Jump to content
Franz_K

Bugün Hangi Filmi İzlediniz?

elbais

---U Y A R I---

Arkadaşlar, iletilerimize birden fazla IMDb tagı eklemek artık ayarlar engeli nedeniyle mümkün değildir. Bunun yapılması halinde iletide 1.den sonraki tag'lar parse edilmeyecektir. O nedenle her iletiye bir IMDb tagı kuralına uyunuz lütfen.

Eskiden fazla tag kullanılmış iletiler düzenlenecektir.

Yeni eklenen özelliklerden birisi de IMDb tag çerçevesinin sağ alt köşesindeki ikon ile güncelleme yapılabilmesidir.

Ekleyen: elbais

Tavsiye Edilen İletiler

Franz_K    664
Franz_K
IMDb
7.4/504

Zengin mutfagi (1988)

  1. 1 saat 16 dakika
  2. Film

  1. Puan
    0/0
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    Bilinmiyor
  5. Ülke
      • Türkiye
  6. Dil
      • Turkish
  7. Türler

kaynak: www.planetdp.org

  1. tt0264205
güncellendi

Vasıf Öngören’in aynı isimli tiyatro eserinin oldukça başarılı bir sinema uyarlaması olan Zengin Mutfağı tiyatro havasını kaybetmeyen tek mekâna bağlı kurgusuna rağmen oldukça canlı ve tempolu bir film. Muhteşem oyuncu kadrosu ve gerçekten parmak ısırtacak oyuncu performansları bunda çok etkili elbette. Ancak film asıl gücünü izleyende 70’lerde neysek 2019’da da aynıyız dedirtecek Türkiye’nin değişmeyen politik yapısına dair kurgulanmış senaryosundan alıyor. Sadece beş kişilik bir oyuncu kadrosu olan film alegorik yapısıyla çok derin bir alt metne sahip. Türkiye işçi sınıfı mücadele tarihinde önemli bir yer tutan 15-16 Haziran 1970 eylemleri sırasında geçen film; patron, köpekler ve Selim gibi sembolik karakterler üzerinden dönemin siyasi atmosferini anlatıyor bu alt metinde. Öte yandan Lütfi Usta ile suya sabuna dokunmayan Anadolu insanının değişimine şahitlik eder seyirci. Lütfi Usta’nın sık sık “Ben kime hizmet ediyorum. Patrona mı yoksa onun köpeklerine mi?” sorusu aslında filmin temellerinin oturtulduğu ana temadır. Yapım yılı dikkate alındığında filmin aynı zamanda 80 ihtilali ve sonrasına dair göndermeler içerdiği de söylenebilir. Ana anlatısıyla güzel bir durum komedisi gibi görünen ancak sert bir siyasi eleştiri filmi olan Zengin Mutfağı, muhteşem senaryosu, güçlü alt metinleri, harika oyuncu kadrosu ve çok hoşlandığım sembolik “köpek”leri ile izlenmezse olmaz yapıtlardan. İşin en acı tarafı o çalkantılı yıllarda bu eserin tiyatrolarda oynanmış olması, filminin çekilmesi. “Siyasi eleştiriye tahammülün olmadığı bu günlerde bu eser tiyatrolarda oynanabilir, filmi çekilebilir miydi?” sorusunu öyle ortaya bırakıyorum.

10 /10

  • Beğeni 3

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
19Tufan03    158
19Tufan03

IMDb
7.2/17K

Carnival of Souls (1962)

  1. PG
  2. 1 saat 18 dakika
  3. Film

  1. Puan
    0/0
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    2 Kas, 1962
  5. Ülke
      • Amerika
  6. Dil
      • English
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Candace Hilligoss
        (
      • Mary Henry
      • )
    2. Frances Feist
        (
      • Mrs. Thomas - Landlady
      • )
    3. Sidney Berger
        (
      • John Linden
      • )
    4. Art Ellison
        (
      • Minister
      • )
    5. Stan Levitt
        (
      • Dr. Samuels
      • )
    6. Tom McGinnis
        (
      • Organ Factory Boss
      • )
    7. Forbes Caldwell
        (
      • Carpenter in Organ Factory
      • )

Mary Henry, arkadaşlarıyla beraber arabalarıyla dolaşırlarken başka bir arabadaki gençlerin kışkırtmasıyla yarış yapmaya kalkışırlar. Köprüden geçerlerken araçlarının kontrolden çıkması sonucu araba nehre uçar ve kazadan yalnızca Mary kurtulmayı başarır.

