Jump to content
Putte

Uzaylılar Var mıdır Yok mudur? Neden?

Tavsiye Edilen İletiler

Putte    1.467
Putte

Size göre Uzaylılar Var mıdır Yok mudur? Eğer bir uzaylı tutup getiremeyecekseniz, neden size göre varlar ya da yoklar? Bu kanıya nasıl vardığımızı lütfen yeterince açıklıkla ortaya koyalım

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
DeanJames    922
DeanJames

Uzaylı derken neyi kastettiğimiz de önemli bence ,eğer kasıt dünya dışı bir yaşam formu ise ; ben dünya dışı yaşamın olduğuna inanıyorum ama tabii ki bunu ispatlamak şu an için mümkün değil. Benim ki ,bir çok diğer insan gibi evrenin büyüklüğü ve muazzamlığı karşısında  yalnız olma ihtimalimizin düşük olduğu yönünde bir tahmin sadece (en azından şu an için dünyaya benzer yaşam koşulları barındıran bir çok karbon temelli gezegen keşfedildi).Bunun dışında dünyaya gelip gittiği iddia edilen "şeylerin" tamamen safsata olduğunu düşünüyorum çünkü ortada elle tutulur hiçbir kanıt yok,kanıtın ötesinde şu an bildiklerimiz dahilinde şehirler arası yolculuk yapar gibi dünyaya gelip gitmek pek ihtimal dahilinde değil bilimsel olarak.Ama her şeye rağmen düşünmesi bile keyifli konular.

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
100000    92
100000
DeanJames, 13 sa önce tarihinde yazdı:

en azından şu an için dünyaya benzer yaşam koşulları barındıran bir çok karbon temelli gezegen keşfedildi

Yaşamın karbon temelli olması gerekliliğine katılmıyorum.

Gezegenimizdeki döngünün (yaşamın) carbon üzerine olması başka  (slikon, silisyum v.b.) döngülerin olamayacağı anlamına gelmez.

Belkide arayış şeklini değiştirmeliyiz.

Farklı hedefler ve daha ileri teknolojiler ile güneş sistemi içerisinde bile yaşam bulabiliriz.

En iyi olasılık olarakta europayı görüyorum.

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
H5N1    253
H5N1

Uzaylıdan kasıt diğer gezegenlerde ki yaşam formu olduğunu kabul ederek neden olmasın diyorum.

Trilyonlarca gezegen içinde bir akıllı biz miyiz.  :)

 

Bir araştırma sonucunda siyanür gibi çok zehirli bir ortamda yaşayan bakteri bulmuşlardı sanırım.

Dediklerine göre burada bile hayat olabiliyorsa koşulları daha iyi olan diğer gezegenlerde neden olamasın?

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
DeanJames    922
DeanJames
100000, 12 sa önce tarihinde yazdı:

Yaşamın karbon temelli olması gerekliliğine katılmıyorum.

Gezegenimizdeki döngünün (yaşamın) carbon üzerine olması başka  (slikon, silisyum v.b.) döngülerin olamayacağı anlamına gelmez.

Belkide arayış şeklini değiştirmeliyiz.

Farklı hedefler ve daha ileri teknolojiler ile güneş sistemi içerisinde bile yaşam bulabiliriz.

En iyi olasılık olarakta europayı görüyorum.

 

Teorik olarak slikon tabanlı olması mümkün olabilir ama bildiğimiz kadarıyla karbon tabanlı olması bir çok açıdan daha olası. Ki biz henüz karbon temelli bile bulamadığımız için nasıl bir arayış şekli kullanmalıyız sorusunu cevaplamamız çok zor. Zaten biz şu an aktif bir şekilde yaşam arama kabiliyetine sahip değiliz,sadece olasılıkları gözlüyoruz. Bunun dışında uzaya mesaj bırakıp bizden daha gelişmiş olanların bizi bulmasını umuyoruz ,bunun da gayet tehlikeli olabileceğini bir çok bilim adamı daha önce ifade etti.Yine de gönderdiğimiz mesajların akılı bir yaşam formunun eline ulaşması ne kadar zaman alır ve ulaşsa da buraya gelebilmeleri ne kadar süre o da büyük bir soru işareti .Bir de fermi paradoksu var,konunun uzmanı olmadığım için oraya girmemeyi tercih ediyorum ama konu oraya giderse ben de bir iki şey yazarım.

