Jump to content
byaydin

Yaşlı Gözler (1967)

Tavsiye Edilen İletiler

byaydin    1
byaydin
Yasli gözler
  6.9/10
  /10
  • Ülke
    Türkiye
  • Tür
    Dram
  • Dil
    Türkçe
  • Süre
    dk

IMDb ID tt0431472

 

Yaşlı Gözler 1967

 

yasli_gozler_1967.jpg

 

Filmimiz artık yaşı başını almış 40 yıllık evli 5 çocuklu Ümran ve Ferit in salonunda başlamaktadır..Ferit 4 çocuğunu eve toplamış ( bir çocukları mersinde gelememiş ) hayatlarında mecburi bir değişiklik yapmak zorunda olduğunu ve bu değişikliğinde mutlaka çocuklarında haberdar olmasını istemiştir..

 

Çocuklar ısrarla babacım neden bizi bugün buraya toparladın ne var neler oluyor diye sorar. Babası da lafı uzatmadan durumu anlatır.4 yıldır çalışmadığını ve 4 yıl önce son kızının düğünü için evini ipotek etiğini ve 4 yıldır hiç çalışamadığı için, geri ödeyemediğini ve sonunda bankanın eve el koyduğunu anlatır. Banka 6 ay önce haber vermiştir. Çocukları en azından 6 ayımız daha var bir yolunu buluruz dese de Ferit bey, önümüzdeki salı günü 6 doluyor diyor..Çocuklar ani bir şok yaşar ne yapabiliriz diye düşünürken Ferit bey, Küçük bir ev, hatta tek göz bir ev olsa yeter bize. Zaten ev çok büyük annenizde çok yaşlandı ancak eve yetişir dese bile çocukları aralarında tartışmaya başlar biri bende para yok, biri kocam çalışmıyor , biri evde 2 çocuk var gibi bahaneler üretirken Ferit bey,

 

yasli-gozler-1967-film2.jpg


-Ne tuhaf biz ikimiz beşinize bakabildik te siz beşiniz ikimize bakamıyorsunuz.
der ve mutfağa ümran hanımın yanına gider..Mutfakta ümran hanım olanları duymuş ağlıyordur, Ferit bey bunu fark ettiğinden işi şakaya vurur ama ne olmuş yemeğin bir kısmını yaktıysan buna ağlanır mı der ver Ümran hanımı teselli eder...
Çocuklar aralarında konuşurken bir çözüm bulurlar. Çözüm Anne nin büyük oğlu Faruk ta Babanın ise Handan da kalmasıdır..Bu 6 ay sonra Necla kocasını ikna edip anne veya babasını hatta ikisinin de yanına alabileceğini söyler...Kısacası Anne ve babayı birbirinden ayırırlar..
Anne Büyük oğlu Faruk un evinde Torunu fundanın odasında kalır, ama funda bundan çok rahatsızdır. Bunun sebebi, odasını babaannesi ile paylaşmasındandır.

 

Faruk un evinde bir akşam arkadaşlarının gelip oyun oynayacaklarından annelerini evden uzaklaştırmaya çalışırlar ve Faruk Kardeşi Neclayı arar bu gece ev çok kalabalık annem rahatsız olur 1 geceliğine sizde kalabilir mi der. 

resim


Necla telefonda bu gece tiyatroya gideceğini ve mümkün olmayacağını anlatır, neclanın kocası da neclaya kızar, Asla ne annen ne baban bu evde kalabilir ben seninle evlendim annenle babanla değil der. Akşam olur ev kalabalıklaşır Ümran hanım iyi niyetinle tüm gelenlere iyi akşamlar diler bir köşeye oturur ve oyun oynayanlara konuşmaya başlar ve insanlar rahatsız olur..

 

Faruk un eşi durumdan rahatsız olur kızı fundanın yanına gider ve onu sinemaya götürmesini ister. Ümran hanıma, Anne funda sinemaya gitmek istiyor ama tek 
başına gönderemem sen götürü müsün der Ümran hanımda sana yardımcı olacaksa elbette kızım der ve torunu ile sinemaya gider.Ancak torunu funda biletleri farklı yerlerde alır ve babaannesini sinemada eker sevgilisiyle buluşmaya gider..

