yayılmasıydı. Ben Thomas'ın filmde hayat vereceği insanları sınama şekillerinin birçok kişiyi rahatsız etmesi, ortaya farklı eleştirilerin çıkmasına yol açtı. Konuyu ele alacak olursak, Benin organlarını bağışlayacağı insanlara karşı davranışı bazı yorumculara çok katı ve insanlık dışı gelirken kimi yorumcular da ilginç bir fikir ortaya sunuyor. Bu ikinci kesim, göz ve kalp gibi hayatın içerisinde nice hisleri yaşamış ve nice tecrübelere tanık olmuş önemli organların herhangi birine verilemeyeceği ve sınama psikolojisinin oldukça normal olduğu görüşünü savunuyordu.

Ardı arkası kesilmeyen fikir ayrılıkları ve eleştiriler, Ben ile Emily'nin sıradışı aşkı konusuna gelince daha da artıyor. Bir kalp hastası olan Emily, hayatındaki sayılı günlerini yaşarken umuda ve aşka tutunuşu ile izleyiciyi kendisine hayran bırakıyor, Ben de diyetine devam ederken belki de karşısında durabilecek tek engel ile istemese de karşılaşıyor. Emily'nin (Rosario Dawson) filmin en önemli karakterlerinden biri olmasının yanında yansıttığı doğallık ve oyunculuğu parmak ısırtıyor. 

 

Lymkzz.jpg

Nakış nakış, her sözcüğüyle, mimiğiyle yüreğime dokunan, beynime kazınan bir sahneydi.. Hafif bir rüzgarla dalgalan otların arasındaki o romantik görüntüsünde, Emilynin yapmak istediğim o kadar çok şey var ki ile başlayan konuşması beni çok düşündürdü. Hayatının son anlarını yaşadığını bilen bir insanın, o ana dek yapamayıp da yapmak istediklerini dile getirişi Hep elden gidince anlaşılır ya sahip olunanın kıymeti, Emily de ömrüne bir ay biçilince dünyayı görmek, kim olduğumu keşfetmek için, yeterli zaman istiyorum dedi. Yeterli zaman Ah, şu akıp gittiği için farkına varamadığımız zaman Kimseye yetmez ki [dr.celcius]

 

Filmde Emily ve Ezra'nın dışında diğer karakterlerin üzerinde pek durulmaması da kimi izleyicinin karakterleri tanıma isteğine yeterli gelmiyor. Kısa bahsedilen karakterlerden öne çıkan isim Connie Tepos'un, Ben'in uzattığı yardım eline inanılmaz derecede ihtiyacı olmasına ve çocuklarının hayatlarının kurtulması için tek bir şans olarak gözükmesine rağmen gururu yüzünden böylesi bir davete evet diyemeyişinin altında yatan ifade ve yansıttığı utangaçlık bizlere insanlık duruşunu adeta ders verir gibi özetliyor. Oyunculuk ve sahnenin ustaca işlenişi, filmin olumsuz eleştirilerine maruz kalmayan görülesi sahnelerinden biri olarak izleyiciye göz kırpıyor. 

Film, ağır bir dram içerisinde ilerlerken izleyiciye nefes aldıracak ve biraz kendini toparlatacak otel bölümleri yer yer komik replikler ile sahne alırken barındırdığı göndermeleriyle de olumsuz yüz ifadenizin kısa süreliğine düzelmesini sağlıyor. Ben Thomas'ın yakın arkadaşı Dan'e verdiği diyetinin tamamlanmasındaki son görev ile Dan kendisini hayatının belki de en zor durumunda buluyor. Öyle ki Ben otel odasındayken gerçekleştirdiği konuşmalar ve en yakın arkadaşının hayatına mal olacak olan varlığa bakarken ki halleri, filmin en önemli anlarından biri.

