Nikoteen

Askerlik anıları

Tavsiye Edilen İletiler

Nikoteen

Benim öyle klasik kalıba uyan bir anım yok aslında fakat beni çok etkileyen ve o etkisi hâlen hayatımda bilfiil devam eden bir hatıram var ve bu hatıramın hikâyesini paylaşmak istedim sizlerle.

Askerliğimi Adıyaman/ Gölbaşı/ Harmanlı Dağ Karakolunda yaptım, acemiliğim Safranbolu 125. Jandarma Eğitim Alayı'ndaydı. Acemiliğimizin 3.haftasında meslek seçimleri başlamıştı tabii hepimiz bir meslekte listeye seçilip o acemilik denen cehennemden kurtulma heyecanı ve gerilimi içerisinde. Neyse uzun uzun anlatmayayım, bölümünü bitirdiğim meslekten gelen bir soruyu,ki bildiğim de bir soruydu, yanlış cevapladım ve o meslek gurubuna dahil olacak son beş kişi arasından elendim kalan dört kişi listeye yazıldı ve yemin töreninden önce basıp gittiler :) Panikten, yaz güneşi altında sabah 8'den öğlen 3'e kadar bekliyor olmaktan ve en çokta tabii psikolojik dengesizlikten dolayı kendimden emin olamamam sonucu yanlış cevapladığım soru sonrasında cidden kısa süreli bir kriz yaşadım çünkü bir an önce defolup gitmek istiyordum o yerden. Yapanlar zaten bilir de yapmayanlar için askerliğini, acemi birliği psikolojisi gayet sağlıklı olan birinin dengesini kesinlikle çok kolay bozabilecek bir yerdir arkadaşlar. Bundaki faktör herkes hatta her şey olabilir, sadece komutanlar ve alınan zorlu eğitimler olarak düşünmeyin yani. 

Neyse meslek seçimleri bitti akşama doğru içimde bir huzur oluştu, aha dedim yine Allah'ın kanunları işlemeye başladı; çok üzdüm kendimi ve şimdi bilinç altım ya da ne olduğunu bile bilmediğim bir mekanizma beni avutmaya çalışıyor ve plaseboyu basıyor damarıma damarıma diye düşünerek o tahmini yarım saat kadar sürmüş olan huzurun da içine etmeyi başardım "üstün bilinç üstümle" :61:


Gel zaman git zaman tabii ustalık yerlerimiz belli oldu usta askerliğe başladık, neyseki tim olarak gitmiştik bir de o yere alışmakta çok sıkıntı çekmedik çünkü jandarma özel asayiş timi 17 kişidir ve hepsi acemilikten olduğu gibi direk usta birliğine geçer aynı kadroyla. Tabii zamanla nöbetler de başladı, ortama artık iyice ısınıp alıştık ki bir gece nöbetinde kulübemin önüne bir köpek geldi. Allah'ımmm, nasılda tatlı bir şey! Oldum olası severim zaten köpekleri hem de korktuğum hâlde (evet, küçükken beni bir köpek ısırmıştı büyük ihtimâl o yüzden korka korka uzaktan izleyerek severdim). Neyse tabii köpeğin karakol köpeğini olduğunu tahmin edebiliyorum dağın başında alman çoban kurdunun işi ne, fakat karakolun arka kısmında kalan köpeklerin barındığı yere hiç gitmemiştim hatta karakol içinde gündüz ve gece devriye atan Alex'le bile pek samimi olmamaya çalışmıştım teskere alınca ayrılmak zor gelir diye, zaten yeterince ayrılıklar yaşadığım bir dönemdeydim en azından zorlu olmasındı... (Bu arada o kamuflajı giyince üstünüze inanın köpek korkusu falan kalmıyor, ben köpek korkumu askerde atlattım meselâ, hani öyle iki metre ötemde geçen köpek olunca adam kesiyorlarmış gibi bağırmıyordum tabii ki bazı bayanların maalesef yaptığı gibi ama yakınımdan geçerse bir köpek uzak durmaya çalışıyordum o derecede bir korkuydu yani)

İlk nöbetlere çıktığınız zamanlar gece 2-4 nöbetlerini hiç unutmazsınız çünkü zaten bir yalnızlık psikolojisi hüküm sürmektedir bünyenizde ve 2-4 nöbetinde bu hakimiyet şaha kalkar çünkü gece çavuşu bile o saatlerde uyuyor olur 4-6 nöbetinde ise genelde siz de uyuyor olduğunuz için onu pek hatırlamazsınız zaten ekmek arabasının sesine uyanır nöbetçiler :) Neyse işte o an, böyle bi nasıl desem, kabuğumu açmak istedim ya nizamiye kapısının demirliklerinden burnunu uzatmış beni koklamaya çalışıyor, sevmek istedim, ne olacak dedim bir kere sevmekle kanıma karışmaz ya ve çömelip yere G-3'ü omzuma dayadım hafifçe kafasını okşadım hemen ardından patisini uzattı kerata tuttum sonra baktım Alex (Karakolun dominant köpeği) geldi yanımıza dışarı çıkmak istiyor zaten geceleri salıyorduk etrafta devriye atıyordu karakol etrafındaki ağaçlık alanda nasılsa içeride kalmış, açtım kapıyı koşa oynaya uzaklaştılar.

Bir gün dedim gideyim şu köpeklerin olduğu yere (düşünün 2-3 ay olmuş ben daha karakolun o kısmına hiç gitmemişim sırf köpekleri çok severim de ayrılması zor olur diye) (Alex'i sorarsanız emin olun sevilecek bir yanı yoktu :) Haa aramıyor muyum? Arıyorum valla)

Neyse gittim, tamda öğle yemeği sonrasıydı baktım tavuk butu vardı yemekte boş bir yoğurt kovasına kemikleri koyardık köpekler yesin diye, giderken dedim onu da alayım.

Kovayla arka bahçeye girer girmez ilk o sevdiğim köpeği gördüm, uzunca bir zincire bağlı kovaya hücum ediyor, yırtıyor kendini hayvancağız ya parçalayacak koydum hemen kovayı önüne bir iki tane yedi gözlerime bakıyor havlıyor, bir sağa bir sola koşuyor. Panikledim bir derdi var hissediyorum ama anlayamadım başta sonra bakındım etrafa tüm köpekler salınık bir tek bu bağlı. Salamadım tabii, komutan korkusu böyle bir şey. Köpek bassa gitse, hesabını vermezsin. Sonradan akıl ettim ki hayvan susuz kalmış koşa koşa gittim bir kova da su getirdim hiç unutmam 10litrelik kovanın yarısını içti hayvan.

Tabii o günden sonra beni bir koruma, sahiplenme içgüdüsü aldı. Her sabah içtimadan önce suyunu kontrol ediyorum. Zamanla boşta kaldıkça arka tarafa gidip suyuyla yemeğiyle değil onunla ilgilenmeye başladım düşünün o taa o zaman fark ettim ki hayvan hamile. Ne kadar uğraşmışsam bağ kurmamak için kovasından yemek kabından başka bişeyine bakmamışım. Hatta dilinin bir ucu da kesilmiş hem de aneztesizisiz bir şekilde tahmin edebilecğeiniz üzere dağ karakolunda. Akrep sokmuş oradaki en eski uzmanın demesine göre (diğer herkes Lady'den sonra gelmiş o karakola)

Eee tabii bu da bana mazeret oldu artık karakol komutanının odasına gidip "Komutanım bu zinciri çözelim, doğurmasına az kalmış, zincir yavrulara falan sarılır Allah korusun ölür gider hesabını veremeyiz." diyebilirdim, dedim de. Plân tuttu neyse, komutan kabul etti bana da dedi sen ilgilen doğumuyla madem o kadar düşünüyorsun. "Emredersiniz komutanım."

Tabii yavrular gelecek beni de heyecan bastı, artık yemesine dikkat etmeliydi öyle çorbaya ekmek basmakla olmaz dedim internetten köpek maması sipariş ettim de karakola getirmek meseleydi aramın iyi olduğu bir komutandan rica ettim sağ olsun kırmadı ilçeye indiği bir gün aldı getirdi neyse yavrular doğru biz bunlara özel yuva yaptık el bebek gül bebek bakıyoruz. Bir zamanlar suyu dahi unutulan köpek bir anda karakolun gözdesi olup çıkıverdi. Tam o sıralar, nedeni, rütbesi mühim değil birine anlık kızıp yumruk atacaktım ki aklıma o köpek ve yavruları geldi artık onlardan ayrılamazdım bu kesinleşmişti ve en ufak bir kavga olayında karakol komutanı beni ilçe jandarmaya postalar, askerliğimi de orada tamamlamak zorunda kalırdım. Sinirden içim içimi yerken o öfkeye yenik düşüp duvara yumruk atmış bulundum iki gün sonra aşırı derecede şiştiğini görünce hastaneye gitmem sonucu öğrendim ki serçe parmağın yumruk kemiğini kırmışım. Tabii askerin kendisine zarar vermesi de suç, bu durumda neler olacağı da belli değil neyseki psikopat biri olmadığımı bilen komutanlar uydurduğum hikayeye karşı çıkmadı ve olayı uzatmadı ama biz Lady ile 1 ay ayrı kaldık, bunu hiç akıl edememiştim. Denetleme olur korkusuyla karakol komutanı karakolda kalmama da izin vermedi mecburen gittim.

 

Gün aşırı hatta bazen günde iki kez Lady ve yavrularını emanet ettiğim arkadşı arıyor durumlarını soruyorum. Gelmeme bir hafta kala "yavrulardan biri öldü abi, Lady'yi görsen nasıl uluyor geceleri" dedi. Anında telefonu kapatıp komutanı aradım erken gelsem olmaz mı dedim burada çok kötü oldum canım sıkılıyor lütfen falan (ki gerçekten de öyleydi hele ki bu haberi duyduktan sonra gelme dese bile gidecektim) neyse olur bir haftadan bir şey olmaz dedi. İlk uçakla Adıyamana gittim (hayatımda ilk kez uçağa bindim).

Hayvanlar karakterli yaratıklar, iradeli yaratıklar vesselam geçen üç gün içinde (bir gün sonrasına bllet bulabildim iki gün de ilçe jandarma da bekletildim) acısı geçmiş gitmiş gibiydi ama ben o zor zamanında yanında olamadığım için kendimi hep kötü hissettim, şu an bile hissediyorum.

 

Neyse uzatmayayım diye diye aslında tasarladığımdan bile çok uzun anlattım ve anlatmadığım da bir çok şey kaldı, nöbetlere çıkarken doldur boşalttan sonra benimle nöbet külübüme gelip birlikte nöbet tutmalarımız (gerçi o kestiriyordu ama:), artık zincirini çözdüğüm için içtimalarda yanıma oturup komutandan azar işitmelerim vs.vs. ama toparlayayım artık;

Teskereme 2 ay kala Lady tekrar hamile kaldı bu arada Alex Lady'nin babasıymış sonradan öğrendik :) Karakolda 17 tane köpek vardı ve aklı başında tek köpek Lady'idi fakat bir tek zincire bağlanmış olan da oydu ne hikmetse, bak hatırladıkça hâlâ delleniyorum. Neyse Lady doğurdu yavruların sütten kesilmesi falan tam işte tezkereme denk geliyor. Lady yavrularından ayırmak istemiyorum ama zaten ayrılacak ilk yavrularını karakol komutanı hep koruyuculara dağıttı, hatta ben kısmen biraz yakında olan bir yavrusunu görmesi için aldım bunu saatlerce yürüdüm, izinsiz kaçak göçek bildiğiniz firari statüsünde gördü yavrusunu iki kere yaladı yarım saat boyunca bir daha yüzüne bile bakmadı döndük geldik :) Ben de seviniyorum görücek yavrusunu sevinçten delirecek falan diye ahh Lady ahh :16:

Lady bana verirler mi vermezler mi hiç soran yok tabii, vermezseler de kaçırırım, umrum olmaz... Önce bir araç ayarlıyayım da gerisi kolay... Nakliyatçı aradım dört tane biri dışındakiler hiç tanaşmadı onun da açıkçası yanaşma nedeni paraydı sanırım diğer üçü yanaşmayınca dördüncüye cebimdeki tüm parayı teklif ettim ama para da her şeyi çözmüyor en azından 750tl gibi bir para çözmüyor iki hafta kala aradı nakliyatçı ben gelemeyeceğim dedi neden abi? Yaa nakliyat yapacağım yere çok ters falan filan siz siz olun nakliyatçılara asla güvenmeyin rotası üzerinde değilseniz yani size geleceği yoldan alabileceği başka bir iş çıkmazsa asla gelmezlermiş bunu da acı acı tecrübe etmiş olduk.

Ben tabii tükettim umutları hayır tezkeremi aldığım gün basıp gitmeyeceğim tabii ki ama Lady'yi nasıl getireceğim sorun orada... Bursa- Adıyaman araçta uyuma dinlenme sürelerini de katarsak iki günlük yol, ee herkesin işi gücü var. Hangi arkadaşımdan eşimden dostumdan rica edeyim böyle bir şeyi. Uçak deseniz kurallarda yazanlar başka,aradığınızda başka söylüyorlar. Aradığınızda büyük ırk köepekleri almıyoruz ya yavru oalcak ya da küçük ırk olacak diyorlar. Kaldı ki saldırgan tavırlar sergilemeyecek diyorlar, ben o hayvanı alıp ilk kez minnacık bir kafese tıkıcam o an nasıl bir tavır sergileyeceğini kim bilebilir? Zaten onu kafese koymaya da hiç razı gelmiyordu içim. Neyse en son dedim böyle olmayacak otobüs firmasıyla görüştüm, evraklarını hazır ederseniz götürürüz dediler evraklarını sordum Lady'nin geçmişini bilen o uzmana o da eski karakol komutanını aramımı, Lady'nin aslında onun köpeği olduğunu söyledi. Aradım konuştuk, nasıl sevdiğimi anlattım uzun uzun zaten ikna oldu, şansıma da biz geldikten iki hafta sonra tayini çıkan ve Lady'nin asıl sahibi olan bu eski karakol komutanımızın tayini benim oturduğum yere 40dk uzaklıkta o da dedi ki sen bir erkek bir dişi yavrusunu da al gelirken buradaki karakola alayım ben de onları, ben evraklarını hazırlayacağım dedi.

Benim içim hâlâ rahat değil ama çünkü otobüsün bagaj kısmında gidecek ve bu köpek daha önce Karakol dışına hiç çıkmamış bırakın arabayı, bagajda gitmeyi... Hayvanlar için olan yol ilaçlarını diyorsanız iki veteriner aradım ikisi de tavsiye etmedi etkisi iki saat zaten dedi iki saatte bir yapabilecek misin dedi, yapsan bile 16 saatlik yol için 8 iğne istenmeyen yan etkiler gösterebilir dedi. Neyse ben tam Lady'y,i beni ve yavrularını içine alacak ebatlarda otobüs bagajına sığacak, tahtadan bir üstü açık kafes yapıyorum arkadaşlarla beraber ki sonradan bir arkadaşın tavsiyesini deneyeyim bir de ne kaybederim ki dedim. 


Blablacar'ı dene demişti. Fakat ben ihtimalleri pek olası görmemiştim. Yani cümle değişik oldu ama şunu demek istiyorum; Hem Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinin Harmanlı köyü yuakrısındaki dağ karakoluna gelebilecek, hem de oradan Bursa'ya gidiyor olacak ve tüm bunları tam olarak tezkere tarihim olan 5 Mayıs'ta yapıyor olacak. İmkânı yoktu yaa... Ama oldu, 5 değil de 6 Mayıs'ta Bursa'ya değil de İstanbul'a giden biri vardı koltuk başına 70tl istiyordu ben kendisine ben direkt 450tl teklif ettim ekstra yol ve araç temizliği için. Sağ olsun kabul etti üstelik veterinerlik öğrencisi çıktı arkadaş ona da ayrı bir sevindim, hâlâ dua ederim sana Yusuf, sen olmasaydın ne yapardım hiç bilmiyorum, bilmek de istemiyorum :)

 

O gün meslek seçimleri bittiği akşam içimi kaplayan huzur bana ne düşündürmüştü biliyor musunuz? Gideceğim yerde bana ihtiyacı olan, ve çok uzun süredir beni bekleyen biri olduğunu hissetmiştim, şahidim Allah. İşte benim askerlik hatıram da böyle, bir kaç da görsel ekledim karakol kapısı önünde beni nasıl beklediğini gösteren, zincirine bağlı bir şekilde 4.5yıldır kaldığı yuvasını gösteren, kazan dairesine indiğimde dışarıdan sesimi duyup kafasını pencereden uzatan hâllerini, insanların dünyasını ilk kez görüşünü gösteren, vs. vs. Umarım askerlik anım zamanınızdan yememiştir B|
DSC_0158.th.jpg
http://www.hizliresimyukle.com/image/GkcHq
http://www.hizliresimyukle.com/image/Gktn6
http://www.hizliresimyukle.com/image/Gk7Db
http://www.hizliresimyukle.com/image/Gk0b5
http://www.hizliresimyukle.com/image/Gkm31
http://www.hizliresimyukle.com/image/GkQWJ
http://www.hizliresimyukle.com/image/GkS2i
http://www.hizliresimyukle.com/image/Gkdg9
http://www.hizliresimyukle.com/image/GkyQo
http://www.hizliresimyukle.com/image/GkTVP
http://www.hizliresimyukle.com/image/GkfnV


 

tarihinde Nikoteen tarafından düzenlendi
  • Beğeni 4

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
TheodoreDogg

Gayet güzel ve hoş bir anı olmuş. Ellerinize sağlık.

 

Fotoğraflar açılmıyor bu arada.

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
baskentliyimben

bende adıyaman merkezde idim hocam adıyaman e tipi kapalı cezavinde jandarma idim devren kaç acaba ben 79/2 yaptım acemilik kütahya idi :)

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
RyK

Bende bu hikayeyi arada dinlerim bu dayinin hikayesi baya komik.:foleyo:

 

 

  • Haha 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
The Black

Şuda çok iyidir. argo içerir.

 

 

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Nikoteen
baskentliyimben, 18.08.2017 - 13:33 tarihinde yazdı:

bende adıyaman merkezde idim hocam adıyaman e tipi kapalı cezavinde jandarma idim devren kaç acaba ben 79/2 yaptım acemilik kütahya idi :)

 vallahi devremi hatirlamiyorum yasimdan cok cok sonra gittim askere 95/2 gibi hatirliyorum ama hic emin degilim :) soz etiginiz yer il jandarmanin hemen yanindaki ceza evi sanirim ? Ilceye dagitimimiz yapilmadan once bir kac gun kalmistik orada o zaman gormustum mahkumlarin voleybol oynadiklari, nobet kulelerinden görünebilen bir yeri vardi ceza evinin.

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
TheodoreDogg

Bir laf var. Tam olarak söyleyemem burada ama ''En iyi askerliğin ....'' diye. Bilen bilir. Neyse.

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş

Yorum yazmak için hesap oluşturun veya oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.