Jump to content
Coilbone

Truman Show (1998)

Recommended Posts

Coilbone    388
Coilbone

69OrgP.jpg

 

Muhteşem bir hayat...
Harika bir eş...
Her zaman seni seven arkadaşlar...
Düzenli bir şehir... Trafik yok.
Hava hep güzel.
Rüya gibi, değil mi?
Böyle bir yerde yaşamayı kim istemez ki?
Cevap: Truman Burbank
 [özdemirm20]

 

The Truman Show
  8.1/10
  7/10
  • Ülke
    ABD
  • Tür
    Komedi, Dram, Bilim Kurgu
  • Dil
    İngilizce
  • Süre
    103 dk
  • Vizyon Trh
    1 Haziran 1998

IMDb ID tt0120382

The Truman Show (1998)

Truman Burbank, kartpostalları aratmayacak güzellikte bir adada yaşamaktadır. Bir işi, evi ve çok sevdiği karısı vardır. Ancak Truman dışında herkes tüm bunların düzmece olduğunu bilmektedir. Truman’ın yaşamı gerçek zannettiği bu stüdyolarda tam otuz yıldır, 24 saat boyunca canlı olarak bütün dünyaya yayınlanmaktadır. Truman bundan hiç şüphelenmemiştir, ta ki öldü zannettiği babasını bir gün caddeden geçen figüranlar arasında görünceye kadar… Alacakaranlık Kuşağı adlı kült televizyon dizisinin bir bölümünden esinlenerek yaratılan Truman Show, Batı dünyasında on yıllardır süregelen toplumsal eleştirilere bir örnek olarak yerini alıyor. Peter Weir’in filminde söylemeye çalıştıkları ve Truman’ın trajedisi, kimi zaman beklendiği üzere gözlerinizi doldurmasa da, başı ve sonu olan eliyüzü düzgün bir Jim Carrey filmine kim hayır diyebilir.
  • Yönetmen
  • Senarist
  • AKA
    Truman Show
  • Oyuncu
    Jim Carrey (Truman Burbank), Laura Linney (Meryl Burbank / Hannah Gill), Noah Emmerich (Marlon), Natascha McElhone (Lauren / Sylvia), Holland Taylor (Truman's Mother), Brian Delate (Truman's Father), Blair Slater (Young Truman), Peter Krause (Lawrence), Heidi Schanz (Vivien), Ron Taylor (Ron), Don Taylor (Don)
  • Ödül
    0 Oskar kazandı. Başka 38 ödül daha aldı ve 68 kez aday gösterildi.
    Başka Ödüller: Best Performance by an Actor in a Motion Picture - Drama / Best Performance by an Actor in a Supporting Role in a Motion Picture / Best Original Score - Motion Picture / Best Screenplay - Original / Best Production Design / Best Fantasy Film / Best Writer / Top Box Office Films / Top Box Office Films / Best Motion Picture Best Original Screenplay
Son güncelleme

 

Truman Burbank, masa başı bir işi, son derece düzenli bir hayatı olan, otuzlu yaşlarında bir sigortacıdır. Hayatı inanılmaz bir düzendedir çünkü eşi, lisede tanıştığı aşkı olmuştur. Annesiyle arası bir ana-oğul ne kadar yakın olabilecekse o kadar iyidir. En iyi arkadaşı iyi-kötü günlerinde, her daim ihtiyacı olduğunda yanındadır. İşe giderken karşılaştığı insanlar, hatta onlarla karşılaşıp selamlaştığı mekânlar bile her gün aynıdır. Trafik sorunu yaşanmayan bu güzel şehirdeki tüm evler, şirin bir kutu şeklinde ve birbirinin kopyasıdır. Burada hiçbir zaman gasp, adam kaçırma ve hırsızlık olayları duyulmaz. Herkes daima gülümser. Etrafındaki tüm insanlar, Seahave'nda yaşamaktan ne kadar memnun olduğunu Truman'a fazlasıyla belli etmektedir. En önemlisi ise Truman, bu memnuniyet halkasının bir parçası olarak, o yaşına kadar tüm ömrünü Seahaven şehrinin bulunduğu adadan hiç çıkmadan ailesi, okulu, arkadaşları, işi ve evi arasında geçirmiştir.

Tüm bu sıradanlık, aynılık içinde, yaşamak istediği sıradışılığı belki de bir nebze kendi üretimi olan selamlamasına dökmüştür Truman: 
"Olur ya belki görüşemeyiz, iyi günler, iyi akşamlar, iyi geceler..."

Bazen de teselliyi ayna karşısında bulur. Galaksiler kurar, şehirler fetheder... Kendi yazdığı çocuksu oyunları içinden geldiği gibi sahneler. Aslında en büyük oyunun kendi hayatı olduğunu bilmeden...