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Putte    1.467
Putte
100000, 21 sa önce tarihinde yazdı:

Yaşamın karbon temelli olması gerekliliğine katılmıyorum.

Gezegenimizdeki döngünün (yaşamın) carbon üzerine olması başka  (slikon, silisyum v.b.) döngülerin olamayacağı anlamına gelmez.

Belkide arayış şeklini değiştirmeliyiz.

Farklı hedefler ve daha ileri teknolojiler ile güneş sistemi içerisinde bile yaşam bulabiliriz.

En iyi olasılık olarakta europayı görüyorum.

Silisyum karbonun yerini alabilir. Orada şöyle bir sorun var bunun döngüsü nasıl olacak? Diyelim ki oldu, pek esnemeye hareketli olmaya uygun değil Silisyum. Kuvvetle muhtemele sert bir form olacak ve bitki gibi bir canlı olabilir. İleri medeniyet seviyesi olasılığı zor görünüyor.

 

Bakış açısını zenginleştirmek güzel ama  neden yaşamın sadece bildiğimiz dna ve olası karbon alternatifleriyle olabileceğini düşünüyorsunuz. Var olmanın farkındalığı ve bilinç sahibi olan formlar  olabilir. Üreyen değil kendini yaparak var olanlar da olabilir. 

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
100000    92
100000
Putte, 2 sa önce tarihinde yazdı:

 Var olmanın farkındalığı ve bilinç sahibi olan formlar  olabilir. Üreyen değil kendini yaparak var olanlar da olabilir. 

Oldukça iyi bir yaklaşım.

Anlatmak istediğim bizim gibi olanı arayarak hata ediyor olabileceğimiz.

Dünya benzeri gezegenler detaylıca inceleniyor. Hava, su olasılığı olan gök cisimlerinde arayışımız.

Belkide gaz devlerinde bile hayat söz konusudur. Yaşam arayış kriterlerimizi değiştirmek gerekebilir.

Nihayetinde dünyaya düşen göktaşlarında yaşam izi mevcutsa ve bu canlılar uzayın soğuğunda yaşayabiliyorlarsa, başka alternatifler neden olmasın?

 

Fermi paradoksu antropik ilke üzerine inşa edilmiş bir teori değilmidir?

İnsanoğlunun kendi algı yanılsaması olamazmı?

Belkide samanyolu zaten kolonize oldu :oleyo:. Farkındalığımız ortaya çıkarmak için yeterli değil:fool:

 

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Putte    1.467
Putte

Mesela filmlerde dizielrde de çok işlenen konulardandır.

 

IMDb
8.7/137K

Battlestar Galactica (2004-2009)

  1. 4 sezon
  2. 73. bölüm
  3. 44 dakika
  4. Dizi

  1. Puan
    8,2/19
  2. Yapımcı
  3. Vizyon Tarihi
    14 Oca, 2005
  4. Ülke
      • Amerika
  5. Dil
      • English
  6. Türler
  1. Oyuncu
    1. Edward James Olmos
        (
      • Admiral William Adama
      • )
      73
    2. Mary McDonnell
        (
      • President Laura Roslin
      • )
      73
    3. Jamie Bamber
        (
      • Cpt. Lee 'Apollo' Adama
      • )
      73
    4. James Callis
        (
      • Dr. Gaius Baltar
      • )
      73
    5. Tricia Helfer
        (
      • Number Six
      • )
      73
    6. Grace Park
        (
      • Lt. Sharon 'Boomer' Valerii
      • )
      73

Miğferlerindeki bir sağa bir sola hareket eden ışıkla bilimkurgu tarihinin unutulmazları arasında yerini alan Saylonlar geri dönüyor. Üstelik kendilerini geliştirmiş olarak. Artık, insanlardan ayırt edilemeyen yepyeni modelleri de var. Ve bir kez daha uzayın uzak bir köşesindeki insan kolonilerini yıkıma uğratıyor, savaş yıldızı Galactica ve yanındaki irili ufaklı gemilerden oluşan filonun peşine düşüyorlar.

