Jump to content
Putte

Bugün Hangi Dizi ve Dizi Bölümlerini İzlediniz?

Tavsiye Edilen İletiler

Dantes    202
Dantes

Kastın alayının kudretli tanrılar tarafından doldurulduğu emsalsiz bir konseptin üzerine zekâ ve falsosuzluk kokan olay örgüsü ve de kral diyaloglarla bezeli senaryosuyla direkt olarak beyin kıvrımlarına hitap eden bir dizi Eternal Love. Tek noksan yönü CGI'ların dandikliği, onu da diğer güzelliklerinin hatırı için gözardı etmeli.

 

Circle, son derece tempolu bir dizi olmasına rağmen bir o kadar da sıkıntıdan baygınlık geçirtmesiyle bana ilkleri yaşatan bir yapıt. Kore/Çin dizi sektöründe kaliteye bodoslama dalan bir çok dizi varken bunu konuşmak, Michael Bay'in patlamasız bir film çekmesini beklemek kadar anlamsız bir olay.

tarihinde Dantes tarafından düzenlendi
  • Haha 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Pirpir    222
Pirpir

Bırakın bırakın animeciler sizin yüzünüzden insanlar güzelim dizileri silecekler :olemaganda:

A Love To Kill için bahsettiğin şeylerin hepsi kesinlikle ağdalı ve arabeskin Allahı gözünü seveyim ya ona güzel diyorsun da bahsettiğin konu hakkında iyi bir dizi izlemek istersen sana A Love to Kill e gelene kadar What Happenned in Bali'yi izle derim. İş kaliteli dramayı aramaya geldiyse The Winter the Wind Blows'a bak derim, son üç bölümü hariç Bad Guy'ı öneririm bunların hepsini geç derim A Hundred Times From Sky ile bu kült JApon dizisini izledin mi derim?

Yani zevkler tamamen subjektif bir şey bence A Love to Kill tamamen klişe tıpkı Kore dizisi Lovers serisi gibi yada ne bileyim Mask gibi zamanım bol olsa ve tüm klişe temalarını görmek istiyorum desem bir A love to kill bir de sorry I love you izle olaya hakim ol. 

Gelelim Reply serisine olaya sadece komedi olarak bakman anlaşılır gibi değil. Çünkü serinin bu dizisinde aşk neredeyse serinin formatını tamamlamak için hikayenin bir parçası tıpkı komedi gibi ama kesinlikle hikayenin ana parçası değil. Hikaye komşuluk, aile ve arkadaşlık üzerine zaten o yüzden bu kadar olay oldu yıldızları parladı

Senin mee mee diye tarif ettiğin dizide benim hala tüylerimi diken diken eden hemen iki sahne söyleyim sana.  Biri anarşist kızlarını dövere, eve hapsederek yola getirip geleceğini karartmaması için uğraşan annenin polisler kızlarını almaya gelince yalınayak yağmur altında minicik boyuyla kızını korumak için duruşu, kızına hakaret eden polislerlerden ölesiye korkmasına rağmen dayanamayıp 'benim kızım ne yanlış yapmış'diye başlayan o sahne.. başka bir sahne var mesela arkadaşlıkla ilgili aşık olduğu kıza aslında en yakın arkadaşınında aşık olduğunu gören ve içi içine yiyen çocuğun, uyuya kalan arkadaşını görünce üstün örttü ve arka planda duyulan iç sesi 'Birini sevmek ondan nefret etmemek değildir, ondan nefret edememektir' böyle 40 tane şey bulup yazarım buraya ama gerek yok. Bakmadığın şey aslında aramadın şeydir çünkü.

Öbürleri neydi unuttum ve fakat My Mister'ı öve öve bitiremeyen birinin Reply'i sevmemesini anlayamam ( not 1994 çiyi hiç bitiremedim işte o da benim içim klişeydi fakat 1997 ve 1988 gayet güzel benim için)

 

Circle'a laf edecekseniz de ayrıca edin ben gene de seveceğim vallahi :D

 

 