 

r3r6q7.jpg

Her şey bu kadar sistematik olursa, ayna karşısında konuşulacak şeyler de bu kadar sıra dışı ve saçma olmalıydı. [cabbaristan]

 

Truman, öyle bir çağda doğmuştur ki, zamanın en büyük televizyon yapımcılarından biri olan Christof, izleyicilerini ekrandaki "gerçeklik" noktasında tatmin etmek için Truman'ı evlat edinerek, onu doğduğu andan itibaren tüm yaşamı milyonlar tarafından izlenen bir star haline getirmiştir. Sorun şu ki; Truman'ın bundan haberi yoktur.

Yani, yaşadığı adanın dünyanın en büyük film stüdyosu olarak tasarlandığından... Anne-babasının özenle seçilmiş oyuncular olduğundan... Hayat arkadaşının aslında kendi seçimi olmadığından... En iyi arkadaşının ağzından çıkan tüm sözcüklerin kulaklığına bir başkası tarafından fısıldandığından... Küçük yaşta fırtına esnasında babasını kaybettiği tekne turunun ona su korkusu yerleştirerek adadan çıkmasını engellemek için planlandığından... Her sabah işe giderken, bankacı ikizlerle, kameraların en iyi görüş alanında olduğu için aynı duvarın önünde karşılaştığından... Velhasılı, hiç görme fırsatı bulamadığı gerçek dünyanın kendisine hayran insanlarla dolu olduğundan...

Tüm bu gidişatı düzenleyen Christof, tanrıcılık oyunu oynamaya çalışan ve içten içe Truman'ı sevip ona bağlanan, Truman'ı kaybetmemek için onu korkutarak bastırmayı göze almış hırslı bir karakterdir. Yarattığı sahte dünyayı, gerçek hayat olarak insanlara sunan ve karşısındakini insan hayatı değil televizyon programı olarak ele alabilen birisidir.[kr1zer]

 

Figüran niyetiyle şova alınan, fakat Truman'ın ilgisini çeken kırmızı kazaklı Sylvia, yüzlerce insanın doldurduğu yapay şehir Seahaven'da, Truman'a gerçekleri söyleme cesareti bulan tek kişi olur. Tek cümlesi yeter hem de: "Herkes seni izliyor."  Truman allak bullak olur. Sylvia'nın sözleri midir içine oturan, yoksa onun kendisinden apar-topar uzaklaştırılışı mı? Ne olursa olsun, üniversite yıllarında yaşadığı bu olay, Truman'ın hayatında silinemeyecek bir iz bırakmıştır. Günün birinde bulacağı gerçeklere ufak bir mum ışığı belki de...

Gün gelip, iş-güç sahibi, evli bir adam olsa da, kadın dergilerinde aradığı yüzdür Sylvia... Komik olan şeyse, tüm dünyası ona yalan söylerken, onun kadın dergilerini biraz da çekinerek "eşim için" bahanesiyle almasıdır.

 

vb9bQA.png

Aslında dizginlenen adam içindekileri yansıtmayarak trajikomik olarak çevresine rol yapıyor... İyi de kime? [Léo]

 

Radyo dinlemeyi sever Truman. Bir gün işe giderken radyoyu açtığında, sanki takip ettiği birinin yol güzergâhını tarif eden bir ses girer kanalların arasına. Şu işe bakın ki tam da Truman'ın yoldaki gidişatını anlatmaktadır. Kahramanımız büyük bir şaşkınlık yaşar. Derken, evinin önüne gökten düşen spot lambası ve kalabalıklar içinde ölmüş babasını tekrar görmesiyle birlikte anlar ki artık çevresine farklı gözlerle bakmasının zamanı gelmiştir. Yönetildiğini, kurmaca bir düzen içerisinde olduğunu hissetmiştir. Bu hissini paylaşmaya çalıştığı dostu Marlon ve eşi Meryl tarafından da anlaşılmadığını, hatta geçiştirildiğini fark etmesi, güvenecek kimsesi olmadığını da göstermiştir ona. Yapımcı Christof da bunu fark eder ve acil eylem planı olarak, Truman'ın yıllar önce öldü sanılan babasını hafıza kaybı geçirme bahanesinin perdesi altında, Truman'la arasında reyting rekorları kıracak, dramatik bir buluşmayla şova tekrar sokar.