Kazanın şokundan kurtulamayan kız, Utah'ta bir kilisede iş bulur ve oraya doğru yola çıkar. Yerleştiği Utah'da da huzuru bulayan Mary, giderek kendi içine kapanmaya ve paranoyak bir ruh haline sürüklenmeye başlar. Gördüğü halüsinasyonlar ve yaşadığı garip olaylar, onu arkadaşlarıyla aynı sona doğru adım adım yaklaştırmaktadır. kaynak: www.planetdp.org

  1. tt0055830
  2. USD 30K bütçe
güncellendi

 

Herk Harvey'in yönettiği, düşük bütçeyle çekilmiş, özgün/orjinal bir fikre sahip olan, ancak kötü sunulmuş bir korku gerilim. Filmin giriş sahnesi çok başarılı. Zaten geçmiş dönem gerilimlerinin, nerdeyse hepsinin giriş sahnelerine bayılıyorum. Onun dışında org müzikleri çok hoş ve farklı geldi bana. Oyunculuklardan yana tatmin olmadım, şu maskeli ruh sahneleri çok ucuz ve kalitesiz geldi. Kendinden sonra çekilmiş, çok fazla filme ilham olduğu aşikar. Fikir, kaliteli giriş sahnesi ve org sesleri hatrına 7,3.

 

7.3/10

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
JaguaR    99
JaguaR

IMDb
6.5/6K

Amsterdamned (1988)

  1. R
  2. 1 saat 54 dakika
  3. Film

  1. Puan
    0/0
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    25 Kas, 1988
  5. Ülke
      • Hollanda
  6. Dil
      • Dutch
      • Spanish
      • Mandarin
      • English
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Huub Stapel
        (
      • Eric Visser
      • )
    2. Monique van de Ven
        (
      • Laura
      • )
    3. Serge-Henri Valcke
        (
      • Vermeer
      • )
    4. Hidde Maas
        (
      • Martin Ruysdael
      • )
    5. Wim Zomer
        (
      • John van Meegeren
      • )
    6. Tanneke Hartzuiker
        (
      • Potter
      • )
    7. Lou Landré
        (
      • Chef
      • )

Kanallar sayesinde kazandığı serbest dolaşım hakkıyla bütün Amsterdam’a terör estiren dalgıç seri katil, cinayetlerine devam ederken arkasında pek iz bırakmaz. Dedektif Eric Visser’in katili yakalamak için elindeki ipuçlarından çok şansa ihtiyacı var gibi gözükmektedir.

kaynak: www.planetdp.org

  1. tt0094651
  2. 1 adaylık
güncellendi

 

"Dönemine göre güzel film olabilir ama..." diye başlayan beylik tabir evet kesinlikle bazı filmler için geçerlidir, bazı filmler için geçersizdir. Geçersiz olanların illa ki klasik olması da gerekmez, yıllar sonra izlendiğinde keyif veriyorsa sadece dönemine has bir film değildir. Dönemini yansıtan unsurlar filmi eskiten unsurlar değildir, nasıl ki şu an ayıla bayıla izlediğimiz 2010'lu yıllar filmlerindeki kostümler, teknolojik cihazlar, toplumsal davranışlar 30-40 yıl sonra o dönemin kuşaklarına artık eskimiş gelecektir. Eski diye burun kıvırdığınız fimler o dönem günceli idi nedense bu hep gözardı edilir. Bir filmin dönemine göre güzel kalıp ileriye taşınamamasını belirleyen unsurlar bulunduğu dönemin kalıplarında sıkışması, evrensel ve insana dair kalıcı özellikleri içermemesi ile alakalıdır. Ve tabii anlatım tarzının çok etkileyici olması da buna ilave edilmelidir. Çoktan dünyadan göçüp gitmiş efsanevi yönetmenlerin isimlerini halen tekrar etmemizi sağlayan özellikler...