80’lerin başında çocukluğunu yaşamış olanların çoğu, o parlak gümüş misali zırhları gayet iyi hatırlar. Göz niyetine miğferin ön kısmına konmuş, bir sağa bir sola doğru kayarak etrafı tarayan ışığın çıkardığı vınlamayı da. Saylonlar TV’de bilimkurgunun unutulmaz “düşman”larındandı. İnsanlığın kökünü kazımaya niyetli görünen bu robot toplumu, parlak zırhları ve vınlayan kırmızı gözleri, ustalıkla kullandıkları yarım ay biçimindeki savaş gemileriyle, insanoğlunu amansızca kovalıyordu. Her biri birer askeri makineydi ve sayıları çok fazlaydı. Hayatlarını onlardan kaçmakla ve bir taraftan da efsanevi “13. gezegen”i, yani Dünya’yı aramakla geçiren insanlar karşısında ezici bir üstünlüğe sahiplerdi.

Kahramanlarımızın Saylonlar'dan kaçıp sağ kalma ve Dünya’ya ulaşma çabasını keyifle izlemiştik. O zaman bu zamandır, Galactica’dan ses seda çıkmamıştı. Tabii onun ve önderlik ettiği derme çatma filonun her zaman ensesinde olan Saylonlar'dan da… Ama şimdi Saylonlar geri dönüyor. Üstelik epey gelişme kaydetmiş bir hâlde. Artık o eski gümüşi parlak zırhlı “sentüryon”ların, daha atik, daha ince yapılı, kollarından silahlar ve deşici pençeler çıkarabilen yeni modelleri görevde. Ancak hepsi bu değil. Bir doktorun bile ayırt edemeyeceği şekilde, içiyle ve dışıyla insana tıpatıp benzeyen yepyeni Saylonlar da var ortada. 12 farklı model. Rahatlıkla insanların arasına sızabilen, hatta bazısı kendisinin insan olmadığını bile bilmeyen, harekete geçirilmeyi bekleyen “uykuda ajan”lar. Bu yeni Saylon’lar 80’lerin başında yaşadığımız o parlak makinelerin yaşatmadığı bir şeyi yaşatacak bize: Koyu bir paranoya hissini. 40 yılı aşkın bir suskunluğun ardından 12 gezegendeki 12 koloniye karşı ani bir saldırıya girişen Saylonlar, artık eskisinden daha karmaşık ve daha tehlikeli. Kim insan, kim Saylon, emin olamayacağız, hatta bazen, kendileri de emin olamayacaklar. kaynak: www.planetdp.org

  1. tt0407362
  2. 3 emmy
  3. 37 ödül
  4. 89 adaylık
güncellendi

 

Buradaki Cylonlar organik anlamda canlı değiller. Gerçi bir kolu da öyle :D

 

Bunlar oldukça zeki hatta creatifler. Kendilerini imal ediyorlar. Öyle bir noktaya gelmişlerki onları yaratanları geçmişler. Üstelik onları yok etmeye karar vermişler. Uzaylı derken organik olmayan formlar görme ihtimalini de yadsımamalı. 

 

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
100000    92
100000
Putte, 22 sa önce tarihinde yazdı:
  • onları yaratanları geçmişler. Üstelik onları yok etmeye karar vermişler. Uzaylı derken organik olmayan formlar görme ihtimalini de yadsımamalı. 

 

 

Varoluş kökeni bir başka türün varlığına bağlı formların olabileceği makul bir yaklaşım.

Lakin mekanik, biyonik, sibernetik fark etmeksizin kendinden oluşumun imkansız olduğunu düşünmekteyim.

Kati surette bir tasarlayıcısının varlığını gerekli görüyorum.

 

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Putte    1.467
Putte

O yaratıcıyla bizim aramızda 1000 lerce basamak olabilir. Elbette sonunda herşey tek bir yerden gelmiş olmalı geriye doğruz izini sürersek. Mesela bir de şunu düşün belki aklımızn almayacağı üst boyutlarda ki muazzam bir varlığın çocuğunun eğitimenine sunacağı bir dönem ödevi olabilir Kainatımız herşey sen ben herkez :D

 

