kizancik

En Sevdiğiniz / Unutamadığımız Replikler?

Tavsiye Edilen İletiler

MERNEPTAH

Oklarımız güneşi kapatacak. - O zaman bizde gölgede savaşırız  300 sparta :D

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
vordach

Masum dizisinden...

- Baba

- Baba'nın a. koyayım

:oleyo::oleyo:

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Marvoldo Riddle

Neden gözlerin kapalı yürüyorsun?
Çünkü bütün yolları ezberledim.
Ama düşebilirsin.
Bütün düşüşleri de ezberledim.

Dancer in the Dark

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
pckolog

Masumiyet (1997) - Bekir

- Çocuk neden sakat abi?
- Doğuştan... Doğuştan denmez aslında. Hamileyken babasından ağır bir dayak yemiş.
- Babası nerede?
- Sinop’ta.
- Hapishanedeki? Geçen gün Uğur ablayı hapishaneye giderken gördüm.
- Sevgilisi.
- Onun için mi bu şehirdesiniz? Sen..?
- Uzun hikâye, karışık... Bu kaltakla aynı mahallede büyüdük. Mevlanakapı’da. Babası zabıtaydı. Alkolik hasta bir adamdı rahmetli, erkenden de gitti zaten. Bu anasıyla yoksul, perişan. Bizim tuzumuz kuruydu, hacı babam yapmış bir şeyler... Bir de Zagor vardı. Bizim eski evin kiracısının oğlu. Babası filmciydi Yeşilçam'da. Cepçilik, arpacılık, her yol vardı itte. Ama sevimli, yakışıklı oğlandı. Bizimkine âşık etmiş kendini. Ben efendi oğlanım, okul mokul takılıyorum o zamanlar. Öylece büyüdük gittik işte. Ne bok varsa hep askerliği beklerdim. Dört sene kaldı, üç sene kaldı... Sonunda o da geldi gittik. Bizde de herkes bunu bekliyormuş; gelir gelmez yapıştılar yakama. Ev düzüldü, kız bulundu, çeyiz falan filan... Nikâhlandık. İki taksi bir dükkân verdi peder.

Dükkânda koltuk moltuk satardım. Bir gün bu orospu çıkageldi. Hiç unutmam, görür görmez cız etti içim. Böyle basma bir etek, dizine kadar; çorap yok. Üstünde açık bir bluz, saçlar maçlar... Pırlanta anlayacağın. Şunun bunun fiyatını sordu, dalga geçti benimle. Kanıma girdi o gün. Tabii taktım ben bunu kafaya. Ertesi gün bir soruşturma... Dediklerine göre yemeyen kalmamış mahallede ama asıl Zagor’a kesikmiş. Zagor’da kaftiden içeride o sıra. Bir gün süslenmiş püslenmiş, zırt geçti dükkânın önünden. Yazıldım peşine! Tuhafiyeciye girdi, pastaneden çıktı, minibüs otobüs, geldik Sağmalcılar’a... Benim içimde bir sıkıntı. İşi anladım tabii: Zagor’u ziyarete gidiyor. Bir tuhaf oldum. Piçi de kıskandım. Uzatmayalım, çaresiz evlendik ötekiyle.

O ara Zagor içeriden çıktı. Sonra bir duyduk; kaçmış bunlar. Altı ay mı bir sene mi kayıp. Hep rüyalarıma girerdi orospu. O gün dükkâna gelişini hiç unutamadım. Benimkine bile dokunamaz oldum. Sonra bir daha duyduk ki iki kişiyi deşmiş Zagor; biri polis, ikisinin de gırtlağını kesmiş. Karakolda beş gün beş gece işkence buna. Arkadaşlarının öcünü alıyorlar. Kaltağa da öyle... Önce öldü dediler Zagor’a, sonra komalık. Ankara’da oluyor bunlar. Bizimki bir gün çıkageldi mahalleye. Zagor içeride, en iyisinden müebbet. Bir sabah dükkâna geldim, baktım bu oturuyor. Önce tanıyamadım. Anlayınca içim cız etti. Cız etti de ne! Tornavida yemiş gibi oldum. Çökmüş, zayıflamış, bembeyaz bir surat... Ama bu sefer başka güzel orospu. Oranın şarkıları gibi. Kalktı böyle, dimdik konuşmaya başladı. Dedi, "Para lazım, çok para." Zagor’a avukat tutacakmış. "İleride öderim," dedi. Esnafız ya bizde, “Nasıl?” diye sormuş bulunduk. "Orospuluk yaparım," dedi, "İstersen metresin olurum." İçime bir şey oturdu, ağlamaya başladım, ama ne ağlamak! İşte o gün bir inandım orospuya, tam yirmi yıl geçti.

