Jump to content
Laravel Framework 5.7.6 güncellemesi tıklayın lütfen Devamını oku... ×
Franz_K

Bugün Hangi Filmi İzlediniz?

elbais

---U Y A R I---

Arkadaşlar, iletilerimize birden fazla IMDb tagı eklemek artık ayarlar engeli nedeniyle mümkün değildir. Bunun yapılması halinde iletide 1.den sonraki tag'lar parse edilmeyecektir. O nedenle her iletiye bir IMDb tagı kuralına uyunuz lütfen.

Eskiden fazla tag kullanılmış iletiler düzenlenecektir.

Yeni eklenen özelliklerden birisi de IMDb tag çerçevesinin sağ alt köşesindeki ikon ile güncelleme yapılabilmesidir.

Ekleyen: elbais

Tavsiye Edilen İletiler

borrang    52
borrang
IMDb
6.3/18K

Revenge (2017)

  1. R
  2. 1 saat 48 dakika
  3. Film

  1. Puan
    0/0
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    11 May, 2018
  5. Ülke
      • Fransa
      • Belçika
  6. Dil
      • French
      • English
  7. Türler

The story sees three wealthy, middle-aged CEOs - all married family men - get together for their annual hunting game in a desert canyon. It's a way for them to let off steam and affirm their manhood with guns. But this time, one of them has come along with his young mistress, who quickly arouses the interest of the two others. Things get out of hand and she is left for dead in the middle of this arid hell. However, the young woman is very much alive, and the hunting game turns into a ruthless manhunt. kaynak: AnonymousB (IMDb üyesi)

  1. tt6738136
  2. 1 adaylık
güncellendi

5/10

 

Acayip mantıksızdı...

Spoiler

1)Hiç kimse kız arkadaşını erkek arkadaşları yaninda sarı tutku gibi gezdirmez, hiç bir kadın da tanımadığı 2 adamın yanında öyle gezmez

2)o yükseklikten düşünce sağ kalamaz

3) öyle bir kanama öyle bir dağlama ile durmaz

4) o kadar kan kaybeden kimse hayatta kalamaz

 

  • Teşekkür 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
DeanJames    857
DeanJames
gönderildi (düzenlendi)
IMDb
7.9/87K

Midnight Cowboy (1969)

  1. R
  2. 1 saat 53 dakika
  3. Film

  1. Puan
    6,1/7
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    20 Kas, 1969
  5. Ülke
      • Amerika
  6. Dil
      • English
      • Italian
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Dustin Hoffman
        (
      • Ratso
      • )
    2. Jon Voight
        (
      • Joe Buck
      • )
    3. Sylvia Miles
        (
      • Cass
      • )
    4. John McGiver
        (
      • Mr. O'Daniel
      • )
    5. Brenda Vaccaro
        (
      • Shirley
      • )
    6. Barnard Hughes
        (
      • Towny
      • )
    7. Ruth White
        (
      • Sally Buck - Texas
      • )

Joe Buck, Teksas'taki evini bırakarak New York'a gelir. Fiziğine oldukça güvenen "kovboy", zengin kadınlara jigololuk yapmak istemektedir. Fakat zamanla Amerika'nın öteki yüzüyle tanışır ve New York'da hayatta kalmanın o kadar da kolay olmadığının farkına varır. Şehirde aval aval dolaşmaya başlayan Buck, evsiz bir dolandırıcı olan Ratzo Rizzo ile takılmaya başlar. Birbirine destek olan adamlar, hayatta kalabilmek için birlikte iş çevirmeye başlarlar.Zamanla işler yoluna girmeye başlar ve sıkı dostlar yeni bir şehirde, bambaşka bir hayata başlamak üzere plan yapmaya başlarlar. Fakat Rizzo'nun sefalet günlerinden kalan hastalığı, birbirlerine oldukça düşkün olan arkadaşların arasını açmak üzeredir.68'lerin "karşı kültür" ruhunu en iyi yansıtan Amerikan filmlerinden biri. Yönetmenin ve oyuncularının olağanüstü çabaları defalarca izlenebilecek bir film ortaya koydu. Klasik bir amerikan rüyası gibi başlayan film, Amerika'da dibe vuran insanların manzaraları ile farklı bir yöne dalar. kaynak: www.planetdp.org