 

GBVBvb.png

Bu olay senaristlerin Truman'ın gerçeği bulmasına engel olan son oyunudur ve bu oyundan sonra artık hiçbir şey Truman'ı durduramayacaktır. Bu olay fırtınadan önceki sessizliğin göstergesidir.[Gurki55]

 

Truman, eski haline döner ya da öyle görünür. Herkes onun sakinleştiğine kanaat getirdiğinde ise ansızın kaçış planını uygulamaya döker. Yolu yarılayana kadar da yaptıklarından kendisini her daim izleyen kamera başındaki görevlilerin bile haberi olmamıştır. Fark edildiği anda ise ortalık bir anda karışır. Tüm oyuncuların seferberliğiyle adadaki her yere bakılır fakat Truman bulunamaz. Oysa ki tahmin edilemeyen, sıkıştırıldığını hissettiği hayattan kurtulmak isteyen birinin, korkularının da üstüne gideceğidir... Truman düşünülecek en son yerdedir. Yıllardır içini kemiren gerçeğe ulaşma umuduyla dolu gözleriyle, hayattaki en büyük korkusuna, denize açılmıştır. Az sonra koparılacak fırtınalardan habersizce...

 

4P4Pkq.png

Gerçeğe ve kaderimize yelken açmaya karar verdiğimizde, önceden bilinçaltımızda kurgulanmış korkularımızı depreştirip, geri dönmeye zorlayacak suni fırtınalarla karsılaşacağımızı biliyoruz. [KaßuS]

 

Art arda çak(tırıl)an şimşeklerle yelkenlisinin mahvolmasından sonra, "Yapabileceğinin en iyisi bu mu? Beni öldürmek zorundasın!" nidalarıyla seslenir Truman gökyüzüne... Varlığını kesin olarak bilmese de kendisini izlediğine inandığı birine...

Kara bulutlar dağılır, yoluna devam eder Truman. Fakat ufkun bittiği bir yer vardır o denizde. 

 

ALaL6z.jpg

O yer ki, Truman'ın hayatındaki tüm sözde gerçeklerin sükût ettiği mavi bir duvar... Hapis hayatı sürdüğü yerin parmaklıkları...

 

Gerçeğe ulaşmak için gözyaşları içinde, yumruk yumruğa duvarla cebelleşir Truman. Göklerden biri seslenir bu esnada... Truman'ın şov olmasını sağlayan kişi konuşur starıyla... Tüm konuşmanın amacı şu ikna cümlesinde gizlidir sanki;

"Dışarıda, senin için yarattığım bu dünyadan daha fazla gerçeklik yok. Aynı yalanlar. Aynı ikiyüzlülük..."

 

R0M0Qo.png

"Bütün hayatın boyu seni izledim.
Doğarken seni izliyordum.
İlk adımını attığında seni izliyordum.
Okulunun ilk günü seni izledim.
İlk dişini düşürdüğün bölümü..."

Burada, her şeyin sahte olduğu bir kere daha tokat gibi suratımızda patlar.
Truman için hayatının parçası olan, anı olan şeyler, yapımcı Christof için bir bölümdür.
[cabbaristan]

 

Yönetmen, korkularını aşmayı basarmış bir şekilde suni fırtınayla mücadele ederek yoluna devam eden Truman'a hüzünle bakar ve sorar; "Truman,nereye gidiyorsun?" Gerçeğe, elbette ki gerçeğe, her türlü sürprize açık, özgür kaderinin efendisi olacağı gerçek dünyaya. Sadece aktörü olmayacağı, yönetmenliğini de üstleneceği gerçek hayata. [KaßuS]

Özgürlüğüne uzanan kapıdan çıkış adımını atacak olan Truman son kez selamlar izleyicilerini;

 

V0d00q.gif

"Olur ya belki görüşemeyiz, iyi günler, iyi akşamlar, iyi geceler..."

Ve Truman Show biter.

 

FİLM İÇİNDEKİ FİLMDE KOMEDİ UNSURU

Truman Show'a komedi unsuru, güzelce, özenle serpiştirilmiş durumda. En gerilimli anlarda giren kahve ve çim biçme makinesi reklamlarından tutun; en üzücü, sizi ağlatmak üzere olan dram sahnelerinden hemen sonra giren "Banyodaki Adamın", "İki yaşlı Teyzenin", "Kafe deki topluluğun" Truman Show izlerken ki tepkileri sizi duygu seline sürüklüyor. Bu bakımdan sahneler çok iyi yerleştirilmiş. Film bittiğinde yaşadığınız duygu karmaşasına "Televizyon rehberi nerede?" repliğiyle son veriyor otoparktaki görevliler. [1023]