Uzatmayalım, Zagor’a müebbet verdiler. Ama rahat durmaz ki piç! Ha birini şişledi, ha firara teşebbüs; o şehir senin bu şehir benim, cezaevlerini gezip duruyor. Orospu da peşinden. Sonunda dayanamadım, ben de onun peşinden... Önce dükkân gitti, ardından taksiler. Karı terk etti, peder kapıları kapadı. Yunus gibi aşk uğruna düştük yollara. İş bilmem, zanaat yok. Bu tınmıyor hiç. İlk yıllar ufak kahpeliklere başladı, sonra alıştı. Gözünü yumup yatıyor milletin altına. Gel dönelim diye çok yalvardım. Evlenelim, pederi kandırırım, Zagor’a bakarız... yok! Kancık köpek gibi izini sürüyor itin. Ne yaptı buna anlamadım. Kaç defa dönüp gittim İstanbul’a. Yeminler ettim. Doktorlar, hocalar kâr etmedi. Her seferinde yine peşinde buldum kendimi.

Bir keresinde döndüm, biriyle evlenmiş bu, hamile... Beni abisiyim diye yutturduk herife. Nedense rahatladım, oh dedim, kurtuluyorum. Bu da akıllanmış görünüyor. Yüzü gözü düzelmiş, çocuk diyor başka bir şey demiyor. Sinop’ta oluyor bunlar. Ben de döndüm İstanbul’a. Doğumuna yakın, Zagor bir isyana karışıyor gene. Hemen paketleyip Diyarbakır Cezaevi'ne postalıyorlar. Çok geçmeden bizimki depreşiyor gene; o haliyle kalk git sen Diyarbakır’a, üç gün ortadan kaybol... Herif kafayı yiyor tabii. Dönünce bir dayak buna; eşek sudan gelinceye kadar. Kızın sakatlığı bu yüzden. Sonra çocuğu doğuruyor. Uzun zaman anlaşılmamış. Ortaya çıkınca bir gece esrarı çekip takıyor herife bıçağı. Çocuğu da alıp vın... Diyarbakır’a; Zagor’un peşine. Allahtan herif delikanlı çıkıyor da şikâyet etmiyor.

Ben o ara İstanbul’da taksiden yolumu buluyorum. Epey bir zaman böyle geçti. Yine her gece rüyalarımda bu. Zagor’un Diyarbakır Cezaevi'nde olduğunu duymuştum o sıra. Bir gece bir büyükle eve geldim. Hepsini içtim. Zurnayım tabii. Bir ara gözümü açıp baktım: karlı dağlar geçiyor. Bir daha açtım, başımda bir çocuk: "Kalk abi, Diyarbakır’a geldik," diyor. Baktım, sahiden Diyarbakır’dayım. Bir soruşturma... Kale Mahallesi vardır oranın, bir gecekonduda buldum. Malımı bilmez miyim? Görünce hiç şaşırmadı. Hiç bir şey demedik. O gece oturup düşündüm: "Oğlum Bekir," dedim kendi kendime, "yolu yok, çekeceksin. İsyan etmenin faydası yok. Kaderin böyle, yol belli. Eğ başını, usul usul yürü şimdi." O gün bugün usul usul yürüyorum işte...

tarihinde pckolog tarafından düzenlendi
  • Beğeni 3

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
52 Hertz
Quote

Zayıflık kutsal, güç ise değersizdir. İnsan doğduğunda zayıf ve esnektir. Öldüğünde güçlü ama çürümüştür. Çürümek ve güç, ölümün yoldaşlarıdır. Esneklik ve zayıflık ise varlığın tazeliğini ifade eder. Bundan ötürü sertleşen kaybediyor demektir.