 

5gbPPL.jpggqENlO.jpg

 

Filmin en dikkat çekici tepkileri arasında yer alan yedi yaşamın yedi büyük günah ile karşılaştırılması, "Ben, tanrı rolünü üstlenmeye çalışıyor" görüşünü de beraberinde getirdi. Evet, film herhangi bir dini kaygı gözetmeksizin çekilmişti. Yedi yaşamın yedi günah ile karşılaştırılması ne kadar doğrudur bilemiyoruz ama GUT'un bazı yorumcularının üzerinde ısrarla direttiği karşı görüş de Benin kesinlikle tanrı rolünü oynamadığıydı. "Peki neydi Ben'in amacı?" diye derinlemesine incelediğimizde vardığımız nokta, yaptığı hata sonucu eşinin ve insanların hayatına mal olmasının onu büyük bir acının içerisine iterken pişmanlığın oluştuğu ve beraberinde bencilliğin ortaya çıktığıydı. Aslında konu öylesine ince bir detay ile sallantıda duruyor ki eleştiriler sonucunda ortak görüşlerde kesin karara varılması oldukça güçleşiyor. Benin kendi ruhunun huzurunu bulmak adına yaptığı girişim ama doğru ama yanlış fakat gözüken bir gerçek de Benin tanrı rolünü üstlenmemesiydi. Film, içerisinde o kadar çok farklı mesajlar içeriyor ki yorumcuların gözlerine çarpan ilginç detaylardan biri de vejetaryen kelimesinin oldukça vurgulu ve çok kullanılmasıydı. Kelime filmde ne ile ilişkilendirilebilir düşünceleri süredururken, Benin hastane sahnesinde arkasındaki vejetaryen yazısı gözlere çarptığında organ bağışı ile ilişkilendirildiğine değinen yorumlar da belirmeye başlıyordu. Seven Pounds aynı zamanda organ bağışının önemini de dile getiren bir film, bundan şüphemiz yok fakat söyleniş şekli ile filmi izleyen bizleri rahatsız etmeyecek bir düzeyde olması, önemin vurgulanışının detaylılığı, filmin üzerinde seyretmemesi kimileri için artı bir yön olarak belirtiliyor.

Film son bölüme geldiğinde uzunca bir finalin içerisine giriyor. Kendi içerisinde defalarca yaşanan final sahneleri ile öyle şoke edici bir biçimde veda ediyor ki daha önce geçen süre karşısında yaşanan dram, final sahneleri ile yaşananların yanında daha basit kalıyor. Son derece orjinal vedası ve son derece çarpıcı finaliyle seyirciye verdiği sürpriz ve tarifi edilemeyecek duygu dolu anlar ile film noktalanırken bizler de sizlere filmin ilginç detayları, tartışmaları ve bulmacanın kısmen çözümünü GUT DİYALOG bölümüyle sunuyoruz. 

 

 

 

GUT DİYALOG

Alıntı

 

Filmde fedakârlık mı yoksa pişmanlık mı daha baskındı? 
- Pişmanlık olduğunu düşünüyorum. Pişman olduğu ve acı çektiği için de fedakârlıkta bulunuyor. [PLus]

- Kesinlikle katılıyorum. Filmdeki tüm anlatımlar fedakârlık temasını işliyor. Oysa film derin bir pişmanlığı ve onun azabını anlatıyor. Fedakârlık bundan mütevellit sadece. [Putte]

Peki daha açılımı olabilir mi?
- Var zaten. Bana göre Benin yaşadığı olaydan sonra üstüne yapışan pişmanlık sonraları bir şey üretti: Bencillik... [Quezacotl]

- 7 kişiye hayat vermek için ne kadar düşünmek, ne kadar özveride bulunmak gerekiyor? Mucize lazım adeta.
İyi olanı yapmak daima kötü olanı yapmaktan daha zor. Kim dediyse çok doğru söylemiş: "İyilik yapamıyorsan, kötülük yapma." [selcukcuk]

Film tüm sorularınızı yanıtladı mı?
Aklıma takılan noktalardan biri de zaman kavramının yansıtıl(a)mayış biçimiydi. Öyle bir kazaya sebebiyet ver, 7 kişi ölsün, "Bu adam sonra ne yaptı, ne etti, mahkemeye çıktı mı, hapse girdi mi, girdiyse ne kadar yattı, tüm bu düşüncelerinin temelini mapus ortamında mı yarattı" sorularını yanıtlama. Beni rahatsız etti. [Ceyyhun]