Amsterdamned, kült bir dönem haline getirilmiş olan 1980'lerin tüm özelliklerini taşıyan bir yapım. Kıyafetler, tavırlar, müzikler hemen hepsi filmin içerisinde mevcut, farklı bir atmosfer oluşturma ve tarihten soyutlama kaygısı yok. Filmin tek bir derdi var, sonuna dek sakladığı suspence'i son derece dinamik, tempolu ve akıcı şekilde anlatmak ve izleyiciye sunmak. Bunu gayet güzel de başarıyor. Finale dek çılgınca bir temposu var ve neredeyse hiç duraksamıyor. Sessiz filmlerdeki devinimi andıran ama daha çok çizgi roman havasını andıran bir havası var. Hatta biraz daha ileri gidip giallo özellikleri taşıdığını da söyleyebilirim. Avrupalı comic çizerleri sıkı şekilde takip ettiğim için böyle bir çıkarımda bulunuyorum. 1980'ler amerikan sinemasını pek sevdiğimi söyleyemem ancak  son 15-20 yılda giderek kabızlaşan Avrupa sinemasının 1980'ler (ve hatta 1990'lar) döneminin yeri benim için ayrıdır. Elbette bu film bir arthouse film değil, felsefik kaygıları hiç yok, tümüyle bir polisiye yapım ve kendi janrında görevini gayet iyi yerine getiriyor ve izleyiciye keyifli ve heyecanlı bir vakit geçiriyor. Özellikle son çeyrekteki kanaldaki kovalamaca sahnesi unutulmaz bir bölüm.

Beklentileri yüksek tutmadan izlendiği takdirde iyi vakit geçirten bir film.

puan: 7.4/10

  • Beğeni 1
  • Teşekkür 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
ehl-i karye    29
ehl-i karye

IMDb
7.2/6K

Salyut-7 (2017)

  1. 1 saat 51 dakika
  2. Film

  1. Puan
    7,9/9
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    5 Eki, 2017
  5. Ülke
      • Russian Federation
  6. Dil
      • English
      • Russian
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Vladimir Vdovichenkov
        (
      • Fedorov
      • )
    2. Pavel Derevyanko
        (
      • Alekhin
      • )
    3. Aleksandr Samoylenko
        (
      • Shudin
      • )
    4. Mariya Mironova
        (
      • Fedorov's Wife
      • )
    5. Oksana Fandera
        (
      • Lazareva
      • )
    6. Lyubov Aksyonova
        (
      • Alekhin's Wife
      • )
    7. Aleksandr Ratnikov
        (
      • Shudin's Deputy
      • )

Filmde; 1985'te, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nde yaşanan gerçek olaylar yer almaktadır. Salyut 7 Uzay İstasyonu ile iletişim koptuktan sonra, Kozmonot Vladimir Dzhanibekov ve Viktor Sayinkh; boş ve donmuş olan uzay aracına kenetlenerek, onu çalışır duruma getirir ve uzay aracına yeniden işlev kazandırırlar. kaynak: www.planetdp.org

  1. tt6537238
  2. RUR 400M bütçe
  3. 4 ödül
  4. 7 adaylık
güncellendi

 

Rus sineması animasyonlar konusunda oldukça ileri bir seviyeye gelmiş. Alıştığımız amerikan yapımları gibi olmasa da, gerçek hayattan alınma orijinal hikayesi ile sıkılmadan finale geliniyor. 

7/10

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
borrang    64
borrang

IMDb
6.4/8K

3096 Tage (2013)

  1. 1 saat 51 dakika
  2. Film

  1. Puan
    0/2
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    28 Şub, 2013
  5. Ülke
      • Almanya
  6. Dil
      • English
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Antonia Campbell-Hughes
        (
      • Natascha Kampusch
      • )
    2. Thure Lindhardt
        (
      • Wolfgang Priklopil
      • )
    3. Amelia Pidgeon
        (
      • Young Natascha
      • )
    4. Trine Dyrholm
        (
      • Natascha's Mother
      • )
    5. Dearbhla Molloy
        (
      • Wolfgang's Mother
      • )
    6. Roeland Wiesnekker
        (
      • Natascha's Father
      • )
    7. Ellen Schwiers
        (
      • Natascha's Grandmother
      • )