Stalker (1979)'den.. 

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
100000

shutter.island.01.jpg

Arzu ettiğin şeyler, beklemekten vazgeçtiğin anda gerçekleşir. Bu; hayatın ‘sen bakarken soyunamıyorum’ deme şeklidir.

Murphy Kanunu gibidir. Netekim hepimizde dafelarcasını yaşamışızdır.

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
ege

“Günaydın!… Ve olur ya belki sizi göremem; iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler. ” (Truman)

” Gentleman, you can’t fight here. This is war room. ” (President)

 

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
hayhan44

why so serious ?

The Dark Knight (2008)

 

tarihinde hayhan44 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Ryu Hayabusa

V For Vendetta

''Dünyadaki herkesin isteyeceği bir şey biliyorum: Özgürlük!''

''İnsanlar hükümetlerinden değiI, hükümetler insanlarından korkmalıdır.''

Watchmen

''O küçük kızı tanrı öldürmedi. Bedenini parçalayıp köpeklere atan kader değildi. Tanrı o gece yapılanları gördüyse bile umrunda değildi.

Dünyayı böyle yapan tanrı değil biziz.'' (Rorschach)

''Rorschach'ın Günlüğü.
12 Ekim 1985.

Bu sabah sokakta köpek leşi var. Parçalanmış karnında ise lastik izleri. Bu şehir benden korkuyor.Gerçek yüzünü gördüm. Sokaklar içlerinden

kan akan geniş birer oluk. Lağım ağzına kadar dolduğunda ise bütün fareler boğulacak.Seks ve cinayetlerin birikmiş pisliği boğazlarına kadar

geldiğinde bütün fahişeler ve politikacılar "Kurtarın bizi!" diye bağıracak. Ama ben "Hayır!" diyeceğim. Bütün dünya uçurumun kenarında

cehenneme doğru bakıyor. Liberallerin, entelektüellerin ve ağzı iyi laf yapanların hepsi. Ama gün gelecek hepsinin dili tutulacak. Benim ellerimde
bu berbat şehir mezbaha dolusu zeka özürlü gibi inliyor. Ve gece buram buram zina ve şerefsizlik kokuyor. Bu gece New York'ta bir komedyen öldü.'' (Rorschach)

''Şiddet dolu hayatlar şiddetle sona erer.''(Rorschach)

''Hepimiz kuklayız, Laurie. Ben sadece ipleri görebilen bir kuklayım.'' (Dr. Manhattan)

'' Canlı ve ölü insan bedeninde aynı sayıda partikül bulunur. Yapısal olarak hiçbir fark yoktur.'' (Dr. Manhattan)

Batman: Killing Joke

''Benimle diğer insanlar arasında hiçbir fark olmadığını gösterdim. Tüm gereken bir tek kötü gün. Dünya benim olduğum yerden
ancak bu kadar uzakta işte. Sadece tek bir kötü gün.'' (Joker)

 

 


 

tarihinde Ryu Hayabusa tarafından düzenlendi
  • Beğeni 2

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
52 Hertz

– Fotoğrafını çekebilir miyim?

– Fotoğrafımı çekmene ihtiyacın yok, sözlükte yakışıklı kelimesinin anlamına bakman yeterli. 

Hayallerinin aşkıyla karşılaştığında zamanın durduğunu söylerler. Bu doğru; ama söylemedikleri bir şey var. Zaman tekrar akmaya başladığında aradaki farkı kapatmak için çok daha hızlı ilerler.

Nehirdeki en büyük balık yakalanamadığı için büyüktür. 

- Big Fish (2003)

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
NeC

 

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
murathanned

 

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Nikoteen

 

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
52 Hertz

"Ona aşığım, çünkü bana ihtiyacı yok."

- Closer (2004)

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
pckolog

Oldboy (2003) - Oh Dae-su
"Laugh and the world laughs with you, cry and you cry alone."
"Gülün, dünya da sizinle gülsün. Ağlayın ama yalnız başınıza ağlayın."

 

tarihinde hasangdr tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
oTToMaNeK

ZZgvlk.jpg

"Gemide" Erkan Can replikleri;

Gemide

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
sauron

tepe.jpg

Gelmiş geçmiş en iyi Türk filmlerinden biridir benim için. Ağır dram içerir.