Truman aslında bir stüdyoda yaşadığı için hür değildi demiyorum ben. Oradan çıkmak isteyip de çıkamadığı için kasten alıkonulduğu için hür değildi. Bunu hissettiği anda cennetinin bir anlamı kalmadı ve cehenneme dönüşüverdi. Kendimizi özgür hissetmek neden bu kadar önemlidir? Ya da tutsaklık hissi neden bu kadar acı vericidir? Benlik duygusunun temelidir de ondan. Bundan daha güçlü olan tek şey yaşama dürtüsüdür. Sadece hayatta kalmak için teslim olabilir ve özgürlüğümüzden vazgeçebiliriz. Savaşta esir olmak böyle bir şeydir işte. Dürtülerin en güçlüsü özgürlüğe değinmiş çok iyi bir konu aslında. Ama onu sunmakta çok başarılı değildi. Komiklik adına mesajlardaki zincirler, örgü kopmuş maalesef. Yine de yeterince iyi bir filmdi. [Putte]

 

P090lQ.jpg

 

GÖZÜMÜZE ÇARPAN EKSİKLER

Filmde enteresan olan, eskiden Truman Show'da rol almış insanların (babası) ve rolü olmayan diğer insanların (doğum gününde kutudan çıkan adam, paraşütle gelen adam) ada kapalı olduğu halde, Truman adayı terk edemezken, nasıl adaya girip, Truman'a yaklaşabildiğiydi. [Gurki55]

Truman babasını sokakta görünce gelişen olayların biraz daha detayına inilebilirdi. Filmin sonunda o güzel gözlü kız koşarak aşağıya indi ve gerisi gelmedi. Ben senarist olsaydım Truman'ı o kızla buluşturur ve mutlu sonlandırırdım. [icarus]

Onca yıl boyunca neden Truman bazı şeylerin farkında olamadı? Yani neden bir insan uyanabilmek için bir başka insana ihtiyaç duymalı? [Léo] 

Bir başka ilginçlik de filmde "din teması"nın neredeyse hiç olmayışı... [-andromeda-]

 

ldldqb.jpg

 

FİLMDEN GÜNÜMÜZE DAİR ÇIKARIMLAR

"Hayatı irdeliyor musunuz?" diye sorsam, acaba kaç kişi "evet" yanıtını verir? Hiç bir şeyin olması gerektiği gibi olmadığını ve size doğru gelmeyen şeylerin çevrede doğru kabul gördüğünü hissettiniz mi? Aslında bizlerin hayatı da bir nevi Truman'ınki gibi... Var olan bir düzeni gözlerimizi açıp hemen kabulleniyoruz. Sorguluyor muyuz? Belki. Peki düzene uymaya devam ediyor muyuz? Evet. Acaba arkasındaki sebeplerin ne olduğunu merak ediyor muyuz? Truman, bütün hayatının sahte olduğunun farkına vardığında çok büyük cesaret örneği gösterdi. Sudan korktuğu halde denize açılıp, gerçeği aramaya çıktı. Ve hiç bilmediği dış dünyaya tereddüt bile etmeden adım attı. Kaçımızda böyle cesaret vardır? [kr1zer]

Film, biraz da herkesin aslında Truman olduğunu ve bizleri yöneten ya da yönetenlerin ne olduğunu sorgulamamızı istiyor. Hayatımızı yaşarken, ailemizin, arkadaşlarımızın, eşimizin, çocuklarımızın ya da hepsini geçtim sokaktaki herhangi bir insanın, bizi nasıl da sahip olduğumuz "yaşam"a hapsettiğini, hayalini kurduğumuz bambaşka bir yaşama ulaşmamızı nasıl da engelleyebileceğini en çıplak haliyle gözlerimizin önüne seriyor. Özgürlüklerimizin sınırlandığını fark ettiğimizde ise, bu durumdan kurtulmanın yollarını nasıl da çılgınca arayacağımızı bir kez daha ispat ediyor. Truman gibi, bizlerin gerçek hayatta, kapıyı açıp tüm bu zorlamalardan, kısıtlamalardan kaçacağımız bir yer yok belki ama en azından toplumun bizlere sunduğu doğruların ve gerçeklerin dışında da bir şeylerin varolduğuna kendimizi inandırabiliyorsak, bir şeyleri başarabiliriz belki de... [misery]

Film çekileli 11 yıl olmuş ama sanki günümüzü tarif ediyor ve televizyonun aslında insanları nasıl etkilediğini bariz bir şekilde gözler önüne seriyor. İnsanların bu merak duygusu günümüzde TVde nasıl kullanılıyor biliyorsunuz. Filmde de "Truman bugün ne yaptı acaba? Kime ne söyledi? Karısıyla ne konuştu?" Çalışırken, uyurken, gülerken, ağlarken... Yani hayatını yaşarken... Hep onu izleyen insan toplulukları... Bunlar sizlere bir şey hatırlatıyor mu? Birilerinin ekranlarda yarattığı dünyaya taparcasına sahip çıkan bir topluluk haline geldiyseniz, birileri de size istediği her şeyi yapmayı kendisine hak bulur. Aynen TV yapımcısı Christof gibileri. Sizin namınıza düşünüp, sizin namınıza yapmaya başlarlar. [cabbaristan]