Avusturyalı Natascha Kampusch’un kaçırılıp 8,5 yıl Viyana’da bir evde rehin tutulmasının anlatıyor.1998 yılında okula giderken kaçırılan Kampusch, olay yaşandığında henüz 10 yaşındaydı. Onu kaçıran Wolfgang Priklopil adlı kişinin küçük çocuğu, kurtulmayı başardığı 2006 yılına kadar, Viyana’daki evinin garajında, penceresiz bir bölmede tutması çarpıcı sahnelerle izleyiciye aktarılıyor. kaynak: www.planetdp.org

  1. tt1667355
  2. 1 ödül
  3. 2 adaylık
güncellendi

10 yaşındayken bir sapık tarafından kaçırılan, 8 yıl esir edilen, dövülen, tecavüze uğrayan Natasha Kampush 'un gerçek hayat hikayesi. Korkunç bir hikaye, neden izlediysem, hiç bir mesaj vermeyen garip bir film. Filmin en olumsuz yanı 30 yaşındaki oyuncunun 14-18 yaş aralığında bir çocuğu canlandırması olmuş, o da kanuni zorunluluk sebebiyle sanırım, çünkü sürekli çıplak ve filmin bu kurgusu son derece rahatsız edici...

6/10

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Franz_K    664
Franz_K
IMDb
6.5/1K

Twarz (2018)

  1. 1 saat 31 dakika
  2. Film

  1. Puan
    0/0
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    18 Nis, 2019
  5. Ülke
      • Poland
  6. Dil
      • Polish
      • Romany
      • Latin
      • English
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Mateusz Kosciukiewicz
        (
      • Jacek
      • )
    2. Agnieszka Podsiadlik
        (
      • Jacek's sister
      • )
    3. Malgorzata Gorol
        (
      • Dagmara
      • )
    4. Roman Gancarczyk
        (
      • Priest
      • )
    5. Dariusz Chojnacki
        (
      • Jacek's brother
      • )
    6. Robert Talarczyk
        (
      • Jacek's brother-in-law
      • )
    7. Anna Tomaszewska
        (
      • Jacek's mother
      • )

Filmin ana karakteri, Polonya’da bir kasabada yaşayan ve buradan kaçma hayalleri kuran, metal müzik hayranı Jacek. Dünyanın en büyük İsa heykelinin inşaatında çalışan Jacek’e geçirdiği iş kazasının ardından Polonya’nın ilk yüz nakli uygulanır. Ameliyatın ardından herkesin Jacek’e karşı davranışı değişir. kaynak: www.planetdp.org

  1. tt6415416
  2. 4 ödül
  3. 6 adaylık
güncellendi

Museo ve Las Herederas’tan sonra Berlin’den ödülle dönen bir başka film Twarz. Ana anlatıdaki dramın yanı sıra güçlü alt metinleriyle de etkileyici bir yapım olan Twarz Polonya’da gerçekleşen ilk yüz nakli ameliyatının öznesi Jacek’in hayatına mercek tutuyor. Ameliyat öncesi oldukça güzel bir yüze sahip olan Jacek’in ameliyat sonrası nasıl herkesin yüz çevirdiği bir insan haline geldiğini anlatan film seyirciye bir yandan giderek muhafazakarlaşan Polonya halkı nezdinde bağnaz dini inanışların korkunç tarafını gösterirken diğer yandan da “Sadece bir yüzden mi ibaretiz?” sorusunu sorduruyor. Film, ana hikâyesinde ele aldığı Jacek’in macerası kadar muhafazakâr Polonya halkını ve onların inanışlarını da sorgulayarak ciddi bir din ve toplum eleştirisi yapıyor. 20 bin nüfuslu bir kasabanın dünyanın en yüksek İsa heykelini yapmak için devasa paralar harcamasını, Jacek’in bu heykel inşaatında kaza geçirmesi ve İsa heykelinin halkına yüz çevirmesi sembolleri ile eleştiriyor. Yarattığı oldukça bağnaz kasaba halkına rağmen Jacek’in metal müzik dinlemesi, rahibin günah çıkartma seanslarındaki tavrı, şeytan çıkarma seansları da yönetmenin yaptığı bu din eleştirisinin bir başka tarafı. Twarz, Berlin Film Festivali’nden dönen en güçlü yapımlardan birisi ve etkili bir kara mizah örneği.