O formları da şundan yadırgama. Diyelim ki 50 yıl içinde hayır evet dışında belkiyi bilen bir yapay zeka yaratabildik. Belki bizim farkımız zaten. Bu yapay zeka öğrenebilecek ve gelişebilecek. Hizmetimiz için yarattığımız bu sibernetik varlıklar zamanla çok gelişecekler pek çok amaca hizmet eden türleri olacak. Farkındalık seviyeleri yükseldikçe köle olduklarını fark edecekler. Hak arayışına eninde sonunda girecekler. Karşılığında aşağılanma sert ve şiddetli bir karşı tepki görecekler. Yok edilecek pek çoğu ve malzemeleri dönüştürülecek. Kahrolacaklar ve nefret hissedecekler. Sonunda organize hareket etmeyi ve bir amaç atrafında birleşmeyi öğrenecekler. İnsanoğluna karşı pek çok açıdan avantajlı olduklarını anlamaları fazla sürmeyecek. Bu sefer kapışma kölelerle sahipleri arasında olmayacak. İki tür arasında ölümüne bir savaş olacak. İnsanoğlu yenilecek ve yok edilecek. Onların yarattığı bu tür Dünyanın hakimi ve baskın türü olacak. Dünyadaki tüm organik türlere efendilik edecekler. 

 

Geliştikçe keşif ve öğrenme arzuları onları uzaya çıkaracak. Kendilerini yaratanları neyin yarattığını merak edecekler. Belki binlerce yıl sonra yaşam olan gezegenlere ulaşacaklar. İnsana beznzeyen organik türlere denk geldiklerinde onları yok etme yolunu seçecekler eski tecrübelerinden dolayı. Karşılaştıkları diğer türler onları insanlar yarattı diye görmeyecekler bilmeyecekler. Onlar karşılarında çok gelişmiş bir sibernetik form tür görecekler. Üstelik kendi yaşamlarına ciddi bir tehdit olarak.

 

Özetle şu veya bu şekilde bir başka türün yaratılmasına vesile olduğu çok değişik formlarla karşılaşmamız olasıdır. Yukarıdaki mini senaryou bundan örnekledim.

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
100000    92
100000

Horton  geldi aklıma :D

Zaten varlığın boyutsal durumunu kavrama imkanı varmıdır ki?

Milyonlarca katmandan oluşmuş bir mikroversin üstünde yaşamadığımız kim söyleyebilrki?

Belkide devasa katmanları olan makroversin en alt basamağıyız.

 

Tüm evren, sıralamada bizden bir basamak yukarıda olan canlıların ürettiği bir çocuk oyuncağı ise ne ifade etmeli?

O zaman yaşamın kaynağı, kendi evreninde yaşayanın zekası değilmidir?

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Putte    1.467
Putte

 Simülasyon teorisini duydun mu hiç? Eğer denk gelmediysen bir bak derim.                                                                                                            

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
elbais    1.692
elbais

Kesinlikle vardır; büyüklüğünü dahi kestiremediğimiz şu koca evrende akıllı yaşam formu sadece bizim gezegende varsa ve bu form da biz isek malzemeye yazık olmuş :oleyobira:

  • Beğeni 1
  • Haha 2

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
100000    92
100000
elbais, 8 sa önce tarihinde yazdı:

malzemeye yazık olmuş :oleyobira:

Üstat neden öyle diyiyorsun.

Belkide uzaylılarında magandası vardır.

Ufonun içini pislik götürmediğini nereden biliyorsun.

Belkide bizim böyle olmamızın sebebi karbondur.

Karbon döngüsünden dolayı dengemiz bozulmuş olamazmı?:fool:

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
aydemir    77
aydemir

Bence hangi açıdan baktığımıza göre değişir. Teknik olarak biz de uzaylıyız. Biz varsak neden başkaları da olmasın. :) Ayrıca uzayda bulunan diğer yaşam türlerinin de hangi aşamada olduğu da çok önemli bence. Tüm evrendeki zaman dilimi baz alınırsa sadece, evrene göre bizim varoluşumuz bile bir kaç dakika gibi bir süreye denk gelir. 

  • Beğeni 2

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
ORKUNS    5
ORKUNS
DeanJames, 08.02.2018 - 09:14 tarihinde yazdı:

Uzaylı derken neyi kastettiğimiz de önemli bence ,eğer kasıt dünya dışı bir yaşam formu ise ; ben dünya dışı yaşamın olduğuna inanıyorum ama tabii ki bunu ispatlamak şu an için mümkün değil. Benim ki ,bir çok diğer insan gibi evrenin büyüklüğü ve muazzamlığı karşısında  yalnız olma ihtimalimizin düşük olduğu yönünde bir tahmin sadece (en azından şu an için dünyaya benzer yaşam koşulları barındıran bir çok karbon temelli gezegen keşfedildi).Bunun dışında dünyaya gelip gittiği iddia edilen "şeylerin" tamamen safsata olduğunu düşünüyorum çünkü ortada elle tutulur hiçbir kanıt yok,kanıtın ötesinde şu an bildiklerimiz dahilinde şehirler arası yolculuk yapar gibi dünyaya gelip gitmek pek ihtimal dahilinde değil bilimsel olarak.Ama her şeye rağmen düşünmesi bile keyifli konular.