  1. tt0064665
  2. USD 4M bütçe
  3. 3 oskar
  4. 24 ödül
  5. 15 adaylık
güncellendi

Önemli ve başarılı bir film. Hayallerle gerçekçiliğin bu kadar iç içe geçtiği başka bir film şu an aklıma gelmiyor. Sanrılar,geçmişten kaçış isteği, bir yerlerden kaçıp başka hayatlara ulaşma arzusu çok iyi yansıtılmış. Herkesin ,aslında birilerinin gitmek istediği yerlerdeki insanların da, bir yerlerden,bir şeylerden kaçma arzusu belirgin bir biçimde ortaya çıkıyor bu filmde de.Herkes kaçmak ve yeniden başlamak istiyor,sanırım bu insanoğlunun değişmeyen arzularından biri. Kaçışın,dostluğun filmi de diyebiliriz  bu filme belki de. Erkeklerin dünyasını anlatan, erkeklik vurgusunu çok iyi yapan ve alttan alta eleştiriler getiren bir başyapıt . Bunların yanında, filmin geçtiği dönemle ilgili, çok bağırmadan ve abartmadan bir çok şeyi anlatmayı başarıyor. Oyunculuk kısmını nasıl övebilirim bilmiyorum; Dustin Hoffman ve Jon Voight muhteşem oynamışlar.Bizdeki bir çok filmi de etkilediğini düşünüyorum bu filmin, en azından 70'lerdeki filmlerde etkilerini görmek mümkün.Filmin 1970 yılında en iyi film Oscar'ını da aldığını ekleyeyim.

8.5/10

tarihinde DeanJames tarafından düzenlendi
  • Beğeni 4

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
hayhan44    380
hayhan44
IMDb
7.8/58K

Kaze tachinu (2013)

  1. PG-13
  2. 2 saat 6 dakika
  3. Film

  1. Puan
    5,4/8
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    21 Şub, 2014
  5. Ülke
      • Japonya
  6. Dil
      • Japanese
      • German
      • Italian
      • French
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Hideaki Anno
        (
      • Jirô Horikoshi
      • )
    2. Hidetoshi Nishijima
        (
      • Honjô
      • )
    3. Miori Takimoto
        (
      • Naoko Satomi
      • )
    4. Masahiko Nishimura
        (
      • Kurokawa
      • )
    5. Mansai Nomura
        (
      • Giovanni Battista Caproni
      • )
    6. Jun Kunimura
        (
      • Hattori
      • )
    7. Mirai Shida
        (
      • Kayo Horikoshi
      • )

Rüzgar Yükseliyor, Japonya’nın en çok övülen ve aynı zamanda en çok yerilen uçak mühendisi Jiro Horikoshi’nin kurmaca bir biyografisi. Jiro Horikoshi, Pearl Harbor’ı bombalamak için üretilen ve sonrasında kamikaze pilotlarının kullandığı tasarımların yaratıcısı. Ama bizim izlediğimiz daha ziyade, hayalgücü geniş, akıllı bir çocuğun düşlerini gerçekleştirme öyküsü. Yani aslında bütün güzel hayallerin ardındaki o gözleri yaşartan romantizm. Apolitik duruşuna rağmen, belki de tam bu yüzden, film birçok siyasi tartışmayı beraberinde getirdi. Miyazaki, kahramanı Jiro’yu alıntılayarak, “tek istediğim, güzel bir şey üretmekti,” diyor.. kaynak: www.planetdp.org

  1. tt2013293
  2. USD 30M bütçe
  3. USD 136M brüt
  4. 1 oskar adaylığı
  5. 26 ödül
  6. 52 adaylık
güncellendi

Hayallerinin peşinden koşan bir mucidin neler yaşadığını anlatılıyor naif bir yapım.Lakin evrensel konularda ve fantastik öğeler içeren diğer filmlerini gördüğümden biraz sönük geldi bana.