Peki anlayamadığınız bir nokta var mı?
Öncelikle Ezranın o kadar hakarete boyun eğmesi, kendisinin özrü ile dalga geçen bir kişiyi tebessümle ve anlayışla karşılaması Ben Thomas için neden bu kadar önemli, onu anlayamadım. Yani haksızlığa, hakarete varan cümlelere boyun eğen bir kişi iyi bir insan mıdır? Ya da neden bu şekilde sınanıyor? Ola ki sinirlendi, kör olarak mı devam edecekti yaşantısına? Burası garipti. [GeCe_KuSu]

Filmde canınızı sıkan bir yer var mıydı?
Evet Ben Emilynin sahip olduğu yeni fakat hüzün dolu kalbi düşünmeden edemedim en sonunda. "Madem planlıydı intiharı, keşke aşık etmeseydi kendine." diye düşündüm. Benle geçirdiği anları hatırladığında içi burkulacak, sızlayacak... İnsan neden sonrasında kendine acı verecek anılar biriktirmek istesin ki? Emily karakteri, senaryoya göre bu gerçeği bilmeyerek hüznüyle hepimizi etkiledi, tamam fakat şahsen gerçek hayatta Benin dostu olsam, bu yakınlaşmayı engellerdim "O kızın kalbe ihtiyacı var, hüzne değil" diyerek. [dr.celcius]

Filmi sevmediniz, peki kısaca neden?
Bir kazaya sebep olup ölüme neden olan bir insanın organlarını bağışlayacağı bir kişiyi karakter testine tabi tutarcasına aşağılayıcı laflar söylemesinin mantıksızlığı ile başlamış bir film. [Dr_Jekyll]

Peki, biraz gülelim. Filmde komik mantık hatası var mıydı?
Vardı. Bana göre mantıksız olan kısmı ileri derece kalp hastası olan bir kadının Ben ile geçirdiği gecenin heyecanından sağ çıkmasıydı. [KaBuS]
Bilimsel açıdan yanlış bir kere, endokrin sistem hormonları pompalarken, kalp atışları delirir. Nasıl dayandı o haliyle, değil mi? [Dr.Celcius]

Elinizde bomba gibi bir detay var mı yine?
Olmaz mı? Aslında bu filmde bir çok detay var fakat en gizli kalmışlarından birini söyleyeyim. 
Ben, intihar etmeden önce küvette saatini çıkarıyor. Bu sırada kamera saate odaklandığında saat 01:45e geliyor, hemen arkasından flashbacke geçiliyor ve kazadan yedi saniye öncesi gösterilmeye başlanıyor. Benin cep telefonuna mesaj geldiğinde telefona bakıp kaza yaptığı sırada telefonundaki saat 01:45. Her şey yedi saniye içerisinde gerçekleşiyor ve Ben, yerde yatan eşinin cansız bedenine dokunduğunda kolundaki saat yine 01:45. Yani aynı saat içerisinde can alıp, can veriyor... [Léo]

Takıldığınız bir yer var mıydı?
- Daha filmin en başında duyduğumuz "Yedi günde tanrı dünyayı yarattı. Ben de yedi saniyede kendiminkini paramparça ettim." cümlesi tanrıyı oynayan bir karakterle mi karşı karşıyayız sorusunu aklıma getirdi. [KaBuS]

- Bu adam tanrıyı oynamaya kalkışarak bize ne demeye çalışıyor? "Madem öleceğiz günün birinde, bu günü biz seçelim ve bunu uğruna değecek bir sebeple yapalım" mı? Ben de bu noktaya takıldım. [Dr.Celcius]

Yani bu adam tanrıyı mı oynamaya çalışıyor?
Adam asla tanrıyı oynamıyor. Sadece huzur içinde ölmek için hatasını bu şekilde telafiye çalışıyor. Kendini öldürmeye karar vermiş, kutsal olan yaşama hakkından vazgeçmiş birini normal değerlerle sınamayalım. Dinsel değerler gibi... [Putte]