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Ecthelion    415
Ecthelion

Pirpir... Benim o listeyi koyarkenki iddiamı aç bak oku. "Putte, bu dizileri otur izle" diyor muyum demiyor muyum diye iyice bi' gözden geçir. Senin gibi, ben; 50 55 yaşına gelmiş, okumuş etmiş bir adama sabır sübyan romansı mı önereyim? Ya az mantık lütfen ya, çok bir şey istemiyorum. Putte'nin analitik zekâ üstünden giden; bütünlüğe, farklılığa ve mantığa önem veren biri olduğunu kavrayamıyor musun? Karşındaki adam, 20 30 yaşlarında romans olsun taştan olsun diye çekirdek çitleyen evde kalmış bir kadın mı? Bu dizdiğin dizilerin çoğu bu minvalde maalesef. Kendi aralarında çoğu iyi, ama K-dramalara ısınmış, devamını getirmek isteyen tipler için diziler bunlar. Ben ne yaptım peki? 3 örnek verdim. My Mister, Signal ve Six Flying Dragons. Signal, sci-fi öğeli full-based cover ilerleyen efsane bir gizem; My Mister, özverinin, karşılıksız sevginin (aşk olsun olmasın) uç noktasını izleyicilere kusursuz bir şekilde kademe kademe aktaran, hümanizm odaklı ekol bir melodram; Six Flying Dragons da politik öğelerin en sağlam şekilde olaylara entegre edildiği, realistik, benzersiz kılıç koreografisiyle yağ gibi ilerleyen, son derece sürükleyici bir face-off. Bu üç örneğimin net bir amacı vardı. O da, üst düzey siyasi/tarihi birikimlere kucak açmış orta yaşlı bir adamın gönlünü, bu düzeyde birinin sevebileceği yönlere oynayarak, bu sektöre çekebilmekti. Sen de hâlâ kalkmış, en vasat K-dramalarda bile olabilecek basit duygu sömürüleri için, bu tıynette bir adamın doğu şaheserlerine sırt çevirmesine oynuyorsun. Senin o söylediğin sahnenin benzerlerini 50 farklı yapımda da görebilirsin. Öyle sahneler dizileri şaheser yapmaz. Diziyi şaheser yapan olgular; bütünlüğün korunması, kurguya asla ihanet edilmemesi ve bölümler ilerledikçe zevk çıtasının daha da yükseltilmesidir. Bu üç unsuru tatmin eden yapıtlar zaten 9.0 üstüne çalışır. Benim çabam da, bu 3 şaheseri isimlendirip, tasvirleyerek cazibe uyandırmak.

 

Bir kez daha söylüyorum, sürekli kendini tekrar edip duruyorsun, buna bir son verelim artık. Benim 3 önerim oldu, "bunları seversen ve devamını istersen, sana başka öneriler vermeye de hazırım" dedim. O önerilerimde 10 verdiğim diziler de olmayacaktı, gene bu kalitede bir adamın seveceği tarzda şeyler olacaktı. O listeyi verme nedenim de gayet net belli: "Ben bunlara on verdiydim izlerken, bazılarını şimdi izlesem 10 vermeyebilirim, ama o zamanki kafama göre 10 verdim, benim kişisel favorilerim de bunlar. Ama önerilerim bunlar değil, önerilerimi zaten önceki mesajımda belirttim." Sadece ve sadece buydu Pirpir. Bunu algılayabileceğini düşünmüştüm, ama yanılmışım. Neyse, dediğim gibi, kendi subjektif bakış açımdan ötürü 10 verdiğim A Love to Kill de o resimde var. Ama Putte'ye o diziyi de asla önermem. Alakası bile olmaz çünkü o diziyle. 200 dizi izleyip, canı çekerse izlesin. Ama önermem ve teklif de etmedim zaten. (Kaldı ki, bu dizi gömülmeyi de hak etmiyor. Sürekli bi' gömüş çabalarındasın da, benim gibi altını dolduran tek bir cümle bile kuramadın hâlâ. "SUBJEKTİF BAKIŞ AÇIMLA" 10 verdiğim kısmını bana sorgulatamadın. Ben sana dedim neden sevdiğimi. 7.4 alsa bile niye 10 verdiğimi anlattım. Revenge temasının en sevdiğim versiyonunun hakkını veriyor da ondan. Bu kadar.) Neyse, konumuz o değil. Velhasılıkelam, senin gibi konuyu bulandırmayarak tekliflerde bulundum. Sen de hâlâ evde kalmış kız romcomlarını "direkt izlemelisin" yaftası altında, bu saydığım özelliklere sahip bir adama, "carrot on a stick" mantığıyla satmaya çalışıyorsun. Böyle bir adam, o havuca bakmaz, Pirpir. Bunun mantığını kuracağını düşünmüştüm, ama hâlâ inat ediyorsun. Daha sonra izleyip sevebilir tabii, neden olmasın? Hatta şu an bile açıp bir ikisine "Ooo 9 verdim çok sağlamdı" diyebilir de. Fakat bunun ihtimali göreceli olarak düşük. Benim kafamdaki Putte, böyle bir Putte değil. Kafamdaki Putte, seçici, kılı kırk yaran, titizliğe önem veren biri. Böyle bir adamı Hallyu Wave'e bocalamak istiyorsak, onun sevebileceği şaheserleri dayatmak zorundayız.

 

Burada ikimizin de amacı, ilk intibayı sağlam kurmak. O da kaymağın üstünü, izleyicinin karakter tahlilini yaptıktan sonra servis etmektir.

 

Not: Stranger tavsiyeni ayakta alkışladım, bu önerinden ötürü sana hak verdiğimi de belirttim zaten. İşte böyle Stranger/Life gibi akıl dolu yapımları takdir eder bu şahıs. Secret Garden şu bu gibi, salak saçma, klişe K-drama rom-comları değil. Stranger'a 9 verirken Secret Garden'e 8 7 verir. Neden daha sonra izleyebileceği bu tarz rizikolu yapımları direkt suratının önüne koyuyoruz? İşte en can alıcı soru da bu.