 

6/10

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Thracian82    145
Thracian82
IMDb
7.8/69K

The Color Purple (1985)

  1. PG-13
  2. 2 saat 34 dakika
  3. Film

  1. Puan
    5,9/8
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    7 Şub, 1986
  5. Ülke
      • Amerika
  6. Dil
      • English
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Danny Glover
        (
      • Albert
      • )
    2. Whoopi Goldberg
        (
      • Celie Johnson
      • )
    3. Margaret Avery
        (
      • Shug Avery
      • )
    4. Oprah Winfrey
        (
      • Sofia
      • )
    5. Willard E. Pugh
        (
      • Harpo Johnson
      • )
    6. Akosua Busia
        (
      • Nettie Harris
      • )
    7. Desreta Jackson
        (
      • Young Celie Harris
      • )

1900'lerin başında, güneyli bir siyahi kız olan Celie, önce babası tarafından hamile bırakılır, ardından yıllar boyunca efendisi olarak göreceği adama evlenmek üzere adeta satılır. Kocasından gördüğü şiddete rağmen tek tesellisi kız kardeşi Nettie'ye yazdığı mektuplardır. Oysa babası Nettie'nin cevaplarının ona ulaşmasına engel olmaktadır. Celie sonunda kuru gürültüye papuç bırakmayacak güçlü bir kadın olan Sofia ile tanışacak ve ondan çok şey öğrenecektir.Alice Walker'ın Pulitzer ödüllü romanından Steven Spielberg tarafından uyarlanan Mor Yıllar, 11 dalda Oscar adayı olmayı bilmiş, güçlü bir film. kaynak: www.planetdp.org

  1. tt0088939
  2. USD 15M bütçe
  3. USD 146M brüt
  4. 11 oskar adaylığı
  5. 14 ödül
  6. 12 adaylık
güncellendi

Ciddi bir film izleme beklentisiyle ekran karşısına kuruldum. Ama hata bende. Yönetmen Spielberg. Adamın tarzı belli, kapasitesi belli. Bir kez daha anladım ki şu dünyada içi boşaltılamayacak hiçbir acı, hiçbir dram... yani hiçbir konu yok. Standart "Spielberg olmadık yerlere mizah unsurları sokuşturma" merakı, "Spielberg cıvıklığı", "Spielberg yapmacıklığı"... Yani bu zamana kadar adama hiç sektirmeden başarı getiren o "formül" bütün elementleriyle karşımızda. Ne yapalım, bize de "dâhi çocuğumuza" helal olsun demek düşer. Filme dönecek olursam, çok ama çok sıkıldım. Buna rağmen inat ettim ve birkaç güne yayarak bitirebildim. Elbette siz bilirsiniz ama 2,5 saati heba etmeye değecek bir film değil.

 

4/10

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
benteksizhepin    164
benteksizhepin
IMDb
7.7/4K

Äideistä parhain (2005)

  1. 1 saat 51 dakika
  2. Film

  1. Puan
    6/5
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    15 Mar, 2007
  5. Ülke
      • Finland
      • İsveç
  6. Dil
      • Finnish
      • Swedish
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Topi Majaniemi
        (
      • Eero Lahti
      • )
    2. Marjaana Maijala
        (
      • Kirsti Lahti - Eeron äiti
      • )
    3. Maria Lundqvist
        (
      • Signe Jönsson - äiti Ruotsissa
      • )
    4. Michael Nyqvist
        (
      • Hjalmar Jönsson - isä Ruotsissa
      • )
    5. Esko Salminen
        (
      • Eero Lahti - nykyaika
      • )
    6. Aino-Maija Tikkanen
        (
      • Kirsti Lahti - nykyaika
      • )
    7. Kari-Pekka Toivonen
        (
      • Lauri - Eeron isä
      • )

2. Dünya Savaşı sırasında, 70.000'den fazla Finlandiyalı çocuk, savaştan korunmak için tarafsız konumdaki İsveç'e gönderilir. Yönetmen Klaus Härö, bu acılı dönemin, annesi tarafından terk edildiğini hisseden ve henüz vekil annesine yeterince bağlanamamış olan, 9 yaşındaki Eero aracılığıyla izini sürer. kaynak: www.planetdp.org