Yedi hayatın paralelliğinden söz eden vardı, neydi o?
Bilmiyorum neden ama izledikten sonra aklıma dinsel öğeler geldi, şöyle ki Hz İsanın hayatının genelini üç-dört kelimeye sıkıştırmaya kalksak bunlar acı çekmek (Ben, sebep olduğu kazanın vicdan muhasebesini yaparken içten içe kıvranıyor, Hz. İsa da kendisini Allahın elçisi olarak görmeyen bir dolu insan yüzünden havarileriyle büyük acılar, zorluklar yaşadı hayatı boyunca.), fedakârlık (Ben hayatına mal olduğu 7 insanın vicdan muhasebesinden kendince kurtulabilmek için 7 farklı insanın en büyük sıkıntılarına derman olurken bu uğurda kendi canını sundu, Hz. İsa ise halkını doğru tarafa yönlendirebilmek için çarmıha gerilmeyi göze aldı, çünkü daha sonra olacakların neler olacağını biliyordu ve bu uğurda kendi canını sundu.) ve sonuncu olarak da dönüşüm (Evet, hikaye Benin ölümüyle sonlandı ama 7 farklı insanın bedenlerinde yeniden can buldu, bedenin başka insanlara hayat veren organlara dönüşümü gibi, Hz. İsanın da Hristiyan ayinlerinde kullanılan ekmek ve şarabın, onun bedeni ve kanı olarak öngörülmesi şeklinde). Ben de böyle bir paralellik yakaladım. [Ceyyhun]

Bu filmi benzerlerinden ayıran özellik neydi?
Konusu daha önce farklı şekillerde işlenmiş bir filmdi Seven Pounds. Geçmişte yaptığı hata(lar) yüzünden kendini affetmeyen, bu hatayı telafi etmeye çalışan iyi bir adamın hikâyesi. Diğerlerinden ayıran yanı ise; bu hatayı telafi etme şekliydi. [NetSpider]

Filmdeki tema nedir sizce?
- Filmimiz kahramanımızın yaptığı 7 saniyelik bir hatanın, kendine göre telafisi üzerine kurulmuş. Peki bu hatanın bir telafisi olmalı mı? olmalı ise böyle mi olmalı? [cabbaristan] 

- Film her ne kadar Benin hatalarını telafi etmesi konusuyla gitse de, daha çok Emiliyye aşık olması üzerine yoğunlaştı. Yani filmimizin lokomotifi buydu sanki. [m1r4culous]

Filmi izlemek için değişik bir bahane ne olabilir?
Emiliy, ameliyat olduktan sonra çalan Bird York - Have No Fear şarkısının görüntü ve duygular ile uyumunu görmek için izlenir. [Léo]

Şarkının sözleri:

Alıntı

Have no fear in your heart 
though you feel youve been broken and lost
theres a place where we will meet up again
theres a place that mends your hurt and takes you in
there are times faced alone 
when you find all the holes in yourself
you dont have to walk the night on your own
I will say a prayer for you to lead you on
I will say a prayer for you when you have gone

Kalbinde hiç korku yok
kırılmış ve kaybolmuş hissetmene rağmen...
yeniden karşılaşacağımız bir yer var.
yaranı iyileştiren ve seni içeri alan bir yer var
tek başına yüzleştiğin anlar var
kendindeki tüm delikleri bulduğunda
o gece tek başına yürümene gerek kalmaz
seni inandırmak için bir dua edeceğim
gittiğinde senin için bir dua edeceğim.