 

Film bittiğinde ümran hanım torununu ararken bir bakar Torunu funda bir arabadan iner ve sinemaya gelir. Babaanne anlar ve çok üzülür, Fundaya gördüğünü anlatır funda da Lütfen anneme söyleme 
babaanne söz bi daha yapmayacağım der..Eve geldiğinde ümran hanım salona gider ve gene çok konuşarak insanları rahatsız der ve o sırada telefon çalar. Arayan Ferit beydir. Telefonla konuşurken misafirler ister istemez Ümran hanımın telefon konuşmasını duyar ve üzülürler..Sabah olur ve sahne bu sefer Ferit beyin evinde başlar..
Kızı Handan kahvaltı hazırlarken babasının hala kahvaltıya gelmediği bahçede olduğunu öğrenir 

-Herkese ayrı ayrı kahvaltımı hazırlayacağım, geçen günde gözlük camını kırdı bana 40 liraya mal oldu zengin değilim ki ben
diye dır dır eder. Handan ın kocası bırak babanla uğraşmayı ne istiyorsun şu adamdan kendi halinde takılıyor işte kime ne zararı var der..
Dışarıda Postacı, Ferit beye eşi ümran hanımdan mektup getirir. Cebinden gözlüğünü çıkartır tam okuyacakken kızı handan gelir ve "Baba" diye bağırır Ferit bey korkar ve elinden gözlüğü düşürür ve kırar.. Handan ise gitti gene 40 lira der..

 

Masaya otururlar . 
-Seninle uğraşamıyorum gene gözlük camını kırdın zengin miyim ben, çocuk gibisin 
Handan hala dırdır etmektedir. Handan ın okula giden oğlu sorar
-Anne bana 30 lira verecektin Atlas alacaktım
-Daha sonra alırsın başka cereme çıktı şimdi
Ferit bey bu duruma üzülür
-Bakıyorum evde ufacık bir hareketim evde facia yaratıyor, gözlüklerimi kırdın diye coşkunu neredeyse mektepten alacaksın
-Her gün bir hadise çıkıyor
-Sen benim evimde 20 yıl kaldın hiç bu kadar gürültü yapmadım
-sebebiyet vermemişimdir de ondan
-Öyle mi sanıyorsun, Hafızan çok kıtmış küçük hanım. Mahalledeki bütün delikanlılarla kırıştırmak pek mi hoşuma gidiyordu sanki. 
Ahmet ile sinemaya gideyim mi, Mehmet ile denize gideyim mi ya gece yarıları eve dönmeler. 
Ama biz hep sustuk bunlara. Nasıl? Cevap veremiyorsun değil mi. Hele adını sanını bilemediğim adamlarla Yalovalara gitmeler. 
Mahalledeki dedikoduları susturduğumu bir ben bilirim

 

Handan ın kocası, Handan a döner
-Vay var var bunlardan haberim yoktu hiç
-Canım senden önceki hadise bunlar. Gözlüğüm kırıldı diye kıyamet kopardın değil mi , Ama ben sana az masraf etmedim
-Peki peki keselim artık
-Keselim dimi biz söyledik mi acı geliyor. Ama senin dilin bir karış. Annene telefon edebilmek için paltomu sattım diye kıyamet kopardın, Yok konu komşu ne dermiş..

Aynı sırada Ümran hanım Görüşmek için Faruk un ofisine gider sebebi ise Faruk un doğum günüdür.Ama faruk toplantıdan çıkamaz. Sekretere diğer kardeşini aratıp onu yemeğe götürmesini ister.O sırada patronu gelir ve faruk u yanına çağırır faruk hemen gelir, patronu anlaşma yapmak istediği firma için tüyo verirken annesi de dinler ve faruk mecburen annesini tanıştırır..Aynı anda faruk un kardeşi de annesini yemeğe çıkarmak için gelir..Ümran hanım faruk u öper doğum günün kutlu olsun oğlum şu mendili sana yaptım buraya getirdim 
gelirken çok otobüs değiştirdiği söyler .. 
Faruk kızar 
-neden bir taksiye binmedin anne 
-sadece 3 liram vardı
-sana gecen gün 50 lira verdim ya anne
-Onu babana yolladım
-O senin harçlığındı anne ne diye babama yolladın
-Yeni bir gömlek alsın diye, temiz giyinirse iş bulmasına yardımcı olur diye düşündüm.. der çıkar
Bu sırada tüm konuşulanları faruk un patronu duyar