  1. tt0343221
  2. € 3M bütçe
  3. 16 ödül
  4. 10 adaylık
güncellendi

İkinci Dünya Savaşında en talihsiz ülkelerinden biridir Finlandiya. Almanlar, Norveç ve İsveç’ten üs isteklerini koparmışlar ama Finlandiya'ya bunu kabul ettirememişlerdir. Durumu fırsat bilen Sovyet Rusya, Finlandiya’ya saldırır işgal amacıyla. Finlandiya ordusu kendinden çok büyük bir orduya epey direnir. Ama sonunda hat kırılır. Bu süreçte Almanya, kılını bile kıpırdatmaz. Avrupa ülkeleri de Almanya’ya direnen Sovyet Rusya’ya karşı olan biteni izler sadece. Düşmanımın düşmanı düşmanımdır hikayesi. Filmin kahramanı dokuz yaşındaki Eero Lahti de babasını işte bu savaşta kaybeder. Üstelik babası giderken döneceğine söz vermiştir. Rus uçakları saldırırsa onları yok edeceklerini söylemiştir. Verilen hiç bir söz tutulmaz.

 

ca902b07fe8181d55f9da6611cd55f59.jpg

 

Bu dramı ya da genel olarak savaş olgusunu ve insan yaşamına etkisini aile ve çocuklar özelinden bakarak filmde çok güzel anlatmış Fin’ler. Üstelik top, tüfek, tank bomba olmadan. Güzel doğa manzaraları, yeşillikler, deniz… Bolca insan malzemesi eşliğinde. Finlandiya, Sovyet Rusya bombalarının tehdidine karşı, yetmiş bin çocuğu ailelerinden kopararak İsveç’e gönderir. Eero da bu savaş çocukları kervana katılır. Onu alan aile iki yıl önce kendi kızlarını bir kazada kaybetmişlerdir. Evin annesi Signe Jönsson bu nedenle  bir kız çocuk beklemektedir. Bir türlü ısınamaz gelen çocuğa. Sert davranır. Eero da pek pes edecek bir çocuk değildir. 

 

Annesi ve yeni evdeki yeni anne. Bu filmin savaş dışında ikinci ekseni bu iki kadın aslında. Belki de ana eksen. Kadınların çocuklarına karşı; sevgi, acımasızlık, umursamazlık, vazgeçememek… Ama bir anda vazgeçivermek. Dengesiz ruh halleri. Kim bilir belki de bunlar hep yaşanıyor. Savaş olan bitenin bahanesi mi? Asıl savaşı kendi içimizde mi yaşıyoruz. Medusa?

8/10

  • Teşekkür 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
hayhan44    380
hayhan44
IMDb
7.7/103K

Gake no ue no Ponyo (2008)

  1. G
  2. 1 saat 41 dakika
  3. Film

  1. Puan
    7,6/14
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    14 Ağu, 2009
  5. Ülke
      • Japonya
  6. Dil
      • Japanese
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Tomoko Yamaguchi
        (
      • Risa
      • )
    2. Kazushige Nagashima
        (
      • Kôichi
      • )
    3. Yûki Amami
        (
      • Granmamare
      • )
    4. George Tokoro
        (
      • Fujimoto
      • )
    5. Yuria Nara
        (
      • Ponyo
      • )
    6. Hiroki Doi
        (
      • Sôsuke
      • )
    7. Rumi Hiiragi
        (
      • Fujin
      • )

Ponyo, kırmızı elbise giyen ve insan olmak isteyen bir Japon süs balığıdır. Deniz kenarında, iç denize bakan bir kayanın üzerinde yaşayan beş yaşındaki Sosuke, bir sabah, kayalık sahilinde oynarken, saçlarını reçel kavanozuna sıkıştırmış Ponyo ile tanışır. Sosuke onu kurtarıp plâstik bir kovaya koyar. Zaman geçtikte Ponyo ve Sosuke birbirlerine hayran kalırlar. Sosuke, Ponyo'ya korkmamasını ve onu koruyacağını söyler. Ama bir zamanlar insan olan Ponyo'nun babası Fujimoto onu okyanusa dönmesi için zorlar. Ponyo, insan olmak istediğini söyler ve istemeden de olsa dünyanın ekoloji dengesini bozar * Şeker bir şeyin hikayesi miyazakinin harika filmlerinden * Minik bedenlerin oldukça hoşuna gidecek bir film. Sıcacık kaynak: www.planetdp.org

  1. tt0876563
  2. USD 34M bütçe
  3. USD 205M brüt
  4. 11 ödül
  5. 19 adaylık
güncellendi

Ustanın daha çok çocuklara hitap ettiğini düşündüğüm güzel bir deniz macerası hikayesi.