Devamını göster  

 

Genel olarak filme bir yazı yazsanız?
Bunu yapış biçimi sorgulanabilir fakat, kesin olan bir şey varsa, o da günümüzde insanların unutmaya yüz tuttuğu, insana özgü iyilik, özveri, fedakârlık, yardımseverlik gibi duyguları hatırlatmak isteyen, zaman zaman da içimizi burkan, duygu dolu bir filmdi. [Cabbaristan]

Son olarak filme bir imza yazısı alsak?
Seven Pounds, sanki gizli kamerayla çekilmiş pişmanlığın, kurtuluşun, aşkın, inancın, hissedişin, mecburluğun filmi, herşey gerçek gibi. [Léo]

 

Devamını göster  

FİLMDEN BAZI REPLİKLER

Replik 1

Spoiler

BEN: Devletin bilmediği bir geliriniz var mı?
EMILY: Son zamanlarda yerel dilek kuyularına dalış hobim var.
Demek istediğim, orada burada birkaç çeyreklik kazancım oluyor...

 

Replik 2

Spoiler

Otel Görevlisi: Bu da nesi?
BEN: Bir köpek. Sadece bir geceliğine.
OG: Bekle biraz. Buna izin veremem. Tamam mı? Köpeklerle ilgili kurallarımız var.
Sadece küçük olanlar. Kaniş gibi mesela. Sözleşmeye bak.
Herkesin görmesi için İngilizce ve İspanyolca yazıyor.
Ayrıca, dostum, bu bir köpek değil. Lanet olasıca bir at.
BEN: Bana sözleşmede atlarla ilgili kuralları göster o zaman

 

Replik 3

Spoiler

GEORGE: Ben, sana şunu soruyorum; neden ben?
BEN: Çünkü sen iyi birisin.
GEORGE: Hayır, ciddiyim.
BEN: İnsanların seni izlediğinin farkında olmadığın anlarda bile.

 

GUT PUANLARI

Alıntı

cabbaristan  7.8
Lêo             8.0
Dr.Jekyll      4.0
Quezacotl    8.0
PLuS           8.0
KaßuS         7.5
Ceyyhun      7.0
dr.celcius     8.0
NetSpider    7.3
Putte           7.9
m1r4culous  7.9
selcukcuk     8.0

SONUÇ        7.4

 

nRZvMa.pngYDm1bD.png

Bana göre can alıcı sahne: Emilynin sevdiği adamın gözlerine, bir başkasının yüzünde iken bakması, gözyaşlarına boğularak... [Putte]

 

 

S E V E N
P O U N D S

 

Alıntı

Bu inceleme G.U.T(Gece Uyuyamayanlar)'un (@cabbaristan, @Leo, @Dr.Jekyll, @Quezacotl, @PLus, @Kaßus, @Ceyyhun, @dr.celcius, @NetSpider, @Putte, @m1r4culous, @selcukcuk ) eski forumdaki  31 Mart 2009 tarihli incelemesidir. İncelemedeki resimler, resim linkleri silindiğinden dolayı yazarın affına sığınarak link isimleri ve paragraf gidişatına göre şahsımca eklenmiştir.

 

tarihinde hasangdr tarafından düzenlendi
  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Putte    1.153
Putte

Nostalji oldu. Bu incelemeyi nereden buldunuz?

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş

Yorum yazmak için hesap oluşturun veya oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap


  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

Hakkımızda

2004 yılında Divxplanet domain adıyla başlayan gelenek, daha sonra altyazi.org ve şimdi de planetdp.org olarak devam ediyor. Türkiye'de popülizm tuzağına düşmeden, tüm sinemaseverlerin uğrak noktası, kaliteli çeviri geleneğinin adresi planetdp.org

 

Yenilenen Site ve forum yapısı, her gün geliştirilen portal ve altyazı veritabanı, kullanıcıların katılımı ve yönetimin desteği ile kısa sürede sinemaseverlerin beğenisini kazandı. Siz üyelerimizden gelen görüş ve eleştirilerle sistemi maksimum fayda sağlayacak şekilde dizayn etmeye devam ediyoruz.

    Yöneticilerimiz

  • mnfc
    mnfc *Admin
  • awalanche
    awalanche Admin
  • SABRE
    SABRE Admin
  • Putte
    Putte *Admin
  • Emre
    Emre Admin
  • yoruk
    yoruk Admin
  • Tuğrul Akça
    Tuğrul Akça Admin

Bizi takip Edin

Haberler

FACEBOOK

TWITTER

×