Jump to content

Ciddi tartışılan ve tepkilere neden olan İstanbul Sözleşmesi için ne diyorsunuz?


Putte
 Share

Recommended Posts

  • *Admin

  • Member ID:  4
  • Followers:  41
  • Content Count:  4,889
  • Content Per Day:  2.37
  • Reputation:   2,240
  • Days Won:  91
  • With Us For:  2,059 Days
  • Status:  Offline
  • Last Seen:  
  • Device:  Windows

Bugünlerin Ayasofya'dan sonra en çok tartışılan iç gündemlerinden birisi İstanbul Sözleşmesi. Belli bir kesimin çok ciddi tepkisi var. Sizlerin de görüşünüzü bilmek istiyorum açıkçası.

Link to comment
Share on other sites

  • Putte featured and pinned this topic

  • Member ID:  1,433
  • Followers:  0
  • Content Count:  127
  • Content Per Day:  0.06
  • Reputation:   53
  • Days Won:  0
  • With Us For:  2,057 Days
  • Status:  Offline
  • Last Seen:  
  • Device:  Windows

Hükümeti kuran parti bu anlaşmadan çekilmek istiyor sanırım, şaşırmıyorum. Ülkede zaten kadının bir değeri yok, Ünlüden ünsüzüne kadar. Ülkede ki  tv, sanal ortam, gazete haberlerinin en az yarısı kadın ve çocuk şiddeti, istismarı, cinayeti, taciz ve tecavüzü üzerine. Üstelik bu anlaşma bu hükümet döneminde 2011 de imzalanmış, hiç güleceğim yoktu gerçekten. :D Düşüncem şu ki; bu hükümet bu anlaşmayı avrupa birliğine girmek için göstermelik imzaladı, bu güne kadar da zaten uymadı uyduysa da biz görmedik, yukarıda da dediğim gibi... :d Birileri anladı ki giremicez iptal edelim dediler, zira avrupa tarafından değil yine bu hükümet den çıkmış durumda. 
Bu güne kadar bu anlaşmanın varlığından ciddi anlamda haberim yoktu, gerçekten ne haberlerde gördüm ne de birisinden duydum. O kadar yukarıda saydığım olaylar oluyor ki bu buz dağının sadece üstte ki kısmı, buna rağmen gazetelerde haberlerde hiç bir kadının bu yüzden avrupa mahkemesine baş vurduğunu duymadım. 

Edited by Fullmetall
  • Like 1
Link to comment
Share on other sites

  • *Admin

  • Member ID:  4
  • Followers:  41
  • Content Count:  4,889
  • Content Per Day:  2.37
  • Reputation:   2,240
  • Days Won:  91
  • With Us For:  2,059 Days
  • Status:  Offline
  • Last Seen:  
  • Device:  Windows

Evet kendileri yaptılar şimdi de kaldırıyorlar. Ama belki hataydı anlamışlardır hatalarını düzeltiyorlardır diye de düşünülebilir. Evvela şunu irdelememiz lazım: istanbul Sözleşmesi hatalarla dolu sakıncalı bir sözleşme miydi?

Link to comment
Share on other sites

  • *Admin

  • Member ID:  4
  • Followers:  41
  • Content Count:  4,889
  • Content Per Day:  2.37
  • Reputation:   2,240
  • Days Won:  91
  • With Us For:  2,059 Days
  • Status:  Offline
  • Last Seen:  
  • Device:  Windows

Mesela çok tartışılan tanımalrı maddeleri var. Bunlardan en önemlilerden birisi toplumsal cinsiyet tanımının 25 yerde geçmesi. Bu ifadeye pek çok insanın takılmış olması.

Link to comment
Share on other sites


  • Member ID:  838
  • Followers:  5
  • Content Count:  1,983
  • Content Per Day:  0.96
  • Reputation:   477
  • Days Won:  7
  • With Us For:  2,057 Days
  • Status:  Offline
  • Last Seen:  
  • Device:  Macintosh

Hukukun ne kadar gerekli ve üstün.

Siyasetinse ne... artık ne diyelim ... bir garip kurum olduğunu.

Bana bir kere daha gösterdi.

Diyorum.

  • Like 2
Link to comment
Share on other sites

  • *Admin

  • Member ID:  4
  • Followers:  41
  • Content Count:  4,889
  • Content Per Day:  2.37
  • Reputation:   2,240
  • Days Won:  91
  • With Us For:  2,059 Days
  • Status:  Offline
  • Last Seen:  
  • Device:  Windows

benteksizhepin, şöyle yazmıştı: (17 saat önce)

Hukukun ne kadar gerekli ve üstün.

Siyasetinse ne... artık ne diyelim ... bir garip kurum olduğunu.

Bana bir kere daha gösterdi.

Diyorum.