 

Not 2: Reply'la My Mister'ı aynı kefeye koyma lütfen. Biri hedefinden asla sapmayan bir yapım, diğeri de fıkralar antolojisi. Biri, sürekli çıtayı "aynı yolda" yükselten bir yapım; diğeri de 123123 yola sapan, amaçsız bir kakafoni. Bilhassa bu tarz hümanizm odaklı yapımlarda zekâya önem veren biri sence hangisine hayran kalır, hangisini gömer? Bunun cevabı gayet belli.

tarihinde Ecthelion tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Pirpir    222
Pirpir

Çok uzundu hepsini okuyamadım ama güzel takılıyorken sen kavgaya daiar gibisin :) ne gerek var ki buna :) ikimizde aynı şeyleri birebir seviyor olsak birbirimizin kopyası oluruz. Bazı şeylerde zevklerimi ortak bazılarında değil ve bunu niye bu kadar dert ettin anlamadım neyi izlerse izlesin canım bize ne :26:

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Ecthelion    415
Ecthelion

Ben sana şunu sev bunu sevme mi diyorum Pirpir? Öneride bulunurken karşısının cibilliyetini de dikkate almalısın ki bir anlamı olsun diyorum. O formatta (yaş/eğitim/sosyal statü/cinsiyet) birini sevdiğin dizi külliyatına çekmeye çabalarken, erkek cosplayiyle reverse-harem'lere koşturan yirmilik hatunun Coffee Prince'ini mi önerir insan? Hele Secret Garden... Stranger sonrası Secret Garden önerdin ya adama, başka söyleyecek sözüm yok. Cengiz Han başgan foruma üye olup senden dizi önerisi isteseydi, ona da Secret Garden önerirdin anlamı çıkıyor bundan. :D

 

Olay buydu yani, yoksa ben de eğlenerek izledim Secret Garden'ı, Coffee Prince'i. Ki ikisine de 8.5 vermişim. Ama adamına göre muamele çekeceksin ki, hobi paylaşımının getirdiği duygusal orgazmların doruklarına çıkabilsin insan.:friends:Sonra devamı gelecekse gelir, onları da izler, senin benim gibi eğlenir. Saydığın dizileri o anlamda gömen yok burada anlayacağın. (Chuno hariç, ama ben onu da subjektif önceliklerimden ötürü gömüyorum. O dizi de kaliteli sayılır yoksa, herhangi bir execution başarısızlığı yok. "Bir taraf pollyannacılıktan yürürken, diğer tarafın ortamdan ortama aktığı" Netorare tarzı ilişkiler; duygusal etkileşimde nefret uyandırıyor bende.)

tarihinde Ecthelion tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
zarat    1.074
zarat

IMDb
7.5/8K

Mars (2016-)

  1. 2 sezon
  2. 13. bölüm
  3. 1 saat
  4. Dizi

  1. Puan
    8,3/3
  2. Yapımcı
  3. Vizyon Tarihi
    14 Kas, 2016
  4. Ülke
      • Amerika
  5. Dil
      • English
  6. Türler
  1. Oyuncu
    1. Jihae
        (
      • Hana Seung
      • )
      12
    2. Alberto Ammann
        (
      • Javier Delgado
      • )
      12
    3. Clémentine Poidatz
        (
      • Amelie Durand
      • )
      12
    4. Sammi Rotibi
        (
      • Robert Foucault
      • )
      12
    5. Anamaria Marinca
        (
      • Marta Kamen
      • )
      12
    6. Nick Wittman
        (
      • Oliver Lee
      • )
      11

Günümüzde Mars’a gitmeyi ve orada yaşamayı gerçekleştirmek üzere çalışmalar yapan bilim insanlarının çalışmalarına dayanarak 2033’te Mars’a gidecek ilk insan kolonisinin kurgusal hikayesini ekrana getiren belgeselde, gerçek ve kurgu bir arada işlenerek belgesel tarihinin en etkileyici anlatım şekillerinden biri oluşturuluyor. kaynak: www.planetdp.org

  1. tt4939064
  2. 5 adaylık
güncellendi

 

Mars: Our Future on the Red Planet   kitap serisinden televizyona uyarlanan MARS Belgesel-Draması ilk sezon olduğu gibi 2. sezonu da 6 bölüm üzerinden yayınlanacak.
2. sezonun ilk bölümü de fazla fantaziye kaçmadan oldukça gerçekçi idi. Mars'ta yaşanabilecek bütün sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik olasılıklar gerçekçi biçimde sergilenmeye devam etti.

Belgesel tadında bilim-kurgu drama izlemek isteyenlere şiddetle tavsiye ederim. :good:

 

9 / 10

tarihinde zarat tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş

Yorum yazmak için hesap oluşturun veya oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×