Truman Show ne kadar sanal bir dünya ise hayatımızın da büyük bir bölümü sanal dünya üzerinden akıyor. İnternet üzerinde yaptığımız her şeyin bir şekilde toplanması, her türlü ilgi alanlarımızın, hareketlerimizin saptanması sonucu internet sayfalarında gezdiğimizde karşımıza bize yönelik çıkan satış politikası sonucu bize sunulan reklamlar bir Truman yaşamı sunmuyor mu? Örnekleme ile; dünyanın dev şirketlerinden biri olan Google da bu teknolojiyi kullanıyor Böylece sosyalliğin düşmesi, önemli bağların yok olmaya başlaması ve insanların farkında olmadan zorunlu yönlendirmeler sonucu mutsuzluğa sevk edilmesi gibi... İşte geleceğe armağan gibi sunulan bu film, birçok şeyi görmemize olanak tanıyor. [Léo]

 

Ja1aWY.jpg

 

BU SIRADIŞI SENARYONUN SAHİBİ

Andrew Niccol, düşünceleri ile sinemanın dikkat çeken isimlerinden biri. Kendine has düşüncelerini, ilk üç filmi, GattacaTruman Show ve S1m0ne ile göstermiş ve oldukça başarılı olmuştur. Aslında ilk olarak Truman Show projesiyle sinemaya giriş yapmak isteyen Niccol, ilk işi olduğu için maddi anlamda yeterli destek alamadığından bunu gerçekleştirememiştir. Gattaca ile sinema dünyasına merhaba diyen Niccol'un, inanılmaz bir hikâye ile giriş yapmasının yanında filmleri ile karşı olduğu sisteme yönelik de bir üçleme yaptığını düşünüyorum. İlgi çekici noktası ise; karşı geldiği bu sisteme, hep sanal bir tema üzerinden eleştiri yapıyor olması. Truman, Gattaca hatta S1m0nede olduğu gibi filmlerinin, sistemin altında ezilen karakterlerin bir şekilde kendilerini bulması (aşması) üzerine işleyen bir mantığı var. İnsanlığın önemli meselelerine değinerek, harikulade gözlemciliğini üç filminde de gösteriyor.

Örnek olarak; Truman Show'da Truman Burbank'ın sanal noktasını ve hayatının aksine daha çok "sahte gerçekçilik" yaşayan ve bu sisteme bir şekilde esir olmuş oyuncu, figuran, seyircilerin hallerini film boyunca bize nasıl da süsleyip sunuyor. Gattaca ve S1m0ne'u kattığımızda da bahsettiğim tema oturuyor gibi. Sistem karşıtlığı, kullandığı temalarla insanları eleştirmek, demişken, tüm bunlar nereden çıkıyor diye merak ettiğimizde Niccol, kendi söylemi ile ilgi duyduğu düşüncesini bize ipucu olarak veriyor. Kendisi, "hayat tarafından kandırılırken, kendimizi nasıl kandırdığımız" bakış açısı ile yol alan bir yazar-yönetmen. [Léo]

 

vb9bVz.jpg

 

TRUMAN SHOW 2 OLUR MUYDU?

Hayatın bize sunduğu gerçeklerden ne zaman şüphe duyarız? Her şey mükemmel gitseydi Truman gene de gerçek dünyayı keşfedebilir miydi? Son sorumla birlikte bize hep söylenen bir yorumu hatırladım: "Kötü olmasaydı iyinin kıymeti bilinmezdi." Truman'a hep iyi sunuldu, bunun yalan olduğunun farkında değildi, sonra prodüksiyon hata verdi ve iyinin o kadar da iyi olmadığını gördü. Yani bence her şey mükemmel olsaydı hiçbir zaman içindeki ortamın yapaylığını fark edemeyecekti.

Truman cesaret edip yapaylıktan kurtuldu ya, gerçek dünyada The Truman Show 2 olur muydu? Sonuçta Truman ünlü bir insan, bu da kolay unutulacak bir durum değil Ya da o uyum sağlayamazsa, dünyasına geri dönmek isterse? Eski şaşası olmadan gene biz yapay gündemlerle onu ilk sıraya mı yerleştirirdik? Hâlâ onu ilgiyle izler miydik? Ne derler bilirsiniz: "Show must go on."