Sözleşme sana göre nasıldı peki? O konuda bir yorumun olmamış. Aslında Hükümetin kararından çok, bu sözleşme yarayışlı mıydı? Değil miydi? kısmını daha çok merak ediyorum.

Link to comment
Share on other sites


  • Member ID:  838
  • Followers:  5
  • Content Count:  1,983
  • Content Per Day:  0.96
  • Reputation:   477
  • Days Won:  7
  • With Us For:  2,057 Days
  • Status:  Offline
  • Last Seen:  
  • Device:  Macintosh

Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan ve yaptırım gücü olan uluslararası bir sözleşmedir. Sözleşme, ilk olarak Türkiye tarafından Mayıs 2011'de İstanbul'da imzalandığı için İstanbul Sözleşmesi adını almıştır.

 

Sözleşmenin temel dayanağı toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesidir. Sözleşme Madde 3/c'de toplumsal cinsiyet şöyle tanımlanıyor: "Toplumsal cinsiyet, herhangi bir toplumun, kadınlar ve erkekler için uygun olduğunu düşündüğü sosyal anlamda oluşturulmuş roller, davranışlar, faaliyetler ve özellikler olarak anlaşılacaktır.”

 

Toplumsal cinsiyetin tanımını yapan ilk uluslararası anlaşma olarak, toplumsal cinsiyet eşitliğinin önemine vurgu yapılıyor. Sözleşmede, kadını ve erkeği yalnızca biyolojik olarak dişi ve erkek olarak kabul eden anlayışın yanısıra kadına ve erkeğe belirli roller atfeden toplum kategorilerinin devlet tarafından değiştirilmesi gerektiği yer alıyor. 

 

Bu ilke esasen hukuki olarak daha eski bir tarihe dayanıyor; toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesi, Birleşmiş Milletler bünyesinde düzenlenen Pekin Dünya Kadın Konferansı’nda Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 160 ülke tarafından kabul edilmişti. 15 Eylül 1995 tarihli Pekin Deklarasyonu ve Eylem Planı, dünya kadın konferanslarının dördüncüsünün gerçekleştirildiği Pekin’de kabul edildiği vakit imzacı ülkeler, toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesini kendi toplumlarında yaşama geçirmek üzere gerekli düzenlemeleri yapacaklarını ilan etmişlerdi.

 

İstanbul Sözleşmesinde yer alan temel düzenlemeler;

 

  • Taraflar kadınların daha aşağı düzeyde olduğu düşüncesine veya kadınların ve erkeklerin toplumsal olarak klişeleşmiş rollerine dayalı ön yargıların, törelerin, geleneklerin ve diğer uygulamaların kökünün kazınması amacıyla, kadınların ve erkeklerin sosyal ve kültürel davranış kalıplarının değiştirilmesine yardımcı olacak tedbirleri alacaklardır.
  • Taraflar kültür, töre, din, gelenek veya sözde 'namus' gibi kavramların bu sözleşme kapsamındaki herhangi bir şiddet eylemine gerekçe olarak kullanılmamasını temin edeceklerdir.
  • Özellikle gençler ve erkekler olmak üzere toplumun tüm bireylerinin her türlü şiddet olayının önlenmesine aktif bir biçimde katkıda bulunmasını teşvik etmeleri isteniyor.
  • Her türlü şiddetin engellenebilmesi için eğitimin önemine vurgu yapıyor. Resmi müfredata, "kadın erkek eşitliği, toplumsal klişelerden arındırılmış toplumsal cinsiyet rolleri, karşılıklı saygı, kişisel ilişkilerde çatışmaların şiddete başvurmadan çözüme kavuşturulması, kadınlara karşı toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve kişilik bütünlüğüne saygı gibi konuların" öğrencilerin öğrenme kapasitelerine uyarlanmış bir biçimde dahil edilmesi isteniyor.
  • Sözleşme, bu ilkelerin yaygın eğitimin yanı sıra, spor, kültür ve eğlence tesislerinde ve medyada yaygınlaştırılmasına yönelik gerekli tedbirleri almakla da tarafları yükümlü kılıyor.
  • Taraflardan ayrıca ileride meydana gelecek şiddet olaylarını önleme amacıyla, özellikle aile içi şiddet girişiminde bulunanların şiddeti dışlayan davranışlar benimsemelerine yönelik eğitim programlarının oluşturulması isteniyor. Cinsel suç girişiminde bulunanlar için de benzer şekilde eğitim programlarının oluşturulması talep ediliyor.

 

Dünya’dan sözleşmeye ilk karşı çıkanlar kimler?