7,9 /10

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Franz_K    664
Franz_K
IMDb
7.3/9K

The Tale (2018)

  1. 1 saat 54 dakika
  2. Film

  1. Puan
    7/1
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    27 May, 2018
  5. Ülke
      • Amerika
      • Almanya
  6. Dil
      • English
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Elizabeth Debicki
        (
      • Mrs. G
      • )
    2. Laura Dern
        (
      • Jennifer
      • )
    3. Common
        (
      • Martin
      • )
    4. Ellen Burstyn
        (
      • Nettie
      • )
    5. Frances Conroy
        (
      • Mrs. G - Older
      • )
    6. Jason Ritter
        (
      • Bill
      • )
    7. John Heard
        (
      • William P. Allens
      • )

Bir belgesel yönetmeni olan Jennifer, annesinin bekaretini kaybetmesi ile ilgili bir kısa hikaye yazmıştır. Hikayeye göre annesinin binicilik eğitmeni ve koşu hocası, annesinin bekaretini kaybetmesi için ona komplo kurmuştur. 13 yaşında yazmış olduğu hikayenin ortaya çıkışı ile birlikte Jennifer'ın annesi oldukça etkilenir ve sinirlenir. Annesinin tepkisinin ardından Jennifer, geçmişini ve yaşadığı ilk cinsel ilişkisini sorgulamaya başlar. Hayatta kalabilmek için kendimize anlattığımızın hikayelerin üzerine kurulu bir hayat gerçekte ne kadar sağlam olabilir? kaynak: www.planetdp.org

  1. tt4015500
  2. 1 altın küre adaylığı
  3. 5 ödül
  4. 24 adaylık
güncellendi

Görsel olarak değil belki ama içerik olarak yetişkin filmi olan The Tale, çocuk istismarı konusunda şu ana kadar izlediğim en sert, en etkileyici ve en ders çıkarılacak nitelikteki filmlerden biriydi. Zira film, çocukların istismara ne kadar açık, ne kadar savunmasız ve istismarcı tarafından ne kadar kolay manipüle edilebileceğini o kadar net ve tartışmasız biçimde aktarıyor; istismarın nereden, ne zaman, ne şekilde geleceğinin hiç belli olmayacağını o kadar acımasızca haykırıyor ki seyircinin suratına, midenize bir yumruk yemiş gibi oluyorsunuz. Bir yandan da ebeveynlerin özellikle ergenlik öncesi ve ergenlik döneminde korumacı olmakla kısıtlayıcı duruma düşmek arasındaki ince çizgiye dikkat ederek bu konuda ne kadar hassas, gözlemci ve şüpheci olmaları gerektiğini hatırlatıyor film. Filmin belki de en etkileyici vurgusu mağdurun mağdur ya da kurban olup olmadığı konusundaki kararsızlığı. Bu da maalesef manipülatif istismarcıların en tehlikeli silahı.

Film işlediği konuyla o kadar sarsıcı, etkileyici ve ders niteliğinde ayrıntılara sahip ki filmin teknik taraflarına değinmek tamamen anlamsız kalıyor. Bir tek, hiçbir istismarcının yaptıklarının yanına kar kalmayacağını vurgulamasını beklerdim filmden. Eğitimcilerin, ebeveynlerin, rehberlik uzmanlarının muhakkak izlemesi gereken bir film.

7,7 /10

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
19Tufan03    158
19Tufan03

IMDb
8.1/49K

Roma (2018)

  1. R
  2. 2 saat 15 dakika
  3. Film

  1. Puan
    7,1/11
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    21 Kas, 2018
  5. Ülke
      • Mexico
      • Amerika
  6. Dil
      • Spanish
      • English
      • Norwegian
      • Japanese
      • North American Indian
      • German
      • French
  7. Türler

Roma, 1970'lerde siyasi kargaşanın hüküm sürdüğü Roma’da geçiyor. Cleo, Meksiko’nun orta sınıf ailelerinin yaşadığı bir Roma mahallesinde bulunan bir evde hizmetçi olarak çalışan genç bir kadındır. Bir yandan ev işleri ile uğraşan Cleo, bir yandan da evdeki dört çocukla ilgilenir. O tüm zamanını hizmetlisi olduğu evde geçirse de kendisine ait bambaşka bir dünyası vardır. Genç kadın, gönlünü Fermin adındaki bir adama kaptırmıştır. Fakat bu ilişki pek de Cleo’nun düşlediği gibi sonuçlanmaz. Bu sırada evin dört çocuk annesi olan hanımı Sofia, kocasının yokluğu ile başa çıkmaya çalışır. Birbirinden farklı hayatlara sahip olsalar da benzer travmalar yaşayan Cleo ve Sofia, siyasi kargaşanın hüküm sürdüğü bir ortamda birbirlerinin en büyük destekçisi olur. kaynak: www.planetdp.org