Ama eminim Truman gittikten sonra Christof bizi televizyona bağlayacak bir şeyler bulurdu... [-andromeda-]

 

8MBM57.jpg

 

GUTTAN İNCİLER

Alıntı

Sahte gerçeklerle mutlu olmak yerine dış dünyanın acımasız gerçeklerinde özgür olmayı seçti kahramanımız. Özgürlük her şeyden önce gelir. [kr1zer]

"Dışarıda, senin için yarattığım bu dünyadan daha fazla gerçeklik yok. Aynı yalanlar. Aynı ikiyüzlülük." Kendimi Truman'ın yerine koyup düşününce bazen aynı filmin daha küçüğünü her gün yaşadığımızı fark ettim. [x-files]

Trumanı uyandıran nokta bir kadındı. Yani Sylvia... 
İşte burada başka bir bakış açısı daha açılıyor sanki... Truman Show için bir uyandırma filmi diyebiliriz. Modernizme bir bakıma taş atıyor ama her şeyin en saf değerleri ile uyandırma yönüne başvuruyor. "Kadın erkeğe, erkek hayata..." [Léo]

Belki bu film, bize şu an yaşadığımız dünyanın dışında başka dünyaların da olduğunu anlatmak için yapılmıştır. [KaßuS]

Bu filmi izlerken aklıma hep Matrix geldi. Orada da aynı durum vardı; "Hey, adamım uyan Bak gerçek dünya nasıl bir şey. Her şey sana sunulduğu gibi, ne öğretiliyorsa o kadar biliyorsun. Biraz da kendin eşele, bak o zaman neler bulacaksın. Aslında hiç bir şey göründüğü gibi değildir." durumu. [ozdemirm20]

Arada durup düşünüyorum, ben de mi Truman'ım diye... İşte böyle bir film. [1023]

Truman, herkesin imrendiği, her şeyin yalandan ibaret olduğu bir hayata kapılmış gidiyor fakat Sylvia'nın onu uyandırmasıyla akıntıya ters yönde, yani gerçeğe doğru yüzmeye başlıyor. [Quezacotl]

Truman Show'u da her sene bir kez izlemeniz gereklidir. Farkında olmak, olgunlaşmak, yaşama "yanlışların" içinden bir şekilde sıyrılarak gerçekçiliğe doğru bakabilmek adına... [Léo]

Filmin başında yere düşüp kırılan spot, artık görevini tamamladığının ve yaratılan TV starını aydınlatmayacağının habercisi gibiydi sanki. [cabbaristan]

İnsanların çevrelerindeki hayatı hiç irdelemeden kabullenmelerine bir tepki olarak gördüğüm bu film çok başarılı bir iş çıkarmış diyebilirim. [kr1zer]

Güzel bir hayat, etrafta mutlu insanlar, güzel bir iş, güzel bir evlilik, güzel bir yaşam tarzı, ama hepsi sahte. Bunları bilmeden yaşamak güzel olsa gerek, ama ansızın bunun gerçek değil de bir kurgu olduğunu anlasanız ne yapardınız? Film tam da bu sorunun cevabı veriliyor. [12TB0474]

Truman gerçektir, yaşadıkları gerçektir. En usta oyuncunun başaramayacağı bir doğaçlamayı sergilemekte, en maharetli yönetmenin bile biçimleyemeyeceği mükemmellikteki bir rolü; kendisini oynamaktadır. [KaßuS]

Sürekli dergilerden kopardığı kadın yüzlerini de ona benzetmeye çalışması ve onu bulma isteği, kendisinin farkında olmadığı bu sanal ortamdan çıkmasını sağlamıştır. [Gurki55]

Medya denen olgunun insan hayatı üzerinde nasıl da "Tanrı"yı oynadığını acı-tatlı bir dille anlatan Truman Show, eleştiri oklarını medya üzerine fırlattığı gibi, bir kısmını toplumsal hayat için saklamayı da ihmâl etmiyor. [misery]

Oyunculuklardan, bir türlü gerçeği yakalayamayan mimiklerden bıkmışsın ve tek kişinin "gerçek"ten habersiz gerçeği oynadığı bir "reality show" sunuyorsun insanlara. Kutlamak lazım Niccol'u. [Quezacotl]

Truman ilk başlarda korkak, monoton bir yaşam geçiriyormuş gibi gösterse de ilerleyen günlerde spontan bir yaşamı tercih etmeye başlıyor. Bu tercihi de gideceği son nokta olan ufka (setin bittiği yere) kadar sürdürüyor. [Lyell] 