 

Daha bu düzenlemeler yapıldığında birilerini rahatsız etmekte gecikmedi. Önce devreye Vatikan girdi. Toplumsal cinsiyet adaleti kavramını icat etti. Rus Ortodoks Kilisesi aynı fikirde birleşti. Müslümanlar da koroya katıldı. Ortodoksi Sünniler de ortodoks Şiiler de, radikal İslamcısı, siyasal İslamcısı, Selefisi akla gelen pek çok grup ve ülke Vatikan’ın koluna girdi.

 

Türkiye’den sözleşmeye karşı çıkanlar ne diyor?

 

Türkiye’den sözleşmeye karşı çıkanların argümanlar özetlenecek olursa şunlar ileri sürülüyor denebilir; ”Aile, kadın ve erkeğin birlikte yürütebileceği kurumdur. Erkeği evden uzaklaştırarak aileyi yaşatma imkanı yok. İthal kanunlarla aile yaşatılamaz. Sözleşme iptal edilmeli. Kendi dinimizi, inançlarımızı, örf ve adetlerimizi esas alan adaleti sağlayacak ve aileyi yaşatacak düzenleme yapılmalı"

 

Sonuç

 

Yani ailede şiddet olacaksa olsun, aile dağılmasın ama kadının ağzı burnu dağılsın mı deniyor? Ben anlamdım pek. Bir de; Türkiye’de bu iptal neden şimdi gündeme geldi? Ve malûmlar neden sahneye son girenler oldu ve neden şimdi girdiler. Neden girdikleri de, neden 2011 de değil de şimdi girdikleri de malûm aslında…

 

___________

 

Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi Tam Metni Avrupa Konseyi Linki

 

Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi Hukuki Metinleri TBMM Linki

 

  • Like 1
Link to comment
Share on other sites


  • Member ID:  34,758
  • Followers:  2
  • Content Count:  770
  • Content Per Day:  0.48
  • Reputation:   261
  • Days Won:  6
  • With Us For:  1,610 Days
  • Status:  Offline
  • Last Seen:  

İstanbul Sözleşmesi yürürlükte olmasına rağmen tam anlamıyla uygulanan bir sözleşme değil. Uzaklaştırma kararı aldırmak kolay ama uygulaması yok. Ortalığı ayağa kaldırmanız lazım polis müdahalesi için. Zaten iyi uygulanmayan bir sözleşmeden çıkınca neler olacak hep beraber göreceğiz.

Link to comment
Share on other sites

  • 11 months later...

  • Member ID:  1,435
  • Followers:  2
  • Content Count:  71
  • Content Per Day:  0.03
  • Reputation:   23
  • Days Won:  2
  • With Us For:  2,057 Days
  • Status:  Offline
  • Last Seen:  
  • Device:  Windows

Bir avukat olarak yazıyorum;
İstanbul Sözleşmesi sayesinde şu an hayatta olan müvekkillerim var. Bu sözleşmede taraf olmaktan çıktıktan sonra sözleşmeye dayanarak yapılan kanunlarda da değişikliğe gidilecek. Bu sözleşmeye dayanarak ihlalde bulunan karşı tarafın cezaevinde yatmasını da sağladım birçok dosyamda ve emin olun bu çok etkili oluyor bunun yanında daha 3 gün önce amcasının ve kuzenlerinin saldırısına uğrayan bir mağdur için başvuruda bulundum çünkü darp edilip kolu kafası kırıldıktan sonra sürekli olarak silahla tehdit ediliyor karşı tarafça. Yani işin gerçeklik boyutunu işin içinde değilseniz bilemezsiniz. Bu arada 1 Temmuz son gündü ve artık sözleşmeye taraf değiliz.

  • Like 4
Link to comment
Share on other sites


  • Member ID:  1,433
  • Followers:  0
  • Content Count:  127
  • Content Per Day:  0.06
  • Reputation:   53
  • Days Won:  0
  • With Us For:  2,057 Days
  • Status:  Offline
  • Last Seen:  
  • Device:  Windows

Tek diyeceğim TBMM ile gelen bir kararnamenin yada anlaşmanın sözleşmenin adı neyse artık yine TBMM ile kalkacağıdır. Bir yada bir kaç kişi imzalamadı bu sözleşmeyi, Türkiye Cumhuriyeti TBMM nin resmi olarak karşı tarafla imzaladığı resmi bir şey. Kafanıza göre iptal edebileceğiniz satın alma sözleşmesi değil cayma şeysi olsun, birisinin canı istediği diye cayıyorlar şimdi. Böyle bir şey ancak ve ancak bu devletin itibarını zedeler, daha ne kadar zedelenecekse artık... En azından iptal edilecekse de yol bu değil. 

Edited by Fullmetall
  • Like 2
Link to comment
Share on other sites

Please sign in to comment

You will be able to leave a comment after signing in



Sign In Now
 Share

  • Recently Browsing   0 members

    • No registered users viewing this page.
×
×
  • Create New...