 

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Ryu Hayabusa

M0YOM1.jpg

Bildiğin gibi çizgi romanlara oldukça düşkünümdür. Özellikle süper kahramanlarla ilgili olanlarına. Süper kahramanların etrafını saran
bütün o mitolojiyi büyüleyici bulurum. En sevdiğim süper kahramanı düşün, Superman. Harika bir çizgi roman değil. Ayrıntılar iyi çizilmiyor.
Ama mitolojisi yalnızca harika değil, aynı zamanda özgün de. Yani, süper kahraman mitolojisinin esası süper kahraman ve onun ikinci
kişiliğine dayanır. Batman, gerçekte Bruce Wayne'dir, Spider-Man de, Peter Parker. Bu karakter, sabah uyandığında Peter Parker'dır.
Spider-Man olmak için, bir kostüm giymek zorundadır. İşte Superman'i diğerlerinden ayıran başlıca özellik de budur. Superman,                                                                         Superman'e dönüşmez. Superman, doğuştan Superman'dir. Superman, sabah uyandığında, Superman'dir. İkinci kişiliği, Clark Kent'tir.                                                                     Kıyafetindeki büyük kırmızı 'S' harfini Kentler onu bir bebekken bulduklarında sarılı olduğu battaniyeden almıştır. Kıyafeti budur.
Kent'in kullandığı gözlük ve takım elbise ise, kostümüdür. Bu, Superman'in aramıza karışmak için giydiği kostümdür. Clark Kent,
Superman'in bizde gördüğüdür. Clark Kent'in tipik özellikleri nelerdir? Güçsüzdür, kendinden emin değildir, korkağın tekidir.
Clark Kent, Superman'in tüm insan ırkına yönelttiği bir eleştiridir. (Kill Bill Vol.2)

tarihinde Ryu Hayabusa tarafından düzenlendi
  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
52 Hertz

“Mükemmel değilsin. Seni şüpheden kurtarayım tanıştığın o kız da mükemmel değil. Asıl soru birbiriniz için mükemmel olup olmadığınız. Önemli olan bu. Dünyadaki her şeyi bilebilirsin ama bunu öğrenmenin tek yolu denemektir. ”  (Sean Maguire)

“Çünkü başına gelen ilk şey onu sevmesi gereken kişiler tarafından terk edilmek oldu. İnsanları kendisine yaklaşmaya fırsat vermeden uzaklaştırıyor. Buna savunma mekanizması denir.” (Sean Maguire)

“Belki  büyük bir fırtınanın ortasındasındır. Dalgalar küçük kayığının üzerinden geçiyordur. Küreklerin kırılmak üzere. Belki de yapman gereken kayıktan inmek. ” (Sean Maguire)

“Sana kadınları sorsam neleri sevdikleri hakkında bir sürü şey sayarsın. Belki birkaç kere yatmışsındır da. Ama bir kadının yanında uyanmanın ve mutlu olmanın ne demek olduğunu söyleyemezsin. Sana savaşı sorsam Shakespeare’den bahsedersin değil mi? Ama hiç savaş görmedin. En yakın dostunun, kafası kucağında son nefesini verirken sana nasıl baktığını görmedin. Sana aşkı sorsam sonelerden alıntı yapacaksın. Ama bir kadının karşısında hiç tamamen savunmasız kalmadın. Sana gözleriyle hükmedecek birini hiç görmedin. Tanrı’nın seni cehennemden kurtarması için indirdiği meleğin o olduğunu hiç düşünmedin. Onun meleği olmak nasıl bir şey bunu da bilmiyorsun. Bir aşkı sonsuza dek paylaşmayı… ” (Sean Maguire)

” Bazen senle hiç tanışmamış olmayı diliyorum. Çünkü tanışmamış olsaydık, geceleri yatarken dünyada senin gibi biri olduğunu bilmeden uyuyabilirdim.”  (Prof. Gerald Lambeau)


Good Will Hunting (1997)

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
sauron

' Delilik yer çekimi gibidir ; sadece hafifçe itmek yeterlidir. '

The Dark Knight (2008) 

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş

Yorum yazmak için hesap oluşturun veya oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.