  1. tt6155172
  2. 2 altın küre
  3. 113 ödül
  4. 128 adaylık
güncellendi

 

Alfonso Cuaron'un hem hazıp hem yönettiği Roma, hem dönemi yansıtması, hem sinematografisi, hem de Cleo karakterinin trajedisini harmanlamasıyla ön plana çıkan, başarılı bir film. Trajedi dediysek, duygu sömürüsü olmadan, bir insanı üzebilecek bütün dramaya sahip film. Dönemin politik/sosyolojik koşulları çok iyi anlatılmış. Büyük annenin dışardaki protestocuları gördüğü anda, "Umarım çocukları yine dövmezler" temennisi ve sonrasında gözleri önünde öldürülen 2 genç. En fazla etkilendiğim sahnelerden biriydi ve dönemin distopyası, sadece bu sahnede bile çok iyi anlatıldı.

Bunlarla birlikte, kamera kullanımı nefis. Öyle sade ve yalın şekilde kullanılmış ki, filmin gerçekçiliğinin ortaya konulmasında, bu kullanım çok etkili olmuş. Ve Cleo karakterine tekrar dönersek, duygu sömürüsüz ama trajik şekilde anlatılmış. Yalitza Aparacio da abartmadan, tam karar optimum oyunculuğuyla, işin altından başarıyla kalkmış. Bu arada, şu sahne bana Tarkovsky'nin Zerkalo'sunu anımsattı. Çok beğendim bu sahneyi bu arada, filmin en güzel 2-3 sahnesinden biriydi.

tumblr_pjsx2ky0UH1tk2heto6_r1_500.gif

Ana resimde Cleo anlatırken, arka planda da Sofia'nın yaşadıkları anlatılmış. Film, temelde kadınların hayatındaki zorlukları derinine yansıtırken, dönemin distopyasını da bu anlatımla harmanlamış. Cleo'nun yaşadıklarının zorluğunun, en iyi anlatıldığı sahne bu. Dövüş hocasının sözlerinden yola çıkarak, "Ne oldu, kolay zannediyordunuz, yapılması çok zor bir harekettir." repliğiyle yönetmen,  Cleo'nun yaptıklarının basit gibi görünse de, yapılması çok zor işler olduğunu anlatmış bizlere. Üstelik Cleo Dövüş hocası gibi, bu işin eğitimini de almamış. Yani Cleo'nun uzaktan basit gibi görünen, pek zor olduğu düşünülmeyen hayatı, tam da bu hareket gibi. Bu hareket, Cleo'nun hayatının resmedilişi.

tumblr_pkivfvOfgp1ty8mi0o4_r1_500f.gif

Bir başyapıt demek doğru mu bilmiyorum. Bu elit sinematografi ve gerçekçiliğe, daha fazla alt metin gerekirdi diye düşünüyorum. Ancak yine de, her haliyle çok güzel bir film. Filmin en güzel yeri ve sahnesi sonu. Son yıllarda, bundan daha sağlam ve etkileyici bir son hatırlamıyorum. Bu kadar gerildiğim, bu kadar gerçek hissettiğim bir son çok az olmuştur.

tumblr_pjsx2ky0UH1tk2heto9_r1_500.gif

2018'in en iyi 2-3 filminden biri olduğu şüphesiz. Polemiklere girmek yerine, tadı çıkarılması ve izlendikten sonra, üzerinde düşünülmesi gereken filmlerden biri.