Ömür bitiyor ve insanlar farklı bir kanala geçiyor. Siz sadece bir zamanlar izlenilmiş birkaç kareyle hatırlanan güzel bir dizi olarak kalıyorsunuz. [KaßuS]

Devamını göster  

 

 

GUT ÜYE PUANLARI

Alıntı

kr1zer            8.3
12TB0474      7.1
x-files            7.0
misery           8.0
icarus            6.1
Léo               8.0
cabbaristan   8.2
andromeda    9.0
LyeLL            8.0
KaßuS           8.0
1023             8.9
Quezacotl      9.0
ozdemirm20  8.8
Gurki55         10
dr.celcius      8.5

Ortalama      8.2

Devamını göster  

 

İLGİNÇ REPLİKLER

 

1. Replik

Spoiler

Truman: Ben kâşif olmak istiyorum, tıpkı büyük Macellan gibi...
Öğretmen: Çok geç kaldın. Keşfedecek hiçbir şey kalmadı.

 

2. Replik

Spoiler

Sunucu: Christof, şunu sorayım sence Truman daha önce neden gerçek dünyayı keşfetmeye hiç bu kadar yaklaşmadı?
Christof: Dünyanın gerçekliğini bize sunulan haliyle kabul ederiz. İşte bu kadar basit.

 

3. Replik

Spoiler

Chistof: Seni, kendini tanıdığından daha iyi tanıyorum.
Thurman: Hiçbir zaman kafamın içine kamera koyamadın.

 

4. Replik

Spoiler

Yıllardır kesintisiz 24 saat süren, tüm dünyada izlenme rekorları kıran Truman Show bitiriliyor... O anda bu Show'un sıkı takipçisi iki otopark görevlisi arasında geçen diyalog:
- Bir dilim daha ister misin?
- Hayır, doydum.
- Başka ne var?
- Bakalım başka ne varmış.
- Televizyon rehberi nerede?

 

5. Replik

Spoiler

Truman: Ve olur ya belki sizi göremem... İyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler.

 

NpPpXg.jpg

İLGİNÇ BİLGİLER
 

Spoiler
  • Aslında Christof'u Dennis Hopper oynayacakmış fakat ilk günün sonunda setten ayrılmış. Yerine Ed Harris getirildi ve bu rolle Altın Kürede En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. Oscar'da da aynı kategoride aday oldu.
  • Truman'ın giydiği bando kıyafeti Riversidetaki North Lisesinin bando takımı Blue Star Regiment'a aitmiş.
  • Settekilerin Jim Carrey'nin daha önce rol aldığı "absürt" filmleri dile getirmesi yasaklanmış.
  • Truman, Marlonı iş yerinde ziyaret etmeye giderken görülen dükkânın dıştan görünümü, 1967 yapımı The Prisoner adlı diziye kısa bir saygı duruşunda bulunuyor. Kırmızı-beyaz güneşliğe ve üzerinde "Goodies" yazan arabaya (büyük ihtimalle Marlon'ın) dikkat.
  • Harry Shearer, ünlü konukların katılım gösterdiği TV programı sunucusu olan Mike Michaelson'ı canlandırıyor. Yine yaşamı yirmi dört saat canlı yayınlanan bir adamı anlatan 1999 yapımı Edtv adlı filmde benzer bir rol üstlenmiş: Edtv fenomeni hakkında konuşulan bir açık oturum programının oturum başkanı.
  • Seahaven'daki her cadde ismi bir aktöre atıfta bulunuyor. Örneğin; "Lancaster Square" ya da "Barrymore Road"...
  • Truman'ın yelkenlisi, Kristof Kolomb'un gemilerinden biriyle aynı ada sahip: Santa Maria
  • Filmin partisyonu Philip Glass'in eski bir bestesini de barındırıyor: 1988 yapımı Powaqqatsi isimli filmden "Anthem"
  • Truman ile Meryl'ın mutfağını gördüğümüz sahnede mutfak masasında bir şişe D vitamini görünüyor. Şu güneş ışığı olmadan aktif olmayan vitamin...
  • Seahaven şehir merkezindeki çift taraflı kemerli girişte "UNUS PRO OMNIBUS, OMNES PRO UNO" sloganı görülüyor. Latince olan bu slogan "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için." anlamına geliyor. Ayrıca Alexandre Dumas Père'nin romanı Üç Silahşörler'de de geçiyor bu slogan.