 

6/10

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
busillis    165
busillis
IMDb
6.7/3K

Sandome no satsujin (2017)

  1. 2 saat 4 dakika
  2. Film

  1. Puan
    7/1
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    20 Tem, 2018
  5. Ülke
      • Japonya
  6. Dil
      • Japanese
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Masaharu Fukuyama
        (
      • Shigemori
      • )
    2. Kôji Yakusho
        (
      • Misumi
      • )
    3. Shinnosuke Mitsushima
        (
      • Kawashima Akira
      • )
    4. Mikako Ichikawa
        (
      • Sasabara Itsuki
      • )
    5. Izumi Matsuoka
        (
      • Hattori Akiko
      • )
    6. Isao Hashizume
        (
      • Shigemori Akihisa
      • )

Shigemori adında bir avukat, 30 yıl önce işlenen bir cinayet vakasının zanlısını savunmaktadır. İdam cezası istemiyle yargılanan adam suçu üstlenmiş olsa da Shigemori’nin araştırmaları, onu zanlının suçsuz olduğuna inandırır. kaynak: www.planetdp.org

  1. tt6410564
  2. 6 ödül
  3. 13 adaylık
güncellendi

 

Bir cinayet davası ekseninde özgür irade, adalet ve suç gibi kavramlar üzerine düşündüren bir film. Avukat ile müvekkilinin diyalogları filmin temel dinamiğini oluşturuyor. Yaşamımız verdiğimiz kararların bir sonucu mudur, yoksa doğuştan ne karar vereceğimiz belli midir ? Kişi doğuştan suç işlemeye meyilli midir ? Hukuk düzeninin sağladığı adalet mi, yoksa kişinin kendi adaleti mi daha adil sonuçlar doğurur, yoksa ilahi adalet herkesi sarıp sarmalamış mıdır? Film boyunca kendinizi bu ve benzeri soruları düşünürken buluyorsunuz. Bir süre sonra da kim mağdur kim suçlu anlayamıyorsunuz. 

 

7.5/10

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
alpalp84    556
alpalp84
IMDb
8.9/23K

Ayla: The Daughter of War (2017)

  1. 2 saat 5 dakika
  2. Film

  1. Puan
    0/0
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    27 Eki, 2017
  5. Ülke
      • Türkiye
  6. Dil
      • Korean
      • English
      • Turkish
      • Chinese
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Çetin Tekindor
        (
      • Süleyman
      • )
    2. Ismail Hacioglu
        (
      • Süleyman
      • )
    3. Kyung-jin Lee
        (
      • Ayla
      • )
    4. Kim Seol
        (
      • Ayla
      • )
    5. Ali Atay
        (
      • Ali
      • )
    6. Damla Sönmez
        (
      • Nuran
      • )
    7. Murat Yildirim
        (
      • Lieutenant Mesut
      • )

In 1950, amidst the ravages of the Korean War, Sergeant Süleyman stumbles upon a a half-frozen little girl, with no parents and no help in sight. Frantic, scared and on the verge of death, this little girl captures the heart of Süleyman, who risks his own life to save her, smuggling her into his Army base and out of harms way. Not knowing her name and unable to communicate with her, Süleyman names her Ayla, in reminiscence of the moon on the fateful night during which they met. The two form an instantaneous and inseparable bond, and Ayla, almost effortlessly, brings an uncanny joy to the Turkish brigade in the grip of war. As the war comes to a close however, Süleyman's brigade is told that they will be returning home. Süleyman cannot bear abandoning Ayla, and does everything within his power to take her with him. After repeated failure, he is forced to give Ayla to an orphanage, but doesn't give up on the hope of one day reuniting with her. Will the two ever get back together? kaynak: Bilinmiyor (IMDb üyesi)

  1. tt6316138
  2. 2 ödül
  3. 1 adaylık
güncellendi

Bence filde müthiş bir potansiyel var. Ama bunun hiçbirini kullanamamışlar. Ortaya karışık birşey olmuş. Filmin süresini doldurmak için gereksiz sahneler çok ve uzun tutulmuş. Bi yarım saat kısa olsa, birazda dram ağırlıklı olsa filmin sonunda gözümüz yaşlı, kalbimiz ağrıyor olurduk. Güzel bir film kesinlikle, hatta son yıllardaki en iyi filmlerimizden biri. Ama net bir türü yok. Başlarda gemiye binene kadar komedi-aşk gibiydi. Elinde küçük koreli şirin kız çocuğu var, yakışıklı evinden uzak asker var. Her türlü insanları hüngür hüngür ağlatırlardı ama becerememişler.