 

8.2/10

  • Beğeni 3

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
DeanJames    1.049
DeanJames

IMDb
7.2/51K

Bad Times at the El Royale (2018)

  1. R
  2. 2 saat 21 dakika
  3. Film

  1. Puan
    5,2/9
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    12 Eki, 2018
  5. Ülke
      • Amerika
  6. Dil
      • English
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Jeff Bridges
        (
      • Father Daniel Flynn
      • Dock O'Kelly
      • )
    2. Cynthia Erivo
        (
      • Darlene Sweet
      • )
    3. Dakota Johnson
        (
      • Emily Summerspring
      • )
    4. Jon Hamm
        (
      • Laramie Seymour Sullivan
      • Dwight Broadbeck
      • )
    5. Chris Hemsworth
        (
      • Billy Lee
      • )
    6. Cailee Spaeny
        (
      • Rose Summerspring
      • )
    7. Lewis Pullman
        (
      • Miles Miller
      • )

Karanlık geçmişleri olan 7 yabancı farklı yerlerden, farklı hikayelerle yola çıkmışlardır. Sonunda hepsi Tahoe Gölü’ndeki yıkık bir otel olan El Royale otelinde bir araya gelirler. Hepsinin birbirinden sakladıkları ve geçmişe gömmeye çalıştıkları önemli sırları vardır. Bu gece her şeyin sonudur ve onların geçmişleriyle yüzleşip kendilerini kurtarabilmeleri için son bir şansları vardır. Geçmişin acı verici yaralarına rağmen bunu yapabilecekler midir? kaynak: www.planetdp.org

  1. tt6628394
  2. USD 32M bütçe
  3. 1 ödül
  4. 3 adaylık
güncellendi

Kötü bir film değil ama öyle çok beğendim de diyemem. Monoton ilk yarısına karşı hareketli ikinci yarısı filmi bir şekilde izletiyor fakat ben filmin sonundan pek tatmin olmadım. Artıları ve eksileri var filmin ama öyle kafa yormaya pek gerek yok. 21. yy'daki bazı olaylara göndermeler var. Bunun yanında biraz Tarantino tarzı yakalanmaya çalışılmış. Kadro iyi, müzikler fena değil, atmosfer idare eder, senaryo ne yazık ki sonlara doğru iyice sıkışmış ve süre de uzun olunca iyice tutarsız hale gelmiş. Sonuç olarak ortalama bir film. Yine de fena bir boş zaman filmi olmadığını düşünüyorum. Şaşırtıcı ve keyifli anları var, bir o kadar da hmmm tamam o zaman dedirten sahneler mevcut. Beğeneni beğenmeyenine eşit olacak filmlerden biri bu da. Keşke süre biraz daha kısa olsaymış. 

6/10

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
19Tufan03    158
19Tufan03

IMDb
7.3/12K

La maschera del demonio (1960)

  1. 1 saat 27 dakika
  2. Film

  1. Puan
    0/0
  2. Yönetmen
  3. Yazar
  4. Vizyon Tarihi
    15 Şub, 1961
  5. Ülke
      • İtalya
  6. Dil
      • Italian
      • English
  7. Türler
  1. Oyuncu
    1. Barbara Steele
        (
      • Katia Vajda
      • Princess Asa Vajda
      • )
    2. John Richardson
        (
      • Dr. Andrej Gorobec
      • Dr. Andreas Gorobec
      • )
    3. Andrea Checchi
        (
      • Dr. Choma Kruvajan
      • Dr. Thomas Kruvajan
      • )
    4. Ivo Garrani
        (
      • Prince Vajda
      • )
    5. Arturo Dominici
        (
      • Igor Javutich
      • Javuto
      • )
    6. Enrico Olivieri
        (
      • Prince Constantine Vajda
      • )
    7. Antonio Pierfederici
        (
      • Priest
      • )

İtalya'da La Maschera Del Demonio (Şeytanın Maskesi) adıyla çekilen, İngilizce versiyonu The Mask of Satan şeklinde isimlendirilen filmin, ABD'de Robert Nicolasi'nin usta işi film müziklerinin Lex Baxter'in abartılı caz müzikleriyle değiştirildiği Black Sunday (Kara Pazar) adıyla, birkaç yıl sonraysa Birleşik Krallık'ta ciddi şekilde makaslanmış haliyle Revenge of the Vampire (Vampirin İntikamı) olarak ortaya çıkarılmasıyla işler karışmıştır.