  • Yönetmen Peter Weir, televizyon programı havası vermesi için filmi 1.66ya 1 (1.66:1) oranında çekmiş.
  • Seahavenın yukarıdan çekilmiş görüntüleri Floridadaki Seaside adlı sahil kasabasından. Yerel dükkân dâhil bazı şehir içi sahneler de buradan.
  • Bellevue Hastanesi Psikiyatri Bölümü başkanı Joel Gold, 2008'den bu yana tespit edilen televizyon programlarında yaşadığına inanan 5 şizofreni hastası (12 tane de duyulmuş) ile tanışmış. Gold, adlandırılan bu sendromu aleni bir şekilde filmlere aç haline gelmiş dünyaya atfetmiştir. Gold, hastaların diğer çektikleri şeylere göre bu hastalıktan memnun olduklarını açıklamış. 11 Eylülün kendi hayatı içindeki bir komplo yüzünden olduğunu açıklayacağına inanan hastalardan biri New York'a gidip Dünya Ticaret Merkezinin gerçekten yıkılıp yıkılmadığını kontrol etmiş. Özgürlük Heykeline tırmanan hasta ise zirveye çıktığında lisedeki kız arkadaşıyla tekrar birleşeceğine ve sonunda şovun biteceğine inanıyormuş. 2008 Ağustos ayında British Journal of Psychiatry de benzer vakaları İngiltere'de rapor etmiştir. Associated Presse göre bu tür vakalar 2008'den bu yana Truman Show Sanrısı adıyla resmi olarak kabul edilmiştir.

 

Alıntı

Bu inceleme G.U.T(Gece Uyuyamayanlar)'un ( @kr1zer, @12TB0474, @x-files, @Misery, @icarus, @Léo, @cabbaristan, @andromeda, @LyeLL, @KaßuS, @1023, @Quezacotl, @ozdemirm20, @Gurki55, @dr.celcius, @Putteeski forumdaki  5 Ağustos 2009 tarihli incelemesidir. İncelemedeki resimler, resim linkleri silindiğinden dolayı yazarın affına sığınarak link isimleri ve paragraf gidişatına göre şahsımca eklenmiştir.

 

tarihinde hasangdr tarafından düzenlendi
  • Beğeni 2

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
zarat    645
zarat

@Coilbone filmi  hatırlamama sebep oldun, sağ olasın. Emeğine sağlık.

Hep beğendiğim bir film oldu. :good: Jim Carrey 'in bir oyuncu olarak dimağımda yer etmesinde de önemli bir etkisi oldu.

tarihinde zarat tarafından düzenlendi
  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
gerguven    12
gerguven

Hayatımdaki en keyif alarak seyrettiğim filmlerden biridir. Hattâ eski blogumda kendi incelemem de vardı. Eğer ki aynı filmle ilgili farklı yazarların incelemeleri problem olmayacaksa, ben de bir ara kendi incelememi eklemek isterim. Sizinki de güzel olmuş, elinize ve zihninize sağlık. :) 

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
thedeli    22
thedeli

Efsane filmlerden biridir, hepimiz birer Truman'a dönüyor.. 

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş

Yorum yazmak için hesap oluşturun veya oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap


  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

Hakkımızda

2004 yılında Divxplanet domain adıyla başlayan gelenek, daha sonra altyazi.org ve şimdi de planetdp.org olarak devam ediyor. Türkiye'de popülizm tuzağına düşmeden, tüm sinemaseverlerin uğrak noktası, kaliteli çeviri geleneğinin adresi planetdp.org

 

Yenilenen Site ve forum yapısı, her gün geliştirilen portal ve altyazı veritabanı, kullanıcıların katılımı ve yönetimin desteği ile kısa sürede sinemaseverlerin beğenisini kazandı. Siz üyelerimizden gelen görüş ve eleştirilerle sistemi maksimum fayda sağlayacak şekilde dizayn etmeye devam ediyoruz.

    Yöneticilerimiz

  • mnfc
    mnfc *Admin
  • awalanche
    awalanche Admin
  • SABRE
    SABRE Admin
  • Putte
    Putte *Admin
  • Lazarus
    Lazarus Admin
  • yoruk
    yoruk Admin
  • Tuğrul Akça
    Tuğrul Akça Admin

Bizi takip Edin

FACEBOOK

TWITTER

×

Değerli Üyeler,

 

Forumumuza eklenmiş küçük bir özelliği not etmek isteriz. Artık editörden bir URL linki eklediğinizde o sitenin faviconu otomatik olarak çekildecek ve sol başında gösterilecektir. Aşağıdaki örnekler gibi:

 

Clipboard01.jpg

Değerli Üyeler,

 

Forumumuza eklenmiş küçük bir özelliği not etmek isteriz. Artık editörden bir URL linki eklediğinizde o sitenin faviconu otomatik olarak çekildecek ve sol başında gösterilecektir. Aşağıdaki örnekler gibi:

 

Clipboard01.jpg