 

7/10

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Erkan    198
Erkan
IMDb
8.4/148K

Paths of Glory (1957)

  1. 1 saat 28 dakika
  2. Film

  1. Puan
    7,3/18
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    Bilinmiyor
  5. Ülke
      • Amerika
  6. Dil
      • English
      • German
      • Latin
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Kirk Douglas
        (
      • Col. Dax
      • )
    2. Ralph Meeker
        (
      • Cpl. Philippe Paris
      • )
    3. Adolphe Menjou
        (
      • Gen. George Broulard
      • )
    4. George Macready
        (
      • Gen. Paul Mireau
      • )
    5. Wayne Morris
        (
      • Lt. Roget
      • )
    6. Richard Anderson
        (
      • Maj. Saint-Auban
      • )
    7. Joe Turkel
        (
      • Pvt. Pierre Arnaud
      • )

Filmin konusu Fransız ordusundaki komuta kademesinin savaşmak istemeyen askerlere gözdağı verip korkutmak amacıyla suçsuz askerleri kurşuna dizmesidir. Fransız Ordusu da savaş sırasında diğer müttefik orduları gibi korkaklık suçundan dolayı infazlar gerçekleştirmiştir. Ancak filmin merkezinde duran sorun, verilen emre karşı gelerek saldırıya geçmeyen tüm cephenin yerine rastgele seçilen askerlerin kurşuna dizilmesidir. Bu tür cezalandırma tarihte Romalılar tarafından yaygın olarak uygulanmıştır. Onuncunun cezalandırılması olarak dilimize çevrilebilecek decimation cezasında suçlular arasından her on kişiden bir tanesi öldürülerek ceza uygulanır. Bu ceza Fransız Ordusunda, Flanders yakınlarında 15 Aralık 1914 tarihinde geri çekilen Cezayir Alayı 8.Tabur 10. Bölük askerleri hücum emrine uymayınca uygulanmıştır... kaynak: www.planetdp.org

  1. tt0050825
  2. USD 935K bütçe
  3. 4 ödül
  4. 2 adaylık
güncellendi

Savaşlara karar verenler ve savaşanlar. Bazı şeyler hiç değişmiyor ve değişeceği de yok. Film çarpıcı gerçekleri yalın bir şekilde önümüze koyuyor. Çok açık olarak bir fitne çıkaran ve devamında zaten ortada olan beceriksizliğin faturasını suçsuz insanlara kesen anlayış işleniyor.

 

7,5/10

  • Beğeni 2

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
DeanJames    857
DeanJames
IMDb
8.0/62K

Who's Afraid of Virginia Woolf? (1966)

  1. 2 saat 11 dakika
  2. Film

  1. Puan
    6/9
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    22 Haz, 1966
  5. Ülke
      • Amerika
  6. Dil
      • English
      • Latin
      • Spanish
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Elizabeth Taylor
        (
      • Martha
      • )
    2. Richard Burton
        (
      • George
      • )
    3. George Segal
        (
      • Nick
      • )
    4. Sandy Dennis
        (
      • Honey
      • )

1966 ABD yapımı dramatik filmdir. Özgün adı Who's Afraid of Virginia Woolf? olan film Türkiye'de ilk kez 30 Ocak 1967'de sinemalarda gösterime girmişti.Senaryosunu Edward Albee'nin 1962 tarihli Tony ödüllü aynı adlı Broadway oyunundan Ernest Lehman'ın uyarlayıp yazdığı filmi Mike Nichols yönetmiştir. Ernest Lehman'ın aynı zamanda filmin yapımcılığını da üstlendiği bu film sinemadaki en iyi tiyatro uyarlamalarından biri olarak kabul edilmektedir. Bunda Alman asıllı yönetmen Nichols'un tiyatro kökenli olmasının da büyük payı vardır. Film Mike Nichols'un sinemadaki ilk yönetmenlik denemesidir. Başlıca rollerinde Elizabeth Taylor, Richard Burton, George Segal ve Sandy Dennis'in oynadıkları, sadece bir iki mekânda ve dört kişi arasında geçen film uyarlandığı oyunun ruhuna uygun olması için özellikle siyah beyaz çekilmiştir. Filmin siyah beyaz görüntüleri Haskell Wexler 'e aittir. Filmin Grammy ödülü ve Oscar'a aday gösterilen özgün müziğini ise Alex North yapmıştır.