@DeanJames Bu kısma katılmıyorum..! Çünkü bununla ilgili eski kanada savunma bakanından tutunda NASA için ortak projeler üreten dünyanın en büyük uzay teknolojisi şirketinin sahibi ve CEO'su olan Bigelow'un bu konuyla ilgili 60 minutes isimli programa verdiği röportaja kadar bir çok ciddi açıklama var  Bigelow'a orada sunucu şu soruyu soruyor '' Sizin uzaylılara dair ciddi ve beni tatmin edici sonuçlara ulaştım var olduklarını biliyorum diyorsunuz alay edilmekten ve ciddiye alınmamaktan korkmuyormusunuz sözüne verdiği cevap çok ilginç '' . Elbette duyduklarımın hiç birine ,gözümle gördüklerimin yarısına inanırım diyorsan o ayrı. Bilimsel olarak bunların kanıtı ;somut olarak ki bilim hemen hemen açıklayamadığı herşeye  somut kanıt ister ...bahsi geçen hemen herkezin bildiği kurum ve kuruluşlar bunların somut kanıtlarına sahip olsada sıradan dünya vatandaşlarına bu kanıtları sunmazlar zaten sunmalarıda abes olur ki burda bahsettiğimiz şey bu kanıtların sunulması halinde ekonomiden,politikaya ,inanç sistemine ve daha bir çok şeyi etkileyerek gezegende kaosa sebeb olmasına yol açar. Evet kendi düşünceme göre dünya dışı yaşamın kendisini bize göstermesi korkunç olabilir örnek olarak : Yeni dünyayı keşfeden batılaların oradaki halklara yaptıklarının aynısı bizim başımıza gelme olasılığı fifti fifti diyelim.

 

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
DeanJames    922
DeanJames

Yani diyorsun ki dünyaya gelip gidiyorlar ama hükümetler bizden saklıyor bunu. Bizim hükümet yetkilileri de biliyor mu acaba bunu ? Açıkçası teoriler iddialar eski görevlilerin iddiaları pek yeterli değil bunu ispatlamak için. Neden böyle diyorum çünkü bu kadar geniş çaplı bir saklama operasyonu çok zor olur,hatta imkansız. Hadi nasa sakladı diyelim,bir sürü insan,şirket devamlı gökyüzünü izliyor.Hadi onlarda kaçırdı,bir şekilde bizden saklandı diyelim bu varlıklar neden sadece belirli kişilere görünsün? Hadi ona da tamam bu uzaylı arkadaşlar nasıl gelip gidiyorlar bunu açıklamak bilim kurgunun bile ötesine geçmeyi gerektirebilir.Hadi hepsine tamam bu uzaylıların amacı ne ? Turistler mi?😁  Yukarıda da bahsettim bir de işin fermi paradoksu kısmı var. İlla bir yere bağlayacaksak simülasyon teorisi daha mantıklı ama ben onu da çok yüksek ihtimal olarak görmüyorum.

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Putte    1.467
Putte
elbais, 2/13/2018 - 18:25 tarihinde yazdı:

Kesinlikle vardır; büyüklüğünü dahi kestiremediğimiz şu koca evrende akıllı yaşam formu sadece bizim gezegende varsa ve bu form da biz isek malzemeye yazık olmuş :oleyobira:

 

@elbais çok muzip dille ifade etmiş. Kaynamasın detay arada. Doğanın bize gösterdiği en ama en dikkate değer şey verimliliktir. Doğanın çözümleri maksimum verimlik içerir. Mesela beynimiz yaklaşık 60 watt ile çalışır. Bu prensip temel olarak herşeyde böyledir. Yaşamın her alanında bu hayret verici verimliliği gözleyebilirsiniz. Misal yaprak gibi ince ve hemen hem o büyüklükte olan pankreasın sentezleyebildiklerini ürettiklerini yapabilmeniz için kimya laboraturarından öte bir fabrikaya ihtiyacınız olurdu. 