Asıl işi görüntü yönetmenliği olan Mario Bava, görüntü yönetimini üstlendiği filmlerde birçok kez yönetimi devralıp filmi tamamlamıştır. Sonradan yönetmenliğini devraldığı filmler arasında Ricardo Freda'nın I Vampiri (1957) ve Caltiki, the Immortal Monster'ı (1959) vardır; Steve Reeves'in Hercules filminin de ikincil çekimlerini gerçekleştirmiştir. Bava, kendi filmini çekme şansını yakaladığında, Nikolay Gogol'ün "Viy" adlı Rus halk efsanesi hikâyesinde karar kılar. Hikâye, 19. yüzyılda kendisini bir anda, tekinsiz bir Moldovyalı topluluk arasında beş parasız bir halde bulan ve vücudu Asa isimli bir büyücü tarafından ele geçirilen mirasçı Katja Vajda'ya (Barbara Steele) âşık olan bir doktoru anlatır.

Senaryo, gizli geçitler, lanetli aileler ve ani ölümlerin alışılageldik bir karşımı olsa da Bava, filmin her karesini büyüleyici ve korkunç detaylarla doldurmuştur. Film, kafalarına şeytan maskeleri mıhlanmış cadıların son derece acayip idam sahnesiyle açılır; ve mezarlarından sürünerek insanları katletmeye giden vampirler gibi pek çok unutulmaz korkunç görüntüyle doludur. Bolca siyah-beyaz görüntünün yanı sıra, korkutucu müzik ve içinden kan fışkıran çamur sahneleriyle La Maschera Del Demonio, bir korku filminin yıldızı olan en sıradışı seksapele sahip aktris Steele'i, en iyi filmlerden birinde görmek için en iyi fırsat. Rank Zarafet Okulu'ndan mezun olan ve okulla konservatuar eğitimini birleştiren esmer, iri gözlü aktris Steele, Britanya sinemasında ürkütücü bakışlarına uygun çok az rol bulunca, şansını yabana ülkelerde denemek zorunda kalmıştı. Steele, Federico Fellini'nin 8'/2'unda (1963), Sophia Loren parodisi rolünden önce, 60'lı yıllarda İtalyan korku filmlerinin kraliçesiydi. Hangi isimle olursa olsun, La Maschera Del Demonio, İtalya'dan çıkmış en iyi gotik korku filmi. kaynak: www.planetdp.org

  1. tt0054067
  2. 1 ödül
  3. 1 adaylık
güncellendi

 

Başrolünde Barbara Steele'in oynadığı, bir Mario Bava başyapıtı. Geçmiş dönem gerilimlerinin, giriş sahnelerindeki kaliteyi, defalarca dile getirdim ve dile getirmeye devam edeceğim sanırım. Giriş sahnesine bayıldım.
 


Düşük bütçeyle çekilmiş, bir başyapıt. Mario Bava gerçekten çok iyi bir atmosfer yaratmış, özellikle filmin ilk kısmında. Gök görültüsü, kasvetli hava, cadının mabedi ve şatodaki sahneler, çok iyiydi. Hele şu profesörün şato içerisindeki takibi, çok kaliteli ve özgün bir sahneydi, yeterince gerdi. Filmin, makyaj performası da başarılı, beğendim.

tumblr_o21dbom3Tb1qj7u8ao1_500.gif

Bunlara ilaveten, kurgu olarak çok büyük bir film değil tabi. Tahmin edilebilir bir kurguya sahip film. İşlenişi, atmosferi ve anlatımı, filmi kült yapmaya yetiyor. Ve Barbara Steele'in gizemli ve soluk yüzü, filme çok iyi oturmuş. Tartışmasız, dönemin en güzel kadınlarından biri Barbara. Çok gizemli ve değişik bir güzelliğe sahip.

original.gif

The Innocents'ten sonra, geçmiş dönem korku/gerilimleri arasında, en beğendiğim 2 filmden biri oldu film. Mario Bava ismini aklımın bir köşesine yazdım.

giphy.gif

Doğru ve basit dokunuşlarla ortaya çıkmış bir başyapıt. Günümüzde bile izlemesi hem geriyor, hem keyif veriyor. Gerilim ve klasik film severlerin, kesinlikle edinmesi gereken bir tecrübe. Çok beğendim.

 

8.5/10

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş

Yorum yazmak için hesap oluşturun veya oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×