Orta yaşlı bir karı kocanın ızdırap verici aşk-nefret oyunlarının içerisine yeni tanıştıkları genç bir çifti de çekmeleri ve alkolün de körüklediği sabaha dek süren fırtınalı zaman zaman da gülünç bir didişme, acı çektirme oyunu sonunda içlerindeki her şeyi ortaya dökmeleri anlatılmaktadır. Cinsel imalarla dolu küfürlü dili filmin çevrildiği yıllarda sinemada alışılmadık bir şeydi ve o yıl değişen film derecelendirme sistemi sayesinde birçok salonda gösterilebildi. Bugün birçok filmde çok daha ağırlarının sıklıkla işitildiği ve artık kanıksanan küfürlü diyaloglar ABD'de ilk kez bu filmde geniş biçimde yer almıştı. Film 5 Oscar ödülünden başka aralarında 3 BAFTA ödülünün de bulunduğu 13 ödül daha kazanmıştır. Nichols bu filmde kaçırdığı En İyi Yönetmen Akademi Ödülü'ne bir sonraki filmi olan 1967 tarihli Aşk Mevsimi (The Graduate) ile kavuşacaktır. Tüm ana karakterlerinin ve sanatsal kadrosunun topluca Oscar'a aday gösterildiği tek film olma gibi bir rekora da sahiptir.

Filmin uyarlandığı Edward Albee'nin oyunu, Broadway'den sadece 1 yıl sonra Türkiye'de Kenter Tiyatrosunda 1963-1964 sezonunda "Kim Korkar Hain Kurttan" adı ile sahnelenmişti.

2007 yılında Amerikan Film Enstitüsü filmi "Tüm zamanların en iyi filmleri" sıralamasında 67.ci sırada ilan etti.

Çekimlere Oscar ödüllü görüntü yönetmeni Harry Stradling Sr. ile başlanmıştı. Ancak Stradling'in sürekli olarak Elizabeth Taylor'ı olduğundan daha güzel göstermek için özel çaba sarfettiği anlaşılınca görevine son verildi ve yerine Haskell Wexler getirildi. Liz Taylor yaşlanmakta olan bir ev kadınını canlandırdığı bu film için özellikle 15 kilo almıştı ve çok güzel görünmemesi gerekiyordu. kaynak: www.planetdp.org

  1. tt0061184
  2. USD 8M bütçe
  3. USD 40M brüt
  4. 5 oskar
  5. 17 ödül
  6. 23 adaylık
güncellendi

ABD'li yazar Edward Albee tarafından yazılan bir tiyatro oyunu uyarlaması.Oyun , Türkiye'de de "Kim Korkar Hain Kurttan?" ismiyle 1963-1964 sezonunda Kenter Tiyatrosu tarafından,2013 yılında da Oyun Atölyesi tarafından sahnelendi.Filme dönersek eğer ,ben oyuncu performanslarını oldukça başarılı buldum.Bunun yanında makyajlarda çok iyiydi,hatta bir ara girip Elizabeth Taylor'ın o yıl ki yaşına bakma ihtiyacı hissettim. Kilo falan da almış feci olmuş, 50'li yaşlarda birini canlandırıyor oysa henüz daha 33 yaşındaymış.Konu itibariyle ilginç buluyorum filmi zaten,  bana göre başarılı ama süre ve filmin tarzı herkese hitap etmeyebilir. Değişik sert bir film,gerçek ve sanrıları ayırmak zor yine.Dil itibariyle dönemine göre epey sivri ve argoya kaçan  bir dili var. Son olarak, şişede durduğu gibi durmuyor. :) 

8.5/10

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş

Yorum yazmak için hesap oluşturun veya oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×