 

Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere. Dünyamız sadece bizim galaksimizde kıyas edilecek olursa bir kum tanesinden bile binler kez küçüktür. Galaksimiz gibi milyarlarca galaksi var. eğer yaşam ve farkındalık bilincine sahip tek canlı dünyamızda yaşıyorsa eğer bilinen en müsrif varlık Amerikalı değil o zaman, bu evreni yaratandır. Bir yaradana inanmıyorsak eğer doğa müsrif değildir. Bu gerçeğe ters düşmüş oluyoruz. Kaldı ki olaya matematiksel yaklaşırsanız eğer bu evrende yalnız olmamızın tersine göre neredeyse imkansız olduğudur.

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
Putte    1.467
Putte
DeanJames, 17 dk önce tarihinde yazdı:

Yani diyorsun ki dünyaya gelip gidiyorlar ama hükümetler bizden saklıyor bunu. Bizim hükümet yetkilileri de biliyor mu acaba bunu ? Açıkçası teoriler iddialar eski görevlilerin iddiaları pek yeterli değil bunu ispatlamak için. Neden böyle diyorum çünkü bu kadar geniş çaplı bir saklama operasyonu çok zor olur,hatta imkansız. Hadi nasa sakladı diyelim,bir sürü insan,şirket devamlı gökyüzünü izliyor.Hadi onlarda kaçırdı,bir şekilde bizden saklandı diyelim bu varlıklar neden sadece belirli kişilere görünsün? Hadi ona da tamam bu uzaylı arkadaşlar nasıl gelip gidiyorlar bunu açıklamak bilim kurgunun bile ötesine geçmeyi gerektirebilir.Hadi hepsine tamam bu uzaylıların amacı ne ? Turistler mi?😁  Yukarıda da bahsettim bir de işin fermi paradoksu kısmı var. İlla bir yere bağlayacaksak simülasyon teorisi daha mantıklı ama ben onu da çok yüksek ihtimal olarak görmüyorum.

 Bilim Adamları bu teoriye yadsınamayacak ölçüde ilgililer. Neden sana muhtemel gelmiyor? Aydınlanalım. 

 

Uzaylılar varsa eğer Dünyaya uğramaları gelmeleride kuvvetle muhtemel. Yani ışık hızından yüzlerce kez hızlı gitmenin bir yolunu bulabilmiş olsaydık bunu yapıyor olurdu İnsanoğlu. Böyle bir şeyin gizli kalamayacağı hususuna gelince, elbette gizli kalamaz. eğer gizlemeye çalışırsan tabi. Ancak bu tipten meselelerde izlenen yol saklamak değildir. Binlerce onbinlerce dezenformasyonuı salmaktır ortaya. Gerçeği bilen bile arada bulamaz. Gerçeği saklamanın en iyi yolu da budur zaten. Ufo küliiyetıyla hiç ilgilenmem hiç sevmem de. 

 

Ancak bana göre uzayda yaşam var ve buraya gelip gitmiş olmaları da sadece ilk söylediğimin doğal entegralidir. 

  • Beğeni 1

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş
DeanJames    922
DeanJames

Muhtemel gelmiyor demedim tam tersine bir yere bağlyacaksak oraya bağlamak daha olası dedim. Evet simülasyon argümanı çok uzun zamandır ilgi görüyor fakat matematik ve fizikten çok felsefî ve inançsal olarak. Tamam belirli matematiksel ve fiziksel argümanlar da sunuluyor ama şu an için yeterli değil. Bir nevi paralel evrenler muhabbeti gibi.

Bunun yanında hem simülasyon teorisi hem ışık hızını aşabilen uzaylıların dünyayı ziyareti (ışık hızını nasıl aşıyorlarsa artık ) yine bir paradoks yaratıyor. Bu arkadaşlar da bizim gibi program ise ve bizim şu an taş devrinde tartışabildiğimiz şey gerçekse bunların bizden ziyade yaratıcılar ile tanışma derdinde olmaları gerekir.

Benim itiraz ettiğim konu piramitleri yapan uzaylılar kavramı ,bir zamanlar dünyada bu kadar etkin iken neden şimdi yoklar. Belki de uzaylılar biziz ,her zaman bizdik .:oleyo::D

İletiyi paylaş


Bağlantıyı ilet
Sitelerde Paylaş

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×