 

yasli-gozler-1967-film_1.jpg


-Çok tatlı bir annen var
-Öyle çok iyidir
-Sen ona iyi davranmıyorsun
-Anlamadım
-Gayet iyi anladın, ona layık olduğu sevgiyi göstermiyorsun
-Elimden geldiği kadar hoş tutuyorum
-Hayır, Ben gözlerimle gördüm, Halbuki çok iyi bir annen var.
Bir de benim oğlumu görsen. Baba karşı ne kadar iyi ne kadar saygılıdır
-biliyorum patron ama, 5 milyonlu bir servetiniz olmasaydı acaba gene iyi davranır mıydı dersiniz.
-Faruk, eğer annen zengin olsaydı ona davranışların değişir miydi
-Bilmem. Ama bildiğim bir şey var. Zengin çocukları babalarına karşı her zaman iyi davranırlar..

Sahnemiz gene değişir Ferit bey o çevrede bulunan kitapçı arkadaşına gider..Sohbet etmeye başlarlar gözlüğünün camının gene kırıldığını söyler Arkadaşı da
-Senin handan gene kıyameti koparmıştır 
der.
Ferit bey de kızına toz kondurmak istemez 
-Sen handanı bir benden dinliyorsun aslında kalbi temizdir iyi kızdır, belki bende de biraz kabahat vardır. 
Çocuklarımın hepsi iyidir onlarla iftihar ediyorum başımı ağrıtmadılar hiç.
-Benimkilerde başımı ağrıtmazlar, çünkü uzak dururuz birbirimize, ne ben onlara ne onlar bana karışır..
3-5 kuruşum var, dükkanım var, şadan ım var arada sırada ud da çalıyorum ne bekleyebilirim bu yaştan sonra
-Benim hayatımda seninkiyle aynı. Sadece dükkanım yok.. Karım 300Km ötede.. haa bide ut da çalmıyorum
-Biliyor musun bazen düşünüyorum da şu çocuklar hiç büyümeseler diyorum
-Al benden de o kadar. Eğer iyi yetiştiremezsen senden utanır
iyi yetiştirip yüksek okullara yollarsan gene senden utanırlar..

 

Ferit bey arkadaşına gözlüğünün kırıldığı için okuyamadığı Eşimden gelen mektubu okumasını rica eder..
Arkadaşı mektubu okurken bu sevimli karı-kocanın ne kadar birbirine aşık olduğunu görünce mektubu ağlaya ağlaya okur...
ve ferit bey kitapçıdan ayrılır...
Kitapçı da okuduğu mektuptan etkilenir, üst kata çıkar ve Şadan diye karısına seslenir karısı ne var deyince bir şey yok sesini duymak istedim der...

Ertesi gün Ferit bey biraz rahatsızlanır. O sırada Handan ın kocası Handanı yanına çağırır
-Anneni çağıralım mı dersin, Üzülüyorum babanın haline 
-Bende üzülüyorum ama yerimiz yok, Annem gelirse ayrılmak istemezler ikisi birden kalırlar başıma.

 

yasli-gozler-1967-film.jpg
Aynı esnada Faruk un kızı kaybolmuştur ve haber alamamaktadırlar. Eve telefon gelir arayan Ferit beyin Kitapçı arkadaşıdır ve Ferit beyin rahatsızlandığını haber verir ve gelmesini söyler..Ümran hanım telaşlı bir şekilde evden çıkar ama hiç parası yoktur. Vardığında biletçiye yalvarsa da bilet almaz, parası olmadığı için de geri dönemez tren garında kalır.. 
Oğluna telefon açtırır ve kendisini buradan almasını ister..Faruk sekreterini yollar annesini aldırtır o sırada ofise eniştesi Memduh ofise gelir ve önümüzdeki 6 ay kayın validesinin başına kalacağı için çözüm bulduğunu yaşlılar yurduna göndermek istediğini söyler..Faruk , memduh a biz anamıza da babamıza da bakarız der ve memduh u ofisten kovar..
Faruk eve gittiğinde durum farklı değildir artık eşi de annesini evde istemez bir çözüm bulmasını söyler.

 

Bir kaç gün sonra Ümran hanım eşinden gelen bir mektup var mı diye eve gelen mektupları kontrol ederken Darülaceze Müdürlüğünden gelen mektubu görür ve durumu hemen anlar..
Faruk eve geldiğinde baş başa kalırlar..Ümran hanım babasıyla konuştuğunu artık iyileştiğini söyler. Faruk ta babasına buranın havalarının iyi gelmediğini diğer kardeşini Ayten in yanına Mersine yollayacaklarını söyler. Ümran hanım çok üzülür..

-Anneciğim, Asılında beraber gitmeniz gerekiyor ama Ayten istemiyor
-Babanızı alsın kafi, Ben dayanıklıyım. Demek yakında gidecek. Vedalaşmak için görebilecek miyim
-Evet
Ve bu arada Faruk annesine yaşlılar yurdu konusu açmak istediği için konuşmak ister. Annesi durumu anlar ve ondan önce konuşmak istediğini söyler..

 

-Kusura bakmayın ama ben bu evde rahat değilim, gündüzleri yanlış başıma kalıyor sıkılıyorum, 
akranım yok. Şöyle diyorum kendi yaşımdaki insanların arasında olsam, yaşlı insanları barındıran yerler varmış, oraya gitsem?.. 
-Anne
-Bırak sözümü bitireyim.. İyi bir yer orası.. Hem kendime arkadaşta bulurum
bi ara babanla tekrar bir araya gelebileceğim içini ümitlenmiştim, ama anlıyorum bu imkansız, onun için bırakın oraya gideyim..
Böyle bir teklifte bulunmayacağınızı bildiğim için size ben teklif ediyorum..
Burada Annesi , Faruk un böylesine bir teklifle bulunup kendisini suçlu hissetmesini istememiştir.Ardından ekler..
-Bundan babanıza söz etmeyin. Bende bir şey söylemeyeceğim. Şimdiye kadar ondan hiç bir şey gizlemedim ilk defa ondan bir şey gizleyeceğim. 
Burada kaldığımı bilsin, mektup gelirse siz bana getirirsiniz..
Faruk bulunduğu durumdan darmadağın olmuştur..Ertesi gün artık Ümran hanım belki de son defa hayat arkadaşını görmek için buluşurlar..
Saat 22:00 de treni kalkacaktır 5 saat boyunca birlikte zaman geçirirler..



Filmde ki oyuncuların ağırlığı ve filimi çok daha güzel hale getiriyor..
Kim kimdir derseniz;

Ferit bey ( baba ) Cüneyt Gökçer 
Ümran hanım ( Anne ) Yıldız Kenter
Kitapçı > Münir özkul
Doktor > Kayhan yıldızoğlu
Patron > Rıza Tüzün
Erol > Suphi kaner
Faruk > Önder Somer
Memduh (Neclanın kocası)> Senih Okan
Handan > Mualla Kavur
Leyla > Nedred Güvenç
Funda > Funda Anapa
Ziver (Handan ın kocası )> Talat Gözbak
Postacı > Faik Coşkun 
Necla > Tolga Tigin

Günümüzdeki hem oyuncuyum diye dolanan bir çok oyuncuya hem de bazı hayırsız çocuklara ders niteliğinde bir filmdir..

Film Dudly Nichols'un yazdığı bir "sahne oyunundan" uyarlanmıştır.. Aynı isimde "Avni Dilligil" in yönetmenliğinde bir film daha vardır ancak sadece isim benzerliğidir..Bu senaryo sadece Ertem Eğilmez tarafından beyazperdeye taşınmıştır. Bu da o yıllarda yönetmenlerimizin dönem imkansızlıklarına rağmen nerelerden neler çıkartmış sinema için nasıl özveriyle çalıştığının kanıtıdır.

 

Ayrıca şunları da yazma gereğini hissettim;

Türk sinemasında birçok film ön plana çıktığı gibi bi o kadar hatta daha fazlası unutulmuş, gizli kalmış yada hiç değerini alamayan yapımlar vardır..
Bunun en büyük sebebi toplumuzun sadece Kemal sunal ile güldüğü, Adile naşit, Münir özkullu Filmlerle ağladığımızdan fazla detaya girmek istemediğimiz ve araştırmamızdan kaynaklanmaktadır..
Türk sinemasında başladığımız günden, bu güne kadar ortalama 15.000 civarı film çekilmiştir. Emin olun bunun eksiği var fazlası yoktur.. 2010 yılında 12.000 film bilgisine kadar ulaşabildim..4300 kadarına da bire bir elde edebildim.. Yazılmış hangi kitabı okursanız okuyun araştırışsanız araştırın, Türk sinemasında bilgili olan kime sorarsanız sorun sayı bunu aşmıyor. Kitapların hiç birinde asla net rakam asla verilememiştir.Bugün sinemamızda ulaşabildiğimiz film sayısı ancak 6000-6500 civarıdır. Buna bugün bizlerin ulaşması biraz güç ancak yetkili kişileri ulaşabileceği sayı ortalama bu civardadır..


Türker İnanoğlu ustamızın geçtiğimiz senelerde çıkartmış oluğu 5555 Afişe kitabında bu filmlerin bazılarını görebiliyoruz..50 li yıllarda film şeritleri çok maliyetli olduğu için kopyalanmamış ve yok olan filmlerin büyük bir çoğunluğu 1959’da Sütlüce’deki film deposunda çıkan yangında yok olmuştur. Bunun yanında 80li yıllarda da birçok film in devlet eliyle sakıncalı görünüp yok edildiğini biliyoruz.80 li yıllarda devletin yok ettiği filmlerin bazılarına o yıllarda teknolojinin biraz daha ilerlemiş olduğu için Kişisel arşivlerden bu filmlere ulaşabiliyoruz..Kaynak gösterilen Sinematurk sitesinde bugün 14.000 e yakın film bilgisi vardı, ancak bunu bilgili bir şekilde araştırdığınız zaman farkına varıyorsunuz ki 1500-2000 film ya mükerrer ya da 1 filmin o yıllarda bazı filmlerin 2-3 adının olmasından kaynaklanmadır..
Bugün buraya yazma gereği duydum, her ne kadar Türk sinemasını bazı izleyenler basit, başarısız, yapay olarak görse de bizden bir parça olduğunu unutmasın. Araştırdığınızda o kadar güzel yapımlara rastlıyorsunuz ki emin olun Bazıları o yılların imkânsızlıkları ve devlet engellerine rağmen biraz araştırıp, ön yargısız izlerseniz Fransız, italyan filmlerinden çok daha başarılı yapımları bulabilirsiniz.

tarihinde hasangdr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş

Yorum yazmak için hesap oluşturun veya oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap


  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

Hakkımızda

2004 yılında Divxplanet domain adıyla başlayan gelenek, daha sonra altyazi.org ve şimdi de planetdp.org olarak devam ediyor. Türkiye'de popülizm tuzağına düşmeden, tüm sinemaseverlerin uğrak noktası, kaliteli çeviri geleneğinin adresi planetdp.org

 

Yenilenen Site ve forum yapısı, her gün geliştirilen portal ve altyazı veritabanı, kullanıcıların katılımı ve yönetimin desteği ile kısa sürede sinemaseverlerin beğenisini kazandı. Siz üyelerimizden gelen görüş ve eleştirilerle sistemi maksimum fayda sağlayacak şekilde dizayn etmeye devam ediyoruz.

    Yöneticilerimiz

  • mnfc
    mnfc *Admin
  • awalanche
    awalanche Admin
  • SABRE
    SABRE Admin
  • Putte
    Putte *Admin
  • Emre
    Emre Admin
  • yoruk
    yoruk Admin
  • Tuğrul Akça
    Tuğrul Akça Admin

Bizi takip Edin

Haberler

FACEBOOK

